
Yine mart ayına geldik ve sinema gündeminin nabzı bu hafta sonu Oscar ödülleri ile atacak… 15 Mart Pazarı (yarın) pazartesiye bağlayacak olan gece çekişmeli yarış sona erecek. En çok adaylık rekorunu kırarak 16 kategoriye giren Günahkarlar’ın enteresan rüzgarı devam etmekle beraber, Paul Thomas Anderson’un yönettiği Savaş Savaş Üstüne de sahnede toz attırabilir. Bu iki filmin temsil ettiği şeyler sebebiyle Oscar’ın bu yıl politik yansıma bakımından bir referanduma döndüğünden bahsediliyor. Kategoriler, adaylar, ihtimaller ve gönlümden geçenler… İşte Oscar tahminleri…
Oscar ödülleri her yıl sinema endüstrisinin güncel karakterini yansıtır. Ancak bu defa farklı bir dokusu var. Hollywood’da bu ödül oylamasının referandum niteliği taşıdığı yorumları yapılıyor. En iyi film için en güçlü aday olan birçok kategoride de çarpışan “Günahkarlar” (Yönetmen Ryan Coogler) ve “Savaş Savaş Üstüne” (Yönetmen Paul Thomas Anderson), ödül için oy kullanan binlerce kişinin iki zemin hakkındaki yorumunu da yansıtacak. Günahkarlar, ırkçılık ve ABD’nin bir asır öncesinin mirasının yansımasıyken, Savaş Savaş Üstüne ise ABD’nin şimdisinin yorumu olarak değerlendiriliyor. Özellikle Trump yönetiminin otoriterliğinin güncel yansıması oylamada etkili olacaktır.
Akademi’nin yapısının son yıllarda değişmesinin de mevcut manzarada etkisi büyük. Zira dünyanın dört bir yanından sinemacılar Akademi’ye katılıyor. Ayrıca ‘dezavantajlı gruplar için pozitif ayrımcılık’ meselesini de düşününce Günahkarlar’ın birçok bakımdan avantajlı olduğunu düşünebiliriz.
SİNEMA SADECE SİNEMADAN İBARET DEĞİL
Bu sayfada hep ifade ettiğimiz gibi sinema hiçbir zaman sadece sinemadan ibaret olmadı. Tarih boyunca küresel politik, sosyo-ekonomik gelişmeler sinemayı etkiledi. Ödüllerde de hep bunu gördük. Oscar yakın zamana kadar sadece Hollywood’un şov sahnesiyken yapısal değişiklikle dünyanın sinema merkezi haline gelmeyi başardı. Uluslararası film kategorisindeki filmlerin, bu kategori dışında da aday olmaya başladığından beri tablo sürekli değişiyor ve Oscar’da çeşitlilik gözleniyor.
Evet, Oscar şov sahnesi. Sinema adına da insanlık namına da çok fazla anlam yüklememek gerek. Fekat gerçeğe de göz kapayamayız. Öyle ya da böyle Oscar, sinema endüstrisinin en belirleyici mecralarından biri. Ödülleri önemsememiz de böylesi bir gerçekliğe yaslanıyor. Oscar’da ödül almayı bırakın aday olmak bile bir filmin, yönetmenin ya da oyuncunun hayatını değiştirecek gelişmedir. Bunu inkar etmeden yolumuza devam edelim…
ULUSLARARASI FİLM KATEGORİSİNDE İŞLER KARIŞIK
Normal şartlarda ABD’nin İran saldırıları sebebiyle uluslararası kategoride olan “Sadece Bir Kazaydı” filmine şans verebilirdik. Ancak görebildiğimiz kadarıyla ABD’de ve Akademi üyeleri arasında böyle bir gündem yok. İranlı yönetmen Cafer Penahi tarafından İran’da Farsça çekilen ama ülkesinde yasaklı olduğu için Fransa’nın adayı olan filmin bu kategoride çok şansı olmadığını düşünüyorum. Burada ardına rüzgar alan iki film var: Manevi Değer bir (Yönetmen Joachim Trier) ve Gizli Ajan (Yönetmen Kleber Mendonça Filho). Avrupa lobileri Manevi Değer’i öne çıkarıyor. Akademi’nin ABD ve Latin üyeleri ise Gizli Ajan’a tam anlamıyla aşık. Gizli Ajan’ın bu ilginç rüzgarla sürpriz yapabileceğini düşünüyorum ancak kesinlikle uluslararası kategoride heykelciği Manevi Değer hak ediyor.
Filistin’de 5 yaşındaki Hind Receb’in Siyonist askerler tarafından katledilmesini anlatan “Hind Receb’in Sesi” de uluslararası kategoride aday olarak büyük ses getirmişti. Tunus’un Oscar adayı olarak yarışmada yer alan film Venedik’te de ödül almıştı. Anlattığı konu ve anlatımı itibariyle büyük etki oluşturan filmin Hollywood’da da sesi yüksek ama ödül alma şansı oldukça düşük.
“OSCAR’IN HABERCİLERİ” BU YIL ÇILDIRABİLİR!
Ödüllerde en çok yarışacak olan iki film belli. “Savaş Savaş Üstüne», Eleştirmenlerin Seçimi, Altın Küre, BAFTA, ACE Eddies, DGA, PGA ve WGA gibi ödül organizasyonlarını silip süpürdü. Bunların hepsi de eskiden beri “Oscar’ın habercisi” olarak nitelendiriliyordu. Yine benzer bir durum söz konusu olabilir. Lakin Günahkarlar filminin motivasyonu öylesine ilginç ve manipülatif ki “Oscar’ın habercisi” söyleminin tarihi seyrini değiştirmesi söz konusu olacak gibi…









