Murat Ülker gıda güvenliğine dikkati çekti: Yaptığınız işin neticesini görmek güzel
00:00, 04/09/2026, Cuma
Yeni Şafak

Murat Ülker
Murat Ülker, Greenpeace Türkiye’nin araştırmasında Şok Marketler’den alınan domateslerde mevzuata aykırı pestisit kalıntısına rastlanmamasını değerlendirerek, Antalya’daki tedarik platformunda kurdukları laboratuvarla ürünleri tarladan rafa kadar sıkı bir kontrol ve analiz sürecinden geçirdiklerini belirtti. Gıda güvenliğini tarladan itibaren sağlama kararlılığında olduklarını vurgulayan Ülker, analiz kapsamını farklı meyve-sebzelerle genişlettiklerini ve sonuçları QR kod üzerinden müşterilerin erişimine açarak şeffaf bir hizmet sunduklarını ifade etti.
Murat Ülker, Greenpeace Türkiye’nin araştırmasında Şok Marketler’deki domateslerde mevzuata aykırı pestisite rastlanmamasını değerlendirerek, tarladan rafa uzanan laboratuvar analizleriyle sağladıkları gıda güvenliğini ve QR kod ile müşterilere sundukları şeffaf kontrol sürecini vurguladı.
Murat Ülker'in yazısı şu şekilde;
Geçtiğimiz günlerde Greenpeace Türkiye’nin yayımladığı pestisit araştırmasında, Şok Marketler ’den alınan domates örneklerinin hiçbirinde mevzuata aykırı pestisit kullanımına rastlanmadığını paylaştığını gördüm.
Biz zaten laboratuar analizlerimizi yaptığımızı söylemiştik ama başkasından duymak da güzel. 😊 Çünkü bu konu bizim bir süredir özellikle üzerinde durduğumuz bir mesele.
Daha önce de paylaşmıştım, ŞOK Marketler, Antalya’daki tedarik platformunda kurduğu laboratuvarla taze meyve ve sebzeleri raflara ulaşmadan önce kendi bünyesinde pestisit analizinden geçiriyor. Kontrol aslında laboratuvardan da önce, daha tarlada başlıyor.
Mesele yalnızca üründen numune alıp analiz yapmak değil. Ürünün nerede, nasıl yetiştirildiğini takip etmek, gerekli kontrolleri yapmak, analiz etmek ve ancak uygun bulunan ürünü rafa koymak!
İlk olarak domatesle başladığımız uygulamanın kapsamını giderek genişlettik. Bugün domates ve biber çeşitlerinin yanı sıra portakal, mandalina, greyfurt, sarımsak ve çekirdeksiz üzüm gibi ürünlerde de pestisit analizleri yapıyoruz.
Üstelik neticeler herkesle paylaşılıyor. Müşterilerimiz de kasalardaki QR kodlar üzerinden Cepte ŞOK aracılığıyla analiz sonuçlarına ulaşabiliyor.
Yani müşteri raftaki domatesi, biberi ya da üzümü görüyor ama o ürünün arkasında tarladan laboratuvara, mağazaya uzanan ciddi bir emek, kontrol ve şeffaflık zinciri var.
Elbette bulunduğumuz noktayı yeterli görmüyoruz. Bu neticeler bizim için daha iyisini yapmak üzere bir teşvik. Analizden geçirdiğimiz ürün gamını genişletmeye devam ediyoruz.
ŞOK’taki çalışma arkadaşlarımızı, üreticilerimizi ve tarladan rafa kadar bu zincirin her halkasında emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.
Bizim işimiz müşterimize yalnızca uygun fiyatlı ürün ulaştırmak değil. Güvenle alabileceği ürünü uygun fiyatla ulaştırmak.
Çünkü gıdada güvenin tesisi tarladan başlıyor.

Hayat
İşletme okullarında müfredat değişmeli mi?

Hayat
Murat Ülker Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda: Birlik ve ortak gelecek mesajı

Hayat
Murat Ülker’den dikkat çeken üniversite değerlendirmesi: Yeni bilgi üretmeden başarı mümkün mü?
