Müzik kültürleri anlamamızı sağlıyor
04:00, 27/09/2015, PazarG: Güncelleme: 06:51, 27/09/2015, Pazar
Yeni Şafak

Berlin’de Doğu kültürü müzikleri üzerine çalışan Bulgar asıllı akademisyen Vladimir Ivanoff sadece müzikle değil müziğin felsefesiyle de yakından ilgileniyor. Ud çalgısı üzerine doktorasını yapan Ivanoff, çalışmalarında doğu ve batı müziğini karşılaştırıyor ve şu tespiti yapıyor: “En güçlü iletişim bana sorarsanız müziktir ve kültürleri medeniyetleri müziğin diliyle anlayabilirsin.”
Aslında tek bir tanımla onu anlatmamız mümkün olmayacak; Sanat yönetmeni, müzikolog, yapımcı, besteci, perküsyon, udi, akademisyen ve daha pek çok şey. Çocukluğunda annesiyle birlikte doğduğu Bulgaristan'dan ayrılarak Almanya'ya göç eden, dünyaca ünlü Sarband'ın mimarı Vladimir İvanoff, aslında bir film yönetmeni olmayı planlıyordu. Ancak kader onu müzikoloji, sanat tarihi ve tiyatro çalışmaları üzerine yoğunlaşmaya yöneltti. Münih'teki Ludwig-Maximilians Üniversitesi'ne giderek müzikoloji ve sanat tarihi okuduktan sonra, tiyatro üzerine çalışan İvanoff, yarım yüzyılı aşkın bir zamandır müzik üzerine çalışıyor. İngilizce, İtalyanca, Türkçe, Fransızca, Bulgarca ve Almanca bilen İvanoff, Doğu ile Batı arasında müzikten bir anlaşma dili öneriyor. Müzik ve müzik üzerine çalışan İvanoff, kaleme aldığı pek çok eserin yanı sıra Avrupa ve Amerika üniversitelerinde dersler de veriyor. 1986 yılında, Münih Üniversitesi'nde ders verdiği sırada kurduğu Ensemble Sarband ile dünyanın hemen her bölgesinde konser veren İvanoff'un asıl şaşırtıcılığı, Türk müziğini bizden bile daha iyi bilmesinde.
Müziğin sadece icrasıyla değil, felsefesiyle de ilgileniyorsunuz. Ud üzerine doktora yaptınız, sanat tarihi çalıştınız. Bu, müziğe yaklaşma noktasında ne tür bir zenginlik sunuyor?
Ud ve Antik Batı müziğini akademik olarak çalıştım, aynı zamanda müzikoloji ve sanat tarihi okudum, dediğiniz gibi. Bu çalışmalar kitaplarımda ve öğretim hayatımda Batı kültürüne daha düzgün bir noktadan bakmamı sağladı, yanı sıra Doğu ve Batı kültürünü müzikal performans açısından daha iyi kıyaslamam konusunda bana yardımcı oldu. Sadece icrasıyla değil felsefesiyle, entelektüel arka planıyla ilgilenmenin böyle bir zenginlik sunduğunu söyleyebilirim. Ve eğer sahip olduğun şeyden bihabersen, sahip olmadığını, yani diğeri öğrenemezsin.
UNUTULANLARI HATIRLAMAK
Müziğin, Doğu ile Batı arasındaki temas noktalarını açarak hem yakınlığı işaret ediyor hem de yeni bir sesin peşinde koşuyorsunuz. Doğrudan siz söyleyin, nereye varmaya çalışıyorsunuz?
Aslında gerçekten varmak istediğim yer ile ilgili bir hedefim yok. Yani bu öngörülüp, şunları yaparsam şuraya varırım diyebileceğim bir şey değil. Yeni yollarda yürümek ve kadim olanı çalışmak seni diri ve sürekli hareketli kılıyor. Fakat bence asıl motivasyon seyahat etmek… İzleyicilerim için kapıları açıyor ve onları beraber yürümeye davet ediyorum. Unutulanları onlara göstermek, onların zihinlerini ve ruhlarını genişletiyor. Unutulanlar dedim ya, işte onlar hatırlanmalı; bizi her zaman diri tutacak şey bu hatırlamak eylemi.
MÜZİK, EN GÜÇLÜ İLETİŞİM DİLİ
Çok farklı kültürlerin müziğini derinlemesine biliyor, takip ediyorsunuz. Müziği, evrensel bir tema olarak doğrudan insan karşısında ele alırsanız, müzik üzerine bu çerçevede neler söylenebilir?
Müzik hakkında çok şey konuşamam fakat insanların neden ve nasıl müzik yaptığını, neden müziğin peşinden gittiğini ifade edebilirim. Müzik birçok iletişim yolundan birisi ama bana sorarsanız en güçlülerinden bir tanesi çünkü müzikle insanların zihinleriyle, dimağlarıyla iletişime geçersiniz bu da sizi onların ruhlarıyla iletişim kurmaya kadar götürür. Kültürleri de medeniyetleri de, genel anlamıyla Doğu'yu da Batı'yı da böylece anlama imkânına sahip olabilirsin.
ŞİMDİLERDE GÜNDEMİMDE 'MÜZİKTE GÖÇTEMASI' VAR
Müzik hakkında konuşamam dediniz ama icrasının yanı sıra müzik üzerine de düşünen biri olduğunuzu biliyoruz. Gündeminizde neler var şu sıralar?
