
Diyanet’in 2026 Ramazan İmsakiyesi’ne göre İstanbul’da 21 Şubat Cumartesi günü imsak vakti 06.19 olarak belirlendi. Ramazan ayının ilk günleri geride kalırken, sahur ve sabah ezanı saatleri milyonlarca vatandaş tarafından yakından takip ediliyor. Oruç ibadetini yerine getirecek olanlar, Diyanet’in resmi takvimine göre niyet edecek.

Ramazan ayının başlamasıyla birlikte İstanbul’da sahur vakti ve imsak saati en çok araştırılan konular arasında yer aldı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan 2026 Ramazan İmsakiyesi’ne göre 21 Şubat Cumartesi günü İstanbul’da sabah ezanı 06.19’da okunacak. Oruç tutacak olanlar, bu saat itibarıyla yeme içmeyi bırakacak ve niyetlerini tamamlayacak.

İstanbul'da bu gece (21 Şubat) sahur saat kaçta?
Diyanet İşleri Başkanlığının "ramazan.diyanet.gov.tr" internet sitesinde, dünyanın dört bir yanındaki yerleşim yerine ait ramazan imsakiyeleri paylaşıldı.
İstanbul 2026 Ramazan İmsakiyesine göre, İstanbul'da 21 Şubat tarihinde sahur saat 06:19'da olacak.

Diyanet imsakiyesi üzerinden il il vakitler
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “ramazan.diyanet.gov.tr” adresinde Türkiye genelindeki tüm illere ait imsak ve iftar saatleri paylaşılıyor. İstanbul imsak vakti başta olmak üzere sahur ve iftar saatleri her şehirde farklılık gösteriyor. Vatandaşlar, bulundukları ile göre hazırlanan takvime göre ibadetlerini planlıyor.
Ramazan-ı Şerif, 18 Şubat Çarşamba akşamı kılınan ilk teravih namazıyla idrak edilmeye başlandı. 19 Şubat Perşembe günü ise ilk oruç tutuldu. Türkiye genelinde camilerde teravih namazları kılınırken, mukabeleler ve hayır faaliyetleri de yoğunluk kazandı. İstanbul’da da sahur ve iftar vakitleri her gün birkaç dakika değişiklik gösterecek.

Ramazan’da oruçlu iken gündüzü uyuyarak geçirmenin oruca zararı var mıdır?
Orucun sahih/geçerli olması için “oruç tutmaya niyet etmiş ve orucu bozacak şeylerden kaçınmış olmak” şarttır. Gündüzleri az veya çok uyumak, orucun sıhhatine zarar vermez. Bununla birlikte orucun vereceği sıkıntılardan uzak kalmak ve onları hissetmemek kastıyla, gerekli olmadığı hâlde Ramazan günlerinde uzun süreli uyumanın, orucun hikmetiyle bağdaşmayacağı da unutulmamalıdır.

Ramazan orucu tutmaya başlayan bir kimse daha sonraki günlerde oruç tutmaktan vazgeçerse ne gerekir?
Ramazan ayında her günün orucu başlı başına müstakil bir ibadettir. Bundan dolayı her gün için oruç tutmaya niyet etmek gerekir. Dolayısıyla bir günün orucundaki bozukluk, diğer günün sıhhatine engel olmaz.
Bu itibarla Ramazan orucu tutmaya başlayan bir kimse daha sonraki günlerde mazeretsiz olarak oruç tutmaktan vazgeçerse, sadece tutmadığı günlerin orucunu kaza etmesi gerekir, keffâret gerekmez. Zira keffâret, oruç tutmamanın değil, orucu Ramazan ayında mazeretsiz olarak kasten bozmanın cezasıdır.
Ancak Ramazan orucunun mazeretsiz olarak tutulmaması büyük günah olup, kazasıyla birlikte tövbe etmek de gerekir. Ayrıca Ramazan’dan sonra tutulan oruç, Ramazan’da tutulan orucun sevabını karşılamaz. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/403) Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadisinde, Ramazan’da mazeretsiz olarak tutulmayan bir günü, bir sene boyu tutulan orucun karşılamayacağını belirtmiştir. (Ebû Dâvûd, Savm, 38 [2396]; bk. Buhârî, Savm, 29)

Ramazan aylarında birden fazla oruç bozulması durumunda bu oruçların her biri için ayrı ayrı keffâret gerekir mi?
Farklı Ramazan aylarında da olsa bir kimsenin meşru mazereti olmaksızın kasten bozduğu bütün oruçlar için bir keffâret ödemesi (peş peşe iki kamerî ay veya altmış gün oruç tutması) yeterlidir. Ayrıca bozduğu her orucu kaza etmesi gerekir. Ancak keffâretin ödenmesinden sonra başlanıp kasten bozulan Ramazan orucu için yeni bir keffâret gerekir. (İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 2/338-340)







