Hayat Ömer Asafın çifte zaferi İki yaşında iki kanseri birden yendi

Ömer Asaf'ın çifte zaferi: İki yaşında iki kanseri birden yendi

Trabzon’da bir yıl önce solunum şikayeti hastaneye başvuran 2 yaşındaki Ömer Asaf’a, lenf bezi kanseri teşhisi konuldu. Tedavisinin devam ettiği süreçte lösemi gelişen Ömer Asaf, 2 kanseri 17 yaşındaki ablası Beyzanur’dan alınan kök hücre ile yendi.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi İHA
Ömer Asafın çifte zaferi: İki yaşında iki kanseri birden yendi
İki yaşında iki kanser teşhisi konuldu, ablası ile hayata tutundu.

Trabzon’da yaşayan Sevgi ve Sefa Çelik çiftinin 6 çocuğundan biri olan 2 yaşındaki Ömer Asaf, solunum şikayeti nedeniyle ailesi ile birlikte hastaneye başvurdu. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi’nde yapılan tetkikler sonrası Ömer Asaf’a lenf bezi kanseri teşhisi konuldu. Kemoterapi tedavisine başlanılan Ömer Asaf’ın tedavisinin dördüncü ayında ise Akut Myeloid Lösemi (AML) gelişti.

  • 2 yaşında 2 kanser teşhisi ile mücadele eden Ömer Asaf için kemik ilgi nakli yapılması kararlaştırıldı. Doku grubu tam uyumlu olan 17 yaşındaki ablası Beyzanur’dan alınan kök kücre ile hemotopetik kök hücre nakli tedavisi uygulanmaya başladı. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde ilk kez Doç. Dr. Ayşenur Bahadır ve ekibi tarafından yapılan başarılı kemik iliği nakli ile Ömer Asaf yeniden hayata tutundu.

İHA

Ömer Asaf’ın ablası Hatice Çelik (21), kardeşinin sağlığına kavuşmasıyla çok mutlu olduklarını belirterek “Biz maddi ve manevi destek olan herkese teşekkür ediyorum. Ayşenur hocamız olmasaydı heralde şuan biz burada olmazdık. Bir sene içerisinde bize resmen bir umut bahşetti. Bize bunu yaşattığı için çok teşekkür ediyoruz. Hastane çok hijyenik ve temiz. Bu bizim hayal ettiğimizin de ötesi. Duygularımı ifade edebilmem için kelimeler daha üretilmedi. Çok mutluyuz. Çok ilgilendiler. Kendi öz evlatları gibi ilgilendiler. Belki de biz bile bu kadar ilgilenmezdik” dedi.

İHA

“Nakil sürecimiz oldukça başarılı geçti”

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Çocuk Hematoloji Onkoloji Uzmanı aynı zamanda Çocuk Kemik İliği Nakli Merkezi Sorumlusu Doç. Dr. Ayşenur Bahadır ise, Ömer Asaf yaklaşık 1 yıldır çok yoğun bir tedavi aldığını dile getirerek, “Ablasında kök hücre nakli yaptık. Nakil sürecimiz oldukça başarılı geçti. Artık taburcu edeceğiz. Hastamızın sağlığı şuan için iyi. Taburcu olduktan sonra takibini sürdüreceğiz. Samsun’a kadar bölgemizde çocuklarda kemik iliği nakli yapılan yer bulunmamakta. Bizde ilk kez hastamıza nakil yaptık. Başarılı bir sonuç aldık. Böylece hastalarımızın uzak yerlere gitmesine gerek kalmadan burada tedavilerini yapabileceğiz. Bu bizim için çok mutlu edici bir durum. Hastalarımız maddi ve manevi olarak çok fazla etkilenmeyecekler. Ekip olarak çok mutluyuz. Emeklerimizin karşılığı aldık” şeklinde konuştu.

Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki ilk kemik iliği nakli başarıyla sonuçlandı

Doğu Karadeniz’de ilk kez kemik iliği naklinin KTÜ’de yapıldığına dikkat çeken Bahadır, “Biz bu hastamızın tedavilerini belli bir aşamaya kadar yapıyorduk. Sonra nakil süreci geldiğinde hastalarımızı başka merkezlere yönlendirmek zorunda kalıyorduk. Hastaların gidiş geliş süreçleri hastalar için zor oluyordu. Bu Covid dönemi geldikten sonra zorluk daha da artmaya başladı. Biz merkez olarak kanser tedavilerini yapıyorduk. Ama artık kemik ilik naklini yapabiliyor olmak bizim için çok mutluluk verici. Hastamızın sağlığına kavuştuğunu görmek ve bunu kendi bölgemizde yapabilmek gerçekten bizi mutlu etti. Bunun arkasında iyi bir ekip var. Başhekimimiz Celal Tekinbaş ve Rektörümüz Hamdullah Çuvalcı bize çok büyük destek oldu. Onların destekleriyle bu yola çıktık. İlk sonucumuz başarılı oldu. Bundan sonra çok daha iyi sonuçlar almayı bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Koronavirüs korkusu nedeniyle tedaviyi ihmal etti: Kanser organlarına yayıldı
FOTOĞRAF 7
Title
Koçarlı ilçesinde 2 yıl önce kansere yakalanan İhsan Keçeli, koronavirüs nedeniyle hastaneye gitmeye çekinince tedavisini ihmal etti. Aradan geçen zamanda Keçeli'nin sağ böbreğindeki kanserli hücreler önce idrar kesesine ardından da prostata yayıldı.
Title
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan başarılı operasyonla Keçeli'nin aynı operasyonda sağ böbreği, idrar kesesi ve prostatı doku bütünlüğü bozulmadan alındı.
Title
Sağlığına kavuşan Keçeli, \"Covid-19 nedeniyle hastanelere girmeye korktum. Bu korku nedeniyle tedaviyi ihmal edince kanser ilerledi. Çocuklarım İzmir'de olduğu için bu hastaneye geldim. Kanamalarım vardı. Allah razı olsun hepsini yok ettiler\" dedi.<br>Babasının tedavisinin geciktiğini belirten Hasan Hüseyin Keçeli de, \"Pandemi genel olarak kanser vakalarının tedavisini geciktirdi. Özellikle de kapanma döneminde kanser hastaları çok zorlu bir süreçten geçti. Bu nedenle tedavi gecikti ve farklı sıkıntılar oluştu. Bu tedavide moral çok önemli babamın korkuları da vardı. Babamızın bir an önce tedavi olması için gayret gösterdik. Doktorlarımız çok ilgilendi. Şu an durumu iyiye gidiyor\" diye konuştu.
Title
İhsan Keçeli'ye yapılan ameliyatın riskli olduğunu ancak ameliyat sırasında ve sonrasında herhangi bir komplikasyonla karşılaşmadıklarını ifade eden İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Yiğit Akın, hastanın 6 günde sağlığına kavuştuğunu, taburcu olmasının planlandığını söyledi.
Title
Prof. Dr. Akın, \"Hastamızı genel anesteziyle uyutmadık. Belden uyuşturmayla yaklaşık 1,5 saatte ameliyatını tamamladık. Bir bütün halinde idrar kesesini, prostatını ve sağ böbreğini almak zorunda kaldık. Etraftaki lenf bezelerini de temizledik. Cerrahi olarak çok zor bir işlemdi. Bu ameliyat sıklıkla yapılan bir ameliyat değil. İleri bir cerrahi tecrübeye ihtiyaç var. Hastamızın üriner sisteminin neredeyse yüzde 50'sinden fazlasını çıkartmış olduk. Başarılı bir şekilde idrar yolunu dışarıya verdik. Bundan sonra takibe devam edilecek. İdrar kesesi ve böbreği alındığı için idrar yolunu dışarıya vermek zorunda kaldık. Herhangi bir fiziksel arıza olmadan hem günlük fiziksel aktivitelerine devam edebilir hem de günlük işlerini gerçekleştirebilir. Bununla ilgili eğitim de verdik\" dedi.
Title
Ürolojik kanserlerin düzenli takip ve erken müdahale gerektirdiğini ifade eden Prof. Dr. Yiğit Akın, en ufak bir şikayette uzmana başvurulmasını önererek, şunları söyledi:<br>\"Ürolojik kanserler bazı öngöremeyeceğimiz işlere yol açabilir. Bazıları karşılaşabileceğimiz en kötü türlerdir. Yurt içinde ve yurt dışında yapılan çalışmalar bunu bize gösteriyor. Hastalarımız için bir sloganımız var; 'Kanser sonunuz olmasın' diyoruz. En ufak şikayetinizde mutlaka konunun uzmanına başvurulmasını öneriyoruz. Bu hastamıza da yaklaşık 4 ay önce ameliyat önermiştik. Fakat şehir dışından gelmesi ve pandemi nedeniyle süreç istediğimiz gibi ilerlemedi. Daha önceden hastaya kemoterapi verildiği için ona güvendi ve kanserden kurtulmayı umdu. Ama ürolojik kanserler ummadık sonuçlara neden olabilir. Kemoterapiye rağmen ilerleme olabilir. Yaptığımız ameliyat bir kurtarma ameliyatından çok radikal bir işlem oldu.\"
Title
Koronavirüs korkusu nedeniyle tedaviyi ihmal etti: Kanser organlarına yayıldı
Aydın'ın Koçarlı ilçesinde kanser hastası İhsan Keçeli (71), Covid-19 korkusu nedeniyle tedavisini ihmal edince, hastalık organlarına yayıldı. Keçeli'nin böbreği, idrar kesesi ve prostatı, doku bütünlüğü bozulmadan aynı operasyonla alındı.

