
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Kabe’de Hacılar Hû der Allah' ilahisine kayıtsız kalmayarak, "Bu hasretini çektiğimiz bir iklimdi. Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır." dedi. Erdoğan, "Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Neyse derdiniz çıkın açıkça söyleyin. Lafı dolandırmayı bırakın, dilinizin altındaki baklayı çıkarın" ifadelerini kullandı. "Kimse azınlık hakları dersi vermeye kalkmasın İnanç özgürlüğü görmek isteyen Türkiye'ye baksın. Türkiye kendi özü ile büyüyecek." diyen Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı'nı kendi değerlerimiz ile inşa edeceğiz. İthal projeleri ile kimse bize parmak sallayamaz." şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Balıkesir'de 9. Ana Jet Üssü Komutanlığı filosuna ait F-16 uçağının kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat'a Allah'tan rahmet, şehidin kederli ailesine ve yakınlarına sabır, Türk Silahlı Kuvvetlerine ve aziz millete başsağlığı diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kazanın nedenlerinin tespitine yönelik gerekli inceleme ve soruşturmalar başlatılmıştır. Şehit pilotumuzun ruhu şad, mekanı inşallah cennet olsun." ifadesini kullandı.

AK Parti Grup Toplantısı'nın ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
- "AK Parti'nin millete hizmet davasına hem gönül hem de omuz verdiğiniz için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Milletçe mübarek ramazana kavuşmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz. Öncelikle siz milletvekillerimizin ve misafirlerimizin Ramazan-ı Şerifi'ni tüm kalbimle tebrik ediyor, bu rahmet mevsiminin milletimize, İslam dünyasına ve bütün insanlığa hayırlar getirmesini Rabb'imden niyaz ediyorum. Bizleri bir kez daha şehri ramazana ulaştıran Cenabıallah'a sonsuz hamdediyor, şükrediyoruz. Rabb'im tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri katında makbul buyursun. Yoksulun, ihtiyaç sahibinin, kimsesizin daha çok hatırlandığı komşuluk ve akrabalık hukukunun daha da güçlendirildiği, paylaşmanın ve dayanışmanın zirveye çıktığı bu mübarek günler aynı zamanda hepimiz için büyük bir fırsattır."
"Aklımız, gönlümüz, dualarımız Filistinli kardeşlerimizle"
Aziz millet başta olmak üzere tüm İslam aleminin, ramazanın rahmet ve bereket ortamından azami derecede istifade etmesini, ramazanın gönülleri kaynaştıran, kalpleri yumuşatan, manevi atmosferini doya doya yaşamasını dilediğini vurgulayan Erdoğan, "Ancak Gazze'de 10 Ekim'de varılan ateşkese rağmen devam eden saldırılar ve yapılan tüm anlaşmalara rağmen, insani yardımların istendiği şekilde ulaşamaması maalesef Ramazan-ı Şerif'i buruk geçirmemize sebep oluyor. Bu ramazanda da aklımız, gönlümüz, dualarımız Filistinli kardeşlerimizle." diye konuştu.
Ramazan-ı Şerif'in ülke genelinde çok farklı bir manevi atmosferde idrak edildiğini, camilerin dolup taştığını, çocuklar ve gençlerin gittikçe artan oranda camileri şenlendirdiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
- "Sofralarımız hamdolsun bereketleniyor. İhtiyaç sahibi kardeşlerimiz bu ayın bereketi ile daha çok gözetiliyor. Kur'an-ı Kerim'in o eşsiz sedası kulaklarımıza, kalplerimize adeta şifa oluyor. Bu yıl ayrıca ülkenin her yerinde terennüm edilen ilahilerle coşkuyu, neşeyi, manevi hazzı millet olarak hep birlikte yaşıyoruz. 'Kabe'de hacılar hu der Allah'. Bu ilahiyi 7'den 70'e insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden, ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses, tek yürek haline getiren bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerime buradan tebriklerimi iletiyorum. Özellikle okul bahçelerinde yavrularımızın hep birlikte bu ilahilere eşlik ettiklerini, hep bir ağızdan coşkuyla 'Allah' lafza-ı celalini seslendirdiklerini görmek bizi ziyadesiyle memnun etti, gururlandırdı. Tüm Türkiye'nin aynı ritimde buluşması, aynı sözleri, aynı sesleri terennüm etmesi özlediğimiz, arzuladığımız, hasretini çektiğimiz bir iklimdi."
"Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır"
Erdoğan, oluşan tablodan kimsenin gocunmaması, rahatsız ve tedirgin olmaması gerektiğini dile getirerek, "Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır. Bu fotoğraf bu toprakların fotoğrafıdır, bu milletin fotoğrafıdır. Bu fotoğrafa vesile olan herkesten Allah gani gani razı olsun." değerlendirmesinde bulundu.

"Hepimiz tam kadro sahadayız"
AK Parti olarak Ramazan-ı Şerif'i milletle bir kez daha kucaklaşmak, dertleşmek, aralarında yeni muhabbet köprüleri kurmak için en verimli şekilde değerlendirmenin çabası içerisinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
- "Genel Merkezimiz, tüm başkanlıklarımızın katkısını alarak teşkilatımız için çok kapsamlı, çok anlamlı bir etkinlik takvimi hazırladı. Hepimiz tam kadro sahadayız. Ramazan ayının rahmet ve merhamet iklimini hep beraber milletimizle teneffüs etmeye çalışıyoruz. Kabine üyelerimiz, milletvekillerimiz, kadın ve gençlik kollarımız, Merkez Yürütme Kurulu ile Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyelerimiz, AK Parti'nin hizmet siyasetinin lokomotifi olan belediyelerimiz, 11 ayın sultanını idrak ve ihya etmek için bizi biz yapan, bizi diğerlerinden ayıran güzel hasletlerimizi yaşatmak için cansiparane bir gayret sergiliyor."
Erdoğan, yuvalarına kavuşan depremzedelere konuk oldukları "Yeni Evim İlk İftarım" programının yüreklere dokunduğunu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bu yıl ikincisini düzenledikleri ramazan etkinliklerinin de Ankaralıların yoğun ilgisine mazhar olduğunu söyledi.
"Niyetimiz, inancımız, yolumuz bir diyerek en küçük köyümüzden en büyük şehrimize kadar 86 milyona kardeş olan teşkilatımızın her neferine teşekkür ediyorum." diyen Erdoğan, AK Parti teşkilatlarının daha önceki ramazanlarda olduğu gibi bu sene de yoksulluları, kimsesizleri, garip, gurebayı gözetiyor olmasından partinin Genel Başkanı olarak gurur duyduğunu, aynı tempoda çalışmaya devam ederek ramazanın son gününe kadar dayanışmanın ve paylaşmanın dozunu artıracaklarını belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığının Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında "Maarifin Kalbinde Ramazan" teması altında çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi için tüm illere yazı gönderdiğini anımsatan Erdoğan, ramazan ayı boyunca öğrenciler için söyleşi programlarının düzenleneceğini, okul aile işbirliğini güçlendirmek için iftar sofraları kurulacağını, çocukların milli ve manevi değerlerini daha iyi öğrenmeleri, tecrübe etmeleri için okul dışı öğrenme ortamlarının hazırlanacağını, öğrencilerin paylaşma bilincinin geliştirileceğini, birlik ruhu, adalet, merhamet, vatanseverlik gibi hasletlerin çocuklara aşılanmasının sağlanacağını anlattı.

"Bunlar Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar"
Erdoğan söz konusu etkinliklerin gönüllülük esasına dayalı yapılacağını vurgulayarak, şöyle konuştu:
- "Bu etkinlikler hiç şüphesiz Anayasal dayanağı olan etkinliklerdir. Anayasamızın gerek başlangıç kısmında gerekse sonraki diğer maddelerinde her vatandaşın manevi varlığını geliştirme hakkı olduğu açıkça belirtilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığımız da Anayasa'nın kendisine yüklediği sorumluluk mucibince öğrencilerimizin milli ve manevi değerlerini güçlendirme amacıyla tamamen gönüllülük esasına göre böyle güzel bir çalışmayı yapmıştır. Yapılan doğrudur, yerindedir, hukukidir. Ramazanın manevi iklimine uygun olmasının yanı sıra milletimizin hissiyatına da tercüman olan çok hayırlı bir hizmettir. Hangi siyasi görüşten olursa olsun milletimizin kahir ekseriyeti de genelgeye destek vermiş, memnuniyetle sahiplenmiş, fevkalade olumlu karşılamıştır."
"Bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde Ramazan-ı Şerif'ten sadece bir gün önce artık nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz çıktı, o bayat 'laiklik elden gidiyor' şarkısını söyleyen, zehir saçan, baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı." ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:
- "Bunlar Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar. Bunlar güya Cadılar Bayramı kılıfı altında ne idiği belirsiz saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar. Çocuklarımızı alkole, uyuşturucuya, sigaraya, her türlü sapkınlığa özendiren şarkılardan rahatsız olmazlar. Bunlar sosyal medya ve dijital platformlarda yavrularımızın türlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar. Bunlar batıda çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren o rezil, insanlık dışı skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında çocuklarımıza bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa bundan hemen rahatsız olurlar."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bildiriyi yayımlayanların derdinin ve karın ağrısının asıl sebebini gayet iyi bildiklerini belirterek, şunları kaydetti:
- "Laiklik kavramının arkasına saklanarak 10 yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini, bu milletin değerlerini nasıl tahrik ettiklerini, bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil. Hiçbir zaman da laiklik olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, milli ve manevi değerleriyle. Bunların derdi bu milletin ta kendisiyledir. Hayırdır, çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın ramazan süslemesi yapması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın teneffüs saatlerinde, okul bahçelerinde cıvıl cıvıl hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor? Gençlerimizin dilinde küfür, hakaret yerine Allah lafzının olması sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Neyse derdiniz çıkın, açıkça söyleyin. Lafı dolandırmayı bırakıp dilinizin altındaki baklayı çıkarın. Kimse kusura bakmasın ama bu milletin hiçbir ferdi bu milleti var eden milli ve manevi değerlerin öğretilmesinden rahatsız olmaz, olamaz. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla, bayrakla, toprakla, milletle aidiyetini tekrar tekrar sorgulasın."
AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nın gerçekleştirildiği salonda, "28 Şubat sürecine" ilişkin video izletildi.
Videonun ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, "İşte bütün mesele bu. Rahatsızlıklarının esas sebebi ayrıcalıklarını kaybetmeleri. Milletle eşitlenmek, milletle aynı hak ve ödevlere sahip olmak bunların işine gelmiyor. Türkiye'nin özgürleşmesi, tıpkı yatağını bulan bir nehir gibi kendi yatağında akması bunları rahatsız ediyor." dedi.
Erdoğan, yuvalarına kavuşan depremzedelere konuk oldukları "Yeni Evim İlk İftarım" programının yüreklere dokunduğunu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bu yıl ikincisini düzenledikleri ramazan etkinliklerinin de Ankaralıların yoğun ilgisine mazhar olduğunu söyledi.
"Niyetimiz, inancımız, yolumuz bir diyerek en küçük köyümüzden en büyük şehrimize kadar 86 milyona kardeş olan teşkilatımızın her neferine teşekkür ediyorum." diyen Erdoğan, AK Parti teşkilatlarının daha önceki ramazanlarda olduğu gibi bu sene de yoksulluları, kimsesizleri, garip, gurebayı gözetiyor olmasından partinin Genel Başkanı olarak gurur duyduğunu, aynı tempoda çalışmaya devam ederek ramazanın son gününe kadar dayanışmanın ve paylaşmanın dozunu artıracaklarını belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığının Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında "Maarifin Kalbinde Ramazan" teması altında çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi için tüm illere yazı gönderdiğini anımsatan Erdoğan, ramazan ayı boyunca öğrenciler için söyleşi programlarının düzenleneceğini, okul aile işbirliğini güçlendirmek için iftar sofraları kurulacağını, çocukların milli ve manevi değerlerini daha iyi öğrenmeleri, tecrübe etmeleri için okul dışı öğrenme ortamlarının hazırlanacağını, öğrencilerin paylaşma bilincinin geliştirileceğini, birlik ruhu, adalet, merhamet, vatanseverlik gibi hasletlerin çocuklara aşılanmasının sağlanacağını anlattı.

"Bunlar Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar"
Erdoğan söz konusu etkinliklerin gönüllülük esasına dayalı yapılacağını vurgulayarak, şöyle konuştu:
- "Bu etkinlikler hiç şüphesiz Anayasal dayanağı olan etkinliklerdir. Anayasamızın gerek başlangıç kısmında gerekse sonraki diğer maddelerinde her vatandaşın manevi varlığını geliştirme hakkı olduğu açıkça belirtilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığımız da Anayasa'nın kendisine yüklediği sorumluluk mucibince öğrencilerimizin milli ve manevi değerlerini güçlendirme amacıyla tamamen gönüllülük esasına göre böyle güzel bir çalışmayı yapmıştır. Yapılan doğrudur, yerindedir, hukukidir. Ramazanın manevi iklimine uygun olmasının yanı sıra milletimizin hissiyatına da tercüman olan çok hayırlı bir hizmettir. Hangi siyasi görüşten olursa olsun milletimizin kahir ekseriyeti de genelgeye destek vermiş, memnuniyetle sahiplenmiş, fevkalade olumlu karşılamıştır."
"Bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde Ramazan-ı Şerif'ten sadece bir gün önce artık nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz çıktı, o bayat 'laiklik elden gidiyor' şarkısını söyleyen, zehir saçan, baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı." ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:
- "Bunlar Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar. Bunlar güya Cadılar Bayramı kılıfı altında ne idiği belirsiz saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar. Çocuklarımızı alkole, uyuşturucuya, sigaraya, her türlü sapkınlığa özendiren şarkılardan rahatsız olmazlar. Bunlar sosyal medya ve dijital platformlarda yavrularımızın türlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar. Bunlar batıda çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren o rezil, insanlık dışı skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında çocuklarımıza bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa bundan hemen rahatsız olurlar."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bildiriyi yayımlayanların derdinin ve karın ağrısının asıl sebebini gayet iyi bildiklerini belirterek, şunları kaydetti:
- "Laiklik kavramının arkasına saklanarak 10 yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini, bu milletin değerlerini nasıl tahrik ettiklerini, bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil. Hiçbir zaman da laiklik olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, milli ve manevi değerleriyle. Bunların derdi bu milletin ta kendisiyledir. Hayırdır, çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın ramazan süslemesi yapması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın teneffüs saatlerinde, okul bahçelerinde cıvıl cıvıl hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor? Gençlerimizin dilinde küfür, hakaret yerine Allah lafzının olması sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Neyse derdiniz çıkın, açıkça söyleyin. Lafı dolandırmayı bırakıp dilinizin altındaki baklayı çıkarın. Kimse kusura bakmasın ama bu milletin hiçbir ferdi bu milleti var eden milli ve manevi değerlerin öğretilmesinden rahatsız olmaz, olamaz. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla, bayrakla, toprakla, milletle aidiyetini tekrar tekrar sorgulasın."
AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nın gerçekleştirildiği salonda, "28 Şubat sürecine" ilişkin video izletildi.
Videonun ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, "İşte bütün mesele bu. Rahatsızlıklarının esas sebebi ayrıcalıklarını kaybetmeleri. Milletle eşitlenmek, milletle aynı hak ve ödevlere sahip olmak bunların işine gelmiyor. Türkiye'nin özgürleşmesi, tıpkı yatağını bulan bir nehir gibi kendi yatağında akması bunları rahatsız ediyor." dedi.
Erdoğan, demokrasiye kurulan tuzaklara, milletin birliğine ve dirliğine yönelik saldırılara, sığ ve sahte gündemlere sıkıştırmaya çalışan oyunlara rağmen hedeflerine sağlam adımlarla ilerlediklerini ifade etti.
Cumhur İttifakı olarak geçen yıl başlattıkları ve bir devlet projesi olarak yürüttükleri "Terörsüz Türkiye" sürecinde 16 aylık zaman diliminde kayda değer mesafeler alındığını ve ümit verici gelişmeler yaşandığını kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:
- "En son Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 5 Ağustos'tan bu yana sürdürdüğü müzakere ve mütalaalarını geçen hafta tamamladı. Komisyonda temsil edilen tüm siyasi parti gruplarının mutabakatıyla 47 kabul, 1 çekimser ve 2 ret oyuyla nihai rapor onaylandı. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak ilk günden itibaren sergilediğimiz yapıcı ve uzlaşmaya açık tutumu rapor aşamasında da aynen devam ettirdik. Komisyonun misyonunu layıkıyla yerine getirebilmesi için kritik kavşaklarda riske girmek dahil üzerimize ne düşüyorsa ziyadesiyle yaptık. Gerek Meclis Başkanımız gerekse partimizi komisyon bünyesinde temsil eden arkadaşlarımız, fevkaladenin fevkinde bir gayret gösterdiler. Özellikle komisyonun odağından sapmasına, kuruluş gayesiyle ilgisi ve alakası olmayan gündemlerle sulandırılmasına izin vermedik. Hamdolsun sonuçta diğer siyasi parti gruplarının da katkısıyla sürecin bir aşamasını daha suhuletle aşmayı başardık."
