Ortopedi Travmatoloji Bölümü Uzmanı Doç. Dr. Ayhan Kılıç, teknoloji yüzünden el bileğinde yaşanan sorunları anlattı...
Akıllı telefonlar ve tabletlerle sürekli mesajlaşıyor, bitmek tükenmek bilmeyen bir şekilde yazışıyoruz. Bu telefonların iş dünyasının vazgeçilmezleri haline gelmesi kaçınılmaz olarak birtakım sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Cep telefonu; kalp ve beyne verdiği zararların yanı sıra parmaklara da zarar vermeye başladı.
Akıllı telefonlarla 50 kelime yazabilmek için, 400-500 başparmak hareketi gerekiyor. Bu yüzden başparmaklar alışılmadık hareketlilik düzeyine maruz kalıyor. Bu da; zorlanmaya bağlı aşınma ve ona bağlı yırtılmalara neden oluyor. Çok fazla mesajlaşmak, kireçlenmeye (artroz) neden olabilir. Ayrıca karpal tünel (sinir sıkışması) gibi el ve el bileği sorunları ortaya çıkabilir. Mesajlaşmak yüzünden çıkan el ve başparmak sorunları, özellikle genç yaştakileri etkiliyor.
El bileğinin ve elin daha az yükleneceği hafif telefon modelleri kullanılabilir. Telefondaki kısa yolları ve otomatik metin düzenleyicilerini kullanıp hareketleri azaltmak mümkün. Kavramayı kolaylaştırıcı telefon kılıfı gibi aparatlar ve kablosuz yazım klavyeleri kullanılmalı. Ayrıca yazım şeklini değiştirip sürekli aynı elle mesaj yazılmamalı.
El ve parmakları zorlayıcı aktivitelerden uzak durulması gerekebilir. Eklemleri destekleyen aparatlar (ortez) kullanılabilir. Çeşitli ağrı kesici ve şiş indirici ilaçlar kullanılıp soğuk pres uygulanabilir. Buna rağmen ağrı geçmiyorsa, bir uzmana danışmak gerekir.
Soğuk kompres: Bir bez veya havluya sarılmış buz veya soğutulmuş jellerin, yaralanma sahasına yerleştirilmesi; bölgesel şişmeye ve ağrı gelişimini önlemeye yönelik en etkili girişimdir.
Bölgeyi hareketsiz hale getirmek: Yaralanan bölgeyi bulunabilen bandaj malzemeleriyle çok sıkmadan basitçe sarıp kolu boyuna asmak.
En yakın hastanenin acil ünitesine müracaat edip sırasıyla fiziki ve radyolojik muayene yaptırın.
Bu süreçte yiyecekiçecek tüketmeyin. Çünkü cerrahi bir müdahale gerekebilir.
Radyografik incelemeler sonucunda kırığa rastlanılabileceği gibi çıkıklar da saptanabilir.
Skafoid kırıkları, skafolunat bağ yaralanmaları ve kıkırdak yırtıkları yapılan ilk muayenelerde her zaman teşhis edilemeyebilir. Bu bakımdan mutlaka ikinci bir değerlendirme yaptırın. Ayrıca bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik alan görüntüleme (MRG) gibi uygulamalardan da yararlanın.
Elde basit tip bir kırık varsa, yani kırılan kemik uçları yerinden oynamadıysa herhangi bir yerleştirme girişimine gerek olmaz. Bu tip kırıklar için, dört-altı hafta süreyle kısmi veya tam alçılama yapmak yeterli olur. Ancak el bileğinin kemiğinde ayrışma varsa ve ekleme uzanan bir kırık söz konusuysa, mutlaka açık veya kapalı yöntemlerle cerrahi olarak kemiklerin yerleştirilmesi gerekir. Bu tip kırıkların tedavisi uzun sürer.
Basit bir düşme, sendeleme, hatta burkulmalar büyük sorunlara neden olabiliyor. Kimi zaman önemsenmeyen bir yaralanmanın altından el, bilek kırıkları çıkabiliyor. Dengemizi yitirip yere düşerken refleks olarak elimizle kendimizi korur ya da bulabildiğimiz herhangi bir şeye tutunuruz. Ancak bu hareketler; genellikle el bileği, dirsek ve omuz eklemlerimizi, daha doğrusu bunları oluşturan kemik, kas ve bağlarımızı yaralar.
El bileğinde yoğunlaşan yaralayıcı kuvvetler genellikle şişmeye ve ağrıya neden olur. Bazen de el ve el bileğinde bozulmalar meydana gelebilir. Bandajlama, askıya alma gibi çeşitli yöntemlerle korumaya alınan el bileğine ilk olarak soğuk kompres uygulamak gerekir. Ayrıca basit bandaj malzemeleriyle çok sıkmadan basitçe sarmak ya da eşarp, şal gibi materyalle kolu boyna asmak lazım.