Bir Ecrin Hikayesi: Kemik kanserini yenen 10 yaşındaki Ecrin, kitabını 'mutlu son'la tamamladı
FOTOĞRAF 14
Title
Aybey İlkokulu 2. sınıf öğrencisi Ecrin'in, sol bacağında ağrı ve şişlik oluşması üzerine ilk tetkiklerde dizinde 9 santimlik tümör tespit edildi.
Title
İzmir'e sevk edilen Ecrin'in Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yapılan incelemeler sonucunda kemik kanserine (osteosarkom) yakalandığı belirlendi.
Title
Ege Üniversitesi Hastanesinde kemoterapi almaya başlayan Ecrin, bacağından ameliyat edildi ve ışın tedavisi gördü.
Title
Ecrin, kanserli hücrelerden tamamen kurtulamayınca ilaç tedavisine devam etti. Hastalıkla mücadele sürecinde 16 kiloya düşen Ecrin, yürüyememeye başladı. Ecrin, kanserli hücrelerden tamamen kurtulamayınca ilaç tedavisine devam etti. Hastalıkla mücadele sürecinde 16 kiloya düşen Ecrin, yürüyememeye başladı.
Title
Ecrin'in babası İbrahim Aydoğ da bu süreçte işten çıkarılınca aile, İzmir Hasta Çocuk Evleri Derneğinin Balçova ilçesinde tahsis ettiği eve yerleşti. Hastanede ve evde 1 yıl boyunca kanserle mücadele eden Ecrin, yaşadıklarını, hissettiklerini her gün satırlara döktü.
Title
Ecrin, zorlu tedavi süreci sonunda hastalığı yendi ama çocuk onkoloji servisinde yaşadıklarını unutmadı. Küçük kız, Uşak'taki okulunda başlayan ağrılarını, İzmir'deki kemoterapi nedeniyle saçlarının, kaşlarının, kirpiklerinin dökülmesini, güçsüzlükten yürüyememesini aktardığı günlüklerini \"Bir Ecrin Hikayesi\" adlı kitabında birleştirdi.
Title
Kanseri yenerek hayallerini gerçekleştirmeye başladığını anlatan Ecrin, kitabını şöyle tamamladı: <br><br> \"Hayallerim gerçek oluyor, mutlu sona doğru ilerliyordum. Bu yazdıklarımı herkes okuyacak ve şunu diyecek, 'Ecrin bir çocuk, bunları yaşamış, üstelik bir de yazmış.' Bu kadarla kalmayacak. Nasıl yazarak bir kitap haline getirdiysem yaşadıklarımı bir de film yapacağım. Kötü günlerimin acısını güzelliklerle katbekat geri kazanacağım.\"
Title
Kanserli çocukların kitabı oldu <br><br> Ecrin Aydoğ, en büyük üzüntüyü kemoterapi nedeniyle saçları dökülünce yaşadığını söyledi. Tüm üzüntülere rağmen savaşmaktan vazgeçmediğini, hasta yatağındayken dışarı çıkıp oynamayı düşlediğini anlatan Ecrin, \"Amacım kanseri yenmekti, kanseri yendim, kitabımı da yazdım. Çok zor oldu. Mesela saçım, kaşım, kirpiğim kalmadı. Onkoloji çocuklarının hastanede neler yaşadığını anlatmak istedim. Onların da bir kitabı olmalıydı. Ben o kitabı mutlu sonla bitirdim.\" dedi.
