Bu rüzgar nereden esiyor Hamnet?

Abdulhamit Güler
04:0021/02/2026, Cumartesi
G: 21/02/2026, Cumartesi
Yeni Şafak
Hamnet.
Hamnet.

Oscar’da çok adaylık almasına ve çok ses getirmesine rağmen Hamnet, Türkiye’de beklenenin çok üzerinde bir gişe performansı gösteriyor. Adaylık rekoru kıran Sinners bile toplamda 36 bin bilet satabilmişken, Hamnet daha 2 haftada 200 bini geçti. Türk izleyicisinin bu filmle kurduğu farklı bir bağ var gibi. Uluslararası PR’ı ve iyi film olmasının yanında başka şeyler de etkili gibi…

Sinema salonlarında şu an Hamnet rüzgarı esiyor. Oscar’da da 8 adaylık alan film Altın Küre’de en iyi yönetmen ve en iyi kadın oyuncu ödüllerine uzanmıştı. Yani anlayacağınız, yılın en güçlü sinema rüzgarlarından biriyle karşı karşıyayız. Ama ülkemizde bu kadar çok seyredilmesini bu rüzgar açıklar mı?

DOĞRU FORMÜLLER VE DOĞRU SONUÇ!

Öncelikle şunu söylemek gerek; Hamnet, birçok doğru formülün bir araya gelmesiyle oluşturulmuş bir organizasyon. Bir film olmasının ötesinde güçlü bir proje. Yapımcıları arasında Hollywood’un önemli isimlerinden Sam Mendes ve Steven Spielberg var. Filmin uyarlandığı roman da geçtiğimiz yıllarda 40 dile çevrilip milyonlarca baskı gördü. Yönetmen Chloé Zhao ise Nomandland filmi ile 93. Oscar töreninde en iyi film, Venedik’te en iyi film ve daha birçok ödül organizasyonda heykelcik almıştı. Yani önceki filmi zaten çok başarılı olan bir yönetmen için yeniden yol haritası çizilmiş.

Kim çizmişse, kim yapmışsa gayet başarılı bir iş ortaya koymuş. Elimizde romandan uyarlama başarılı bir senaryo, minimalist anlatısını melodram türüne yansıtmaya çalışan bir yönetmen ve canlandırdıkları karakterlere hayat verirken boğaz düğümleyen oyuncular var. Filme dair övgüler, PR aşamasındaki doğru adımlar da üst üste binince Hamnet, yılın en çok ses getiren filmlerinden biri oldu.

TÜRKİYE’DE BEKLENENDEN FAZLA İZLENİYOR

Ancak Hamnet, ülkemizde çok izleniyor. Hatta çok fazla izleniyor. Herkes şaşkın. Üstelik dünyada da tam olarak böyle bir performansı yok. Türkiye’de bu kadar çok izlenmesinin sebeplerine bakmak gerek…

ABD’de kasımda vizyona giren film 23 milyon dolar kadar hasılat elde etti. Dünyada ise farklı zamanlarda gösterildi ve 57 milyon dolar hasılata ulaşabildi. Bütçesi 35 milyon dolar civarında olan film toplamda 80 milyon dolar hasılata ulaştı. ABD şartlarında doğal bir durum. Zaten gişe filmi değil. Fekat ülkemizde, gişe filmlerinden fazla izleniyor. İşte ilginç olan kısmı burası..

Hamnet, Türkiye’deki gişesinde ikinci haftayı tamamladı. 200 binin üzerinde bilet satıldı. İki haftadır en çok izlenen film. Birkaç hafta daha böyle devam edecek gibi. Çünkü “fısıltı gazetesi” başarılı bir PR süreci gerçekleştiriyor.

Biraz da filmden bahsedelim…

AGNES’E BU DOĞAL HAYATI KİM SEÇTİ?

“Hamnet” Kuzey İrlandalı Maggie O’Farrell’in romanından uyarlandı. 2020 tarihli aynı isimli romanı yönetmen Zhao ve yazar M. O’Farrell senaryoya uyarladı. Belli ki uyumlu hayal dünyaları var.

Yer İngiltere. 16. yüzyıl… Daha sonraları dünyanın en ünlü şairi olacak olan William Shakespeare (Paul Mescal) ve eşi Agnés Hathaway (Jessie Buckley) mütevazı bir hayat yaşarlar. 3 çocukları olur. Bu süreçte William’ın yazarlığı uzaklara ulaşır ve Londra’ya gidip gelmesi gerekir. Bu süreçte Agnes ilk çocuğu Susanna ve ikizleri Hamnet ve Judith’e tek başına bakar. Ve Hamnet, vebadan ölür.