Bu sıralar asıl ilgilendiğim alan, peşinden gittiğim soru; insanlar göç temasını müzikte nasıl anlatıyorlar? (Bir parantez açıp arada şunu söyleyeyim, siz de biliyorsunuz, Türk müziği bu konuda “gurbet” kavramıyla kendi tarzına sahip) Bunun dışında, küreselleşmenin ve dijital medyanın müzikal kültür üzerindeki etkileri de mesai harcadığım bir başlık. Ve son olarak müzikte evrensel ve yüce aşkın öznesi… Bu konularla ilgili bazı projeler var planladığımız. Bu projeleri okuyabilir ya da dinleyebilirsiniz yakın zamanlarda.
Sarband, müzik çalışmalarınızı ve organizasyonlarınızı yaptığınız uluslararası bir oda müziği topluluğu. Küresel ölçekte büyük organizasyonlar yapıyorsunuz. Nedir Sarband, doğrudan sizden dinlemek isteriz?
Sarband'ı 1986'da kurdum ve ismi de 'bağlantı' yani insanları ve nesneleri bir araya getirmekten geliyor. Biz üyeleri Almanya'dan, Türkiye'den, Irak, Suriye, Lübnan, İsveç, Finlandiya, Yunanistan, Bulgaristan ve Balkanlardan olan ve arkadaşlıkla ortak uğraşlarla bağlanmış bir aileyiz. Antik ve yeni müziği birlikte keşfetmek üzere yol alan, konserlerle çalıştaylarla bir arada bulunan insanlarız.
Farklı kültürlerin seslerini, farklı araçlarla yeniden ortaya çıkarmak… Bunun uyum ve uyumsuzluğu üzerine neler söylenebilir?
Bir moda meydana getirmek için uğraş vermiyorum. Ben eğer varsa bağlantıları, ilişkileri göstermeyi deniyorum. Rengârenk farklılıklarımız bu gezegeni yaşamak için güzel bir yer yapıyor zira. Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam, yani kitabı bulunan bu 3 önemli din, arka planlarındaki aynı ruhun farklı gölgeleri olduğunu gösteriyor. Ve müzik, bu gölgeleri en yoğun şekliyle göstermenin en güzel yolu…
Dede Efendi'yle Mozart'ı karşılaştırdım
“Bach'ı Türk tarzında yeniden inşa etmek… Bu tam olarak ne demek? Ve aynı şeyi Dede Efendi'ye ya da Tanburi Cemil Bey'e yaptınız mı, yapılabilir mi?
Dede Efendi'den sema müzikleriyle Mozart ve Beethoven'dan valsleri kıyaslayan bir program geliştirdim, Doğu ve Batı'da dansın ruhsal erotizmini keşfetmek üzere… Fakat “Bach'a göre Arap tutkusu'nda Bach'ın müziği Arap, Batı ve oryantalist enstrümanlara gömülmüştür. Arka plan ruhsal ve politik… Ben Ortadoğu krizini İsa zamanında olanlarla kıyaslamaya çalışıyorum. Aynı zamanda İsa'nın acısını, bugün Filistin'de, Irak'ta, Suriye'de insanların yaşadığı acılarla birlikte müzikal şeklinde ifade etmeye çalışıyorum.
Çok uzun yıllar Türk musikisi üzerine çalıştınız. Türk müziğini icracılarından ve uzmanlarından daha iyi biliyorsunuz. Bize bizim klasik müziğimizle ilgili neler söylemek istersiniz?
Türk müziği yani klasik Osmanlı ve Halk müziğini çok kısa ifade etmek gerekirse; 'derin, çok derin' diyebiliriz. Çok fazla bilgi yok fakat hemen göze çarpmayan çok sayıda rengi ve ruhsal bir tabakası var Türk müziğinin. İnsan ruhunu onaran ve iyi yönde değiştiren bir yapısı bulunuyor. Bu Türk müziğini diri ve dinamik tutan en önemli şey… Türk müziği, yalnız Türkiye için değil tüm dünya için önemli.
Elma temalı 700 türkü
Sadece elma temalı 700 tane türkü topladığınızı duyduk mesela…
Evet. Geçen sene harika bir “elmalar” programı yaptık, çoğunluğu Anadolu'dan olan Türk halk müzikleriyle. Elma, Türk kültüründe çoğaltılmış, türetilmiş anlamlarıyla birlikte çok önemli bir sembol, çok önemli bir anlatım aracı. Bu elbette kültür zenginliğine de işaret eden bir şey. Doğrudan rakamı soruyorsanız net bir şey söyleyemem belki ama evet söylediğiniz rakama yakın bir şeyden söz ediyoruz. İnanılmaz zengin bir kültür bu.
Klasik Türk musikisinin sizi etkileyen ismini sorsam..
Türk müziğini Kani Karaca'nın sesinden dinleyerek öğrendim. Fakat bugün yaşayan çok sayıda harika Türk müzisyen var ve en iyilerinin benim grubumda bulunmasından gururlu ve mutluyum. Mustafa Doğan Dikmen, Ahmet Kadri Rizeli, Uğur Işık, Celaleddin Biçer gibi…
Türkiye'de klasik Türk müziği çalışmaları ile ilgili neler söylersiniz?
Daha önce de söylediğim gibi Türk müziğini sadece Türkiye için değil dünyanın geri kalanı için de diri tutmanın yaşamsal bir önemi var. Çocuklar tüm renkleriyle Türk müziğini öğrenmeli, şarkı söylemeyi ve enstrüman kullanmayı öğrenmeli.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.