"İstanbul 2010 bir fırsat olabilir"
01:00, 02/01/2010, Cumartesi
Yeni Şafak

"İstanbul 2010 bir fırsat olabilir"
İstanbul'un Kültür Başkenti seçilmesinin duyulmasından sonra yapılanlar, yazılanlar bu gelişmeyi önemsediğimizi gösteriyor. Bugüne kadar neler yapıldı, neler hazırlandı, elbette bunlardan tam olarak haberdar değiliz. Ancak benim gönlümden geçen ve bir yıl boyunca gerçekleşmesini arzu ettiğim faaliyetler vardır ki bunları da şöylece özetleyebilirim:
Öncelikle İstanbul farklı uygarlıkların izlerini taşıyan büyük ve tarihî bir şehir. Bu kabul. Ama bilindiği gibi Osmanlı medeniyeti baskındır ve neredeyse şehrin asıl ruhunu temsil etmektedir. Dolayısıyla öncelikle Osmanlı mimarisinin ayakta kalan eserlerinin çok iyi korunması ve yaşatılması gerekiyor. Camiler, çeşmeler, türbeler, sadaka taşları, mezar taşları, hanlar, hamamlar ve sivil mimarinin en güzel numunelerini teşkil eden eski evler bir an önce koruma altına alınmalıdır. "Nefs-i İstanbul" denilen Suriçi'nin – Ki şimdi bu bölgeyi Fatih İlçesi temsil etmektedir- en ücrâ yerlerinde olan irili ufaklı tarihî yapılar, bu yıl dolayısıyla sıkı bir şekilde muhafaza edilmelidir. Bunun yanı sıra "bilâd-ı selâse" (üç belde) denilen Üsküdar, Eyüp ve Beyoğlu semtleri de bir çok kültürel zenginliği bünyesinde barındırmaktadır. Bu üç ilçemizdeki ve diğer ilçelerdeki (Beykoz, Beşiktaş, Sarıyer, Kadıköy, Zeytinburnu vb.) tarihî yapılar da gözetilmelidir. Yıl içinde düzenlenecek konferanslarda bu yapılar tanıtılmalı, İstanbul halkı sahip olduğu güzelliklerin farkına varmalıdır.
Kültür sanat etkinlikleri elbette yapılacak ve olmalıdır. Ama benim en çok önemsediğim hususlardan biri de şudur ki: Şairlerin, yazarların, hattatların, ressamların, müzisyenlerin, devlet adamlarının kısacası sanat eserleriyle veya idareciliğiyle tanınmış şahsiyetlerin evleri, işyerleri ve kaldıkları mekânlar ciddî bir yaklaşımla koruma altına alınmalı, bu yerler mümkünse müzeye dönüştürülmeli, en azından o mekânlarda ikamet edenler hakkında dış cephede tanıtım levhâları asılmalıdır. İstanbul şüphesiz Türkiye'nin ve dünyanın en güzel şehirlerindendir. Ona sahip çıkma konusunda herkese, hepimize büyük görevler düşüyor. İnşallah "İstanbul 2010 Kültür Başkenti" projesi bu güzellikleri görmemize, yakalamamıza ve yaşamamıza vesile olur. Böylece şehrin yeniden inşasında ve ihyasında tarihî bir fırsatı yakalayabiliriz diye ümit ediyorum.
Başlıklar :