Agnes aslında şifacıdır. Köylüler de ona cadı gözüyle bakar zaten. Dolayısı ile bir yalnızlık söz konusu zaten. Doğa ile ilişkisi bu yüzden güçlüdür Agnes’in. Arkadaşlık ettiği şahine de sık sık kendimizi içinde bulduğumuz güçlü manzara resimlerine de şaşırmıyoruz. Çünkü Agnes, toplumsal yalnızlığını doğa ile ilişkisi ile tedavi ediyor. Ve elbette çocukları olduktan sonra onlarla. Ya da zaten en baştan beri doğa ile ilişkisi toplumun kabul edemeyeceği şekilde olduğu için sonuç böyle oldu. Bunun kararını yönetmen veriyor. Neticede kendini doğada bulan, insandan uzak kalmak zorunda olan bir kadın resmediyor.

KADIN HİKAYESİNİ KADINLAR ÇEKTİ

Hamnet, ne adını aldığı ölen küçük çocuğun ne de William Shakespeare’in hikayesi. Romanda da olduğu gibi Agnes’in yolculuğundayız. Kadınların resmettiği kadın hikayesinde doğa da bir kadına evriliyor. Filmin afişinde de Agnes ile William’ın buluştuğu yerde de “ana rahmi” güvencesinde olan doğa tanımlanıyor.

Diğer filmlerinde de modern insanın yalnızlığını irdeleyen yönetmen Zhao, 4 asır öncesinde de modern insanın temelini bulmuş gibi. İnsanın doğa dönmesini çare olarak vurguluyor. Nomandland de buna benzer bir hikaye idi zaten.

OYUNCULUKLAR ÇOK İYİ, YÖNETMENİ TEBRİK ETMEK LAZIM

Filmi güçlü kılan en önemli unsurlardan biri oyunculuklar. Evet güçlü ve verimli bir senaryo elinizdedir ama oyunculuklar harika. Kötü oynayan yok. Paul Mescal iyi ama Jessie Buckley hayatının performansını ortaya koymuş (şimdilik). Çocuk oyuncu Jacobi Jupe da duyguları hareket geçirecek şekilde gerçekçi rol almış.

Her zaman söylerim. İyi oyun vardır ama bir filmdeki iyi oyunculuk büyük oranda yönetmenin maharetidir. İyi oyuncularla iyi yönetmenler bir araya geldiğinde işte böyle bir durum ortaya çıkıyor. Hamnet, oyunculuklar konusunda istisna tutulacak yapımlardan biri olarak tarihe geçti.

Yönetmen Zhao’nun minimalist anlatısı burada da kendini gösteriyor. Oscar alan yönetmenler genellikle sonraki filmlerinde, içinde bulundukları imkanların tuzağına düşüyor. Lakin Zhao bu tuzaktan beri durmuş. İmkanların şehveti ile hareket etmemiş. Az ışık kullanımı, uygun ritim, kıvamında kamera kullanımı ile tarzını yaşatmış.

ELEŞTİRİ DE VAR ELBETTE

Filmin en çok eleştirildiği nokta “fazla duygulu” olması. Daha doğrusu, arzu ettiği duyguyu izleyiciden zorla almaya çalışması… Bu eleştiriye katılıp katılmama konusunda kararsızım. Eğer öyle ise zaten bu bir gişe filmidir ve önceki satırlar düşer. Öyle değil elbette. Ancak oyunculukların ve doğa görsellerinin bazı noktalarda tekrar edişi, hedeflenen bir şeylere doğru izleyici çekme arzusu gibi geliyor. Bu da çok anormal bir durum değil. Fekat bu hususlar daha ölçülü olsaydı bir başyapıttan bahsediyor olurduk.

Galiba Türkiye’deki izleyicinin filmi sevmesinin altında yatan sebepler buraya bağlı. Doğal ama yönlendirici bir tarzı var. “Evlat acısı” çerçevesinde ilerleyen hikayede sonunda “anne yüreği” bazında bir ferahlama var. Sahici bir dile uluslararası PR ve sıfırtı gazetesinin etkisi eklenince sonuç buraya varıyor.

Hamnet, kesinlikle son zamanların en başarılı yapımlarından biri. Sinema tarihine de adını yazdıracağı kesin. Oscar’a da damga vuracak. Başyapıt demek zor ama hakkını da yememek lazım.



#Sinema
#Film
#Oscar
#Hamnet