"İşbirliğini doruğa çıkarmamız gereken bir döneme giriyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun, 137 kurum ve kişiyi dinlediğini, Komisyonda 4 bin 200 sayfa tutanak tutulduğunu ve kapsamlı bir istişare sürecinin ardından hazırlanan raporun da bundan sonra yapılması gerekenlere dair çok değerli bir yol haritası ortaya koyduğunu vurguladı.
Erdoğan, şöyle devam etti:
- "Şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki tam bir demokratik olgunluk, eksiksiz bir istişare ve siyasi tarihimizde örneği az görülen siyasi bir uzlaşma neticesinde kaleme alınan rapor bir tavsiye belgesi olduğu kadar tarihi bir belge özelliğindedir. Rapor, Türkiye'nin ortak geleceğine, 86 milyonun kardeşliğinin bir kat daha sağlamlaştırılmasına atılan çok değerli bir imzadır. Raporun içerisinden kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon yapma hevesinde olanların sürecin selametine hizmet etmediği aşikardır. Meselenin memnuniyet verici yanı raporu ve süreci gölgelemek isteyenlerin azınlıkta olması milletimizin ekseri çoğunluğuyla 'Terörsüz Türkiye', bölge hedefini tam manasıyla sahiplenmesidir. Rapora damga vuran uzlaşı ruhunu çok kıymetli buluyoruz. Siyaset kurumu özellikle bundan sonra atılacak adımlar açısından hem çok ciddi bir enerji hem de büyük bir güven toplamıştır. Şimdi süren bu sürecin yeni aşaması başlayacak. Partimizin ve ittifakımızın sorumluluğu biraz daha artacak. Meclisimiz yeni aşamada da elbette lokomotif rol üstlenecek. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aramızdaki dayanışmayı, eş güdümü ve işbirliğini doruğa çıkarmamız gereken bir döneme giriyoruz."
"Şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi incitmeden hareket ettik"
Erdoğan, sürecin yeni aşamasını da uhulet ve suhuletle yönetip, önce "Terörsüz Türkiye", ardından terörsüz bölge hedeflerine vasıl olacaklarını aktararak, şu ifadeleri kullandı:
- "Bugüne kadar attığımız her adımda, verdiğimiz her kararda, uygulamaya koyduğumuz her politikada, devletimizin ciddiyetine yakışır biçimde şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi incitmeden hareket ettik. Aynı şekilde devam edeceğiz, bunda kararlıyız. Büyük devlet olmak, büyük düşünmekle mümkündür. Biz tarihiyle olduğu kadar vicdanı ve aklıyla da büyük bir devletiz. İnsanlığa asırlar boyunca nizam vermiş büyük bir milletiz. Onun için büyük düşüneceğiz. Türkiye Cumhuriyeti'nin gücüne güveneceğiz. Türk milletinin ezeli ve ebedi kardeşliğine sonuna kadar inanacağız. Şurası bir gerçek ki Türkiye 23 yıllık çetin mücadeleler neticesinde bölgesel ve küresel bir güç olma yolunda tarihi bir fırsat yakalamıştır. Bunun önünü kimse kesemez. Buna biz izin vermeyeceğiz. İnanıyorum ki milletim de izin vermeyecek. Ortak geleceğimizi özellikle hafızamızda iz bırakan acılar üzerine inşa edemeyiz. Umutları büyütmek, müşterek zeminimizi genişletmek mecburiyetindeyiz."
Diğer siyasi partilerden de beklentilerinin komisyondaki demokratik, uzlaşmacı, müspet ve makul duruşlarını Meclis çalışmalarında da aynıyla devam ettirmeleri olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
- "Bin yıllık kardeşliğin önünde bugüne kadar hiçbir fesat odağı duramadı. Bugün de sınırlarımızın ötesine taşan bu kucaklaşma ve muhabbet selinin önünde durmaya çalışanlar olursa o sel herkesi önüne katıp sürükleyecek ve bu topraklardan süpürecektir. Biz 23 yıldır yaptığımız gibi nefreti ve öfkeyi çoğaltan değil, adaleti, hakkı, hukuku, demokrasiyi savunan tarafta yer alacak herkesin bir olduğu, beraber olduğu, barış içinde kardeşçe yaşadığı bir Türkiye için mücadele edecek, bu uğurda gerektiğinde fedakarlıkta bulunmaktan asla çekinmeyeceğiz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis'ten çıkışı sırasında bir basın mensubunun sorusu üzerine, İmralı'nın Adalet Bakanlığı tarafından işletilen bir cezaevi olduğunu söyledi.






