Gelmiş geçmiş en önemli bilim adamlarından biri bu hafta konuğumuz. 'Yerçekimi Kanunu' ya da diğer şekliyle 'ağaçtan düşen elma' desek pek çoğunuz anımsarsınız; fiziğin babası olarak da anılan bu bilim adamını bu sefer de çocukluk hatıralarından tanıyalım. İyi okumalar...
Dünyaya bir an önce gelmek isteyen ve sonunda da erkenden doğan bir bebekti o. Bu bebek o kadar zayıf, o kadar çelimsizdi ki çevresindeki herkes onun yaşayacağına inanmıyordu. Ama o yaşadı ve bilim dünyasını alt üst edecek onlarca bilgiyi buldu. Bir İngiliz çiftçi ailesinin çocuğu olarak Lincolnshire'da dünyaya gelen ünlü bilim adamımızın babası maalesef o çok küçük yaşlardayken ölmüştü. 3 yaşında iken annesi ikinci kez evlendi. Bunun üzerine onun bakımı da anneannesine kaldı. Annesinin yeni evliliğinden üç çocuğu daha oldu. Fakat bu kardeşleri ona benzemiyordu ve hiçbir kardeşi ileriki yıllarda onun kadar başarılı olamayacaktı.
Bu bilim adamının çocukluğu yaşıtları gibi dinç, canlı ve hareketli değildi. Bu nedenle arkadaşlarının oynadığı oyunların birçoğuna da katılmazdı. Arkadaşlarıyla eğlenmek yerine, eğlencesini ve oyuncaklarını kendisi tasarlıyordu. Bazı zamanlarda ise ilginç şakalarıyla herkesi güldürüyordu. Bunlardan birisi de geceleri köylüleri korkutmak için yaptığı kandilli uçurtmalardı. Köylüler ilk anlarda bunun ne olduğunu anlamak için epey uğraşmış bu arada aralarında epey korkanlar da olmuştu. Fakat sonunda herkes bu şakadan korktuğu kadar da kandillere gülmüştü. Onun dışında zamanının büyük bir kısmını ayırarak tasarladığı su çarkları ve güneş saatleri onun zekâsının ne denli gelişmiş olduğunun işaretleriydi.
İlköğrenimini yöredeki okullarda tamamladı. Öğrencilik hayatı herkes gibiydi ama oyun ve ilgi alanları onun bilime meraklı olduğunu gösteriyordu. Dayısı William, onun zekâsını fark eden ilk kişiydi. O sıralar annesi, ikinci kocasının da ölümü üzerine yaşadıkları kasabaya geri dönmüştü. Bu yeni hayatta annesi, çiftliği yönetmesi için onu yanından ayırmak istemiyordu. Fakat dayısı William, bu çocuğun mutlaka üniversiteye gitmesi gerektiğine annesini de ikna etti. Ve 1661'de Cambridge'deki Trinity College yılları başlamışdı. Başarılar bu dönemde artarak devam etti öyle ki matematik hocasının anlattıklarına kısa çözümler getiren zeki çocuk, diferansiyel ve İntegral hesabı bulmaya başladı.
Bu engin zeka matematiğin yanı sıra fizik üzerine de çok yoğunlaşıyordu. Çok uzun zaman önce düşünmeye başladığı yer çekimi kanunu yine bir gün kafasındayken, ağaçtan düşün bir elma onu doğruladı. Bunun üzerine "Yerçekimi Genel Kanunu" nun varlığı ile ilgili bir dizi makale yazdı. Ne yazık ki bunu yayınlamak için yirmi yıl kadar bekledi. Çünkü bu bilim adamı, eleştirilmekten ve çalışmalarına itiraz edilmesinden çok çekiniyordu. Tüm bunlara rağmen diğer çalışmalarıyla da 27 yaşında profesörlüğü yükselecek kadar da yeteneğini kullanmayı bildi.
Bilim adamlarının en büyüklerinden biri olarak kabul edilen Newton, matematik ve fizikte çok önemli buluşlar gerçekleştirdi. Matematikte (a+b)ª ifadesinin üstel seriye açınımını veren genel iki terimli teoremini buldu. Newton'un bilime en büyük katkısı mekanik alanındadır. Merkezkaç kuvveti yasası ile Kepler yasalarını birlikte ele alarak kütle çekim yasasını ortaya koydu. Newton hareket yasaları olarak bilinen eylemsizlik ilkesi, kuvvetin kütle ile ivmenin çarpımına eşit olduğunu ifade eden yasa ve etki ile tepkinin eşitliği fiziğin en önemli yasalarındandır. Bunların yanı sıra 'yerçekimi kanunu' da onun en çok bilindiği buluşlarından olmuştur. Isaac Newton 20 Mart 1727'de, 85 yaşında öldü.
Görevini bırakmış ve kendini ailesine adamış ajan (Jessica Alba), zamanıı hızlandırarak dünyayı yok etme tehdidi savuran kötü bir adamı yakalaması için gizli servise geri döner. Gizli görevini yeni kocasından (Joel McHale) saklayan ajan, üvey çocuklarının (Rowan Blanchard ve Mason Cook) olaya dahil olmasını engelleyemiyor. İlk üç filmden tanıdığımız ve artık büyüyen eski çocuk casuslar da (Alexa Vega ve Daryl Sabara) onlara eşlik ediyor. Heyecanlı film izleyicilerden tam not alıyor.
Antarktika'daki yaşam ve bilim konularına ışık tutan Natural History Museum'ın hazırladığı Ice Station Antarctica'yı, genç kuşağı bilgilendirirken eğlendiren etkinliklerle tanınan ve daha önce "Dinozorlara Yolculuk" sergisini İstanbul'a getiren ve 100 binin üzerinde genç ziyaretçileri ile buluşturan Istanbul Exhibitions Türkiye'ye getiriyor. Doğa bilinci ve çevre duyarlılığının gelişmesine bağlı olan dünyamızın geleceğini ailecek keşfetmek için Ice Station Antarctica'yı mutlaka ziyaret etmelisiniz. Antarktika'nın gizemli doğasını yaşatan, orada yapılan bilimsel araştırmaları eğitici ve eğlendirici bir şekilde anlatan, çocuklara ve gençlere aileleri ile birlikte yeni bir keşif alanı sunan sergi, 2 Ocak 2012'ye kadar ziyaret edilebilir.
Mekan: İstanbul Kongre Merkezi
Adres: Taşkışla Cad. Harbiye
Telefon: (212) 282 25 10
Zaman: 2 Ekim 2011
Nick, Lucas, Jessica ve Toby'nin kendi halinde çocuklarken, evlerinin bodrumundaki gizli geçidi keşfedince, bir anda Doğa Lordları'na dönüşmelerinin hikayesi. Colomdi'nin 3 boyutlu, fantastik, sirk sanatları, tiyatro ve senfonik müziğin uyum içinde harmanlandığı bir atmosfer" diye özetlediği, İtalya'nın ünlü çizgi karakterinin performansını kaçırmayın!