Title
Kitapla hasta çocukların ve ailelerinin moral bulmasını istediğini söyleyen Ecrin, \"Arkadaşlarıma selam gönderiyorum. Hiç umutsuzluğa kapılmasınlar, ben çok hastaydım ama şimdi iyileştim.\" diye konuştu. Ecrin, tedavisi sırasında kendisine destek veren herkese teşekkür ederek, bundan sonra hayali olan \"veterinerlik\" mesleğine ulaşabilmek için eğitimine devam edeceğini belirtti.
Title
Anne Pelin Aydoğ'un gözü hala yaşlı <br><br> Ecrin'in annesi Pelin Aydoğ ise evladının kanserden kurtulduğunu ancak hala hastanede olan çocukları ve ailelerini, onların hissettiklerini çok iyi anladıklarını aktardı. \"Hiçbir imtihan evlat imtihanına benzemiyor hep elin göğsünde, yüreğin ağzında yaşıyorsun. Biz bu korkuyla yaşamaya alıştık\" diyen Aydoğ, kızı hayallerine kavuştuğu için mutlu olduğunu ifade etti.
Title
Kendilerine bu süreçte kucak açan İzmir Hasta Çocuk Evleri gönüllülerine de teşekkürlerini ileten Aydoğ, \"Onların evinde kaldık. Kitabın geliriyle hem İzmir'de hayatımızı yeniden kurmak hem de hastalık sürecini geçirdiğimiz bu evin tadilatını yaptırmak istiyoruz. Ecrin'in adını iyileştiği odaya yazdırmayı amaçlıyoruz.\"
Title
Aydoğ, \"Bir Ecrin Hikayesi\" adlı kitabı almak isteyenlerin sosyal medya hesabı veya dernek aracılığıyla kendilerine ulaşabileceğini sözlerine ekledi. İzmir Hasta Çocuk Evleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sevil Ozan da tedavi sürecinde dernek evlerinde kalan ve iyileşen çocukların ve ailelerinin mutluluğunu paylaştıklarını, Ecrin Aydoğ'un da kitap yazarak kendilerini gururlandırdığını anlattı.
Title
Title
Bir Ecrin Hikayesi: Kemik kanserini yenen 10 yaşındaki Ecrin, kitabını 'mutlu son'la tamamladı
Uşak'ta yaşayan Ecrin Aydoğ, 9 yaşında yakalandığı kemik kanserini yendikten sonra onkoloji servisindeki çocukların duygularını anlatan ve mutlu sonla tamamlanan bir kitap kaleme aldı. Kitabında yaşadıklarını anlatan Ecrin, hastalık ve tedavi sürecinin filmini de çekeceğini söyledi

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.