
Berlin Film Festivali bitti ama tartışmaları bitmedi. İsrail merkezli krizler peş peşe geliyor. Festival süresince Filistin’e destek söylemlerinin öne çıkması sonrası festival direktörünün görevden alınması gündemde. Alman hükümeti resmen harekete geçti. Ve tekrar gördük ki 7 Ekim’den sonra hiçbir şey eskisi gibi değil. Gazze, tam bir turnusol kağıdı.
Gazze’de yaşanan soykırım ve devam eden zulüm hakkında dünya genelinde ortak bir tavır var. Ancak hükümetler ve bazı kurumsal yapılar nezdinde “antisemitizm” iddiasıyla İsrail’in kollandığını görüyoruz. Sinema dünyasında da tablo tam olarak böyle. Son olarak Berlin Film Festivali’nde yaşananlar ve festival bittikten sonra direktörün görevden alınacağı iddiaları tepki topladı. Tepkilerin de ışığında ortaya çıkan gerçek ise 7 Ekim’den sonra Gazze’nin birçok mecrada olduğu gibi sinema dünyasında da turnusol kağıdı işlevi gördüğü…
7 Ekim’den sonra 3 kez yapılan Berlin Film Festivali, her defasında tartışmalarla yapıldı. Çünkü Yahudi Soykırımı’ndan dolayı Siyonist yönetime diyet borcunu ödeme çabasında olan Alman Hükümetleri festivali baskı altına aldı. Bazı festival yöneticileri ya da seçilen jüriler de bu tutumu destekler hüviyete büründü. Geldiğimiz noktada Berlin Film Festivali yine ciddi bir kriz içinde.
SİNEMACILAR SUSMADI, ALMAN HÜKÜMETİ ÇILDIRDI
Festival süresince sanatçıların Filistin’i destekleyen tavır takınmaları ve festival direktörü Tricia Tuttle’ın bunu engellememiş olması resmi kurumları harekete geçirdi. Almanya Kültürden Sorumlu Devlet Bakanı Wolfram Weimer, Berlin Uluslararası Film Festivali Direktörü Tricia Tuttle’ın görevden alınmasını talep etti. Bunun üzerine Alman hükümetine bağlı olan ve Berlin’deki önemli kültür etkinliklerini ve kurumları yöneten “Kulturveranstaltungen des Bundes in Berlin” (KBB) şirketinin Denetleme Kurulu olağanüstü toplandı. Fekat kurul bir karar alamadı.
Kurulun görevden alma karararı alamamasının en önemli sebebi kamuyu baskısı. Zira Almanya’da film sektörü temsilcileri, Berlinale Direktörü Tuttle’a açık mektupla destek verdi. Tom Tykwer, Todd Haynes ve Tilda Swinton gibi sektörün önemli temsilcilerinin de imzaladığı açık mektupta, film yapımcıları olarak Berlinale ile ilgili tartışmaların ve Tricia Tuttle’ın görevden alınmasına ilişkin konunun büyük endişeyle takip edildiği belirtildi.
Sosyal medyada da konuya dair ciddi bir tavır kendini gösterdi. Alman hükümetinin bu konