Kadınların geçmiş ve gelecek algısı
00:00, 01/01/2011, Cumartesi
Yeni Şafak

Kadınların geçmiş ve gelecek algısı
Beynin, hisleri düzenleyen sağ yarımküresi kadınlarda baskın şekilde çalışır. Bu da onları duygusal örselenmelere daha yatkın hale getirir. Bu durum aynı zamanda kadınların sezgisel okur yazarlığının fazla olduğunu gösterir. Bayanlar genellikle duygusal körlük yaşamazlar. Duygusal körlük, beynin amiktal bölgesi çalışmadığı zaman oluşur. Kişi nötr bir ifadeyle fakat çok güzel cümleler kullanarak konuşabilir. Bu cümlelerde sevgi, nefret yada korku yoktur. Duygusal sağırlıkta ise empati yoksunluğu vardır ve birey karşı tarafın duygularını okuyamaz. Kadınların duygusal kulakları iyi işitir ve duygusal gözleri yeterince görürken, erkekler bu konuda körlük yaşarlar. Onlar hadiseleri matematik ve mantık çerçevesinde daha çabuk kavrama yeteneğine sahipler. Erkeklerde kol gücü nasıl üstünse, kadınlarda da duygu gücü üstündür.
Kadınlar duygusal travmalara meyilli oldukları için, geçmişte yaşadıkları haksızlıkları kolay kolay unutamazlar. Bu sebeple takıntı yapma eğilimleri fazladır. Bir erkek herhangi bir adaletsizlikle karşılaştığında, onun kâr zarar hesabını yapar. Olayı dünyasından çıkarıp, incinmeyi ikinci plana atarak kolaylıkla işine devam edebilir. Oysa kadın maruz kaldığı kötü muamelelerin tesirinden hemen sıyrılamaz. Bu yüzden de geçmişte yaşamaya çok yatkındır. Maziye bu derece bağlı kalmak onun bugünü yaşamasına engel olacaktır. Çünkü beyin enerjisi akü gibidir ve geçmiş yada gelecekle gerekenin ötesinde ilgilenen kadın, aküyü boşa harcamış gibi olur. Şunu söyleyebiliriz ki; kadınlar duygusallıkları sebebiyle -farkında olmadan- beyin enerjilerini gereksiz yerlere harcıyorlar. Bu yüzden de, zaman yönetiminde çok kayıpları oluyor ve depresif ruh haline bürünebiliyorlar.
Kadınların geri döndüremeyecekleri anlarda geçirdikleri zaman fazla olduğu için, alışkanlıkları da zor değişiyor. Alışkanlıklar şu şekilde oluşur: Duygu+düşünce=inanç. İnanç tekrar edildikçe alışkanlık haline geliyor. Devam eden alışkanlıklar belli bir zaman sonra kişiliğe dönüşüyor. Davranışların değiştirilmesinde duygusal yük önemli bir faktör. Kadınlar duygularını iyi yönetemezlerse, bir yerde takılıp kalabiliyorlar. Hedefe giderken önlerine engel çıkıyor. Fakat duygular iyi kullanılırsa büyük bir avantaj haline de gelebilir. Meselâ, kadınlarda sigara yada içki bağımlılığı erkeklere oranla daha azdır. Çünkü onlar bunun acısını duygusal olarak çok fazla yaşıyorlar ve bu noktada akıl ile duyguyu beraber yürütebilme başarısı gösteriyorlar. Ancak romantik eğilimleri geliştiği için erkeklerin tuzağına kolayca düşebiliyorlar.
Kadınların Konuşma ve Dinleme Potansiyelleri
Çocuklar üzerinde yapılan bir araştırmada, kız çocuklarının erkek çocuklara oranla dikkatlerinin daha uzun sürdüğü sonucuyla karşılaştık. Fakat dikkat konusundaki bu farklılık ergenlik döneminden sonra eşitleniyor. Dinlemek konuşmanın bir parçasıdır ve dikkat işidir. Konuşma arttıkça dinleme azalır. Aktif dinleyici olabilme özelliğinin, kadınlarda zayıf olduğu bilinen bir gerçektir. Kadınların duygu ve düşüncelerini ifade etme yetileri, dinleme becerilerinden daha yüksektir. Erkekler ise anlamak için dinlemek zorundalar. Dişi kuşların bıcır bıcır ötmesi gibi kadının konuşkan olmasının da evrimsel psikoloji içerisinde bir açıklaması var. Evrim psikolojisi şöyle söyler: Kadının konuşması, kendisine daha çok aday bulmasıyla ilgilidir. Estetik kaygı ve güzel görünme arzusu bu sebeple kadınlar için önemli bir konudur. Beğenilme talebinin fazlalığı daha çok adayı kendisine çekip içinden birini seçmek istemesiyle alâkalıdır.
Hayal ve Kadın
Düşünmek ve hayal kurmak insanın bireysel yaratıcılığında önemli bir fonksiyondur. Kadın ve erkekler arasında hayal kurma açısından genel bir fark olmamakla beraber, iki cinsin düşünce alanlarının ayrı olduğunu söyleyebiliriz.
Başlıklar :
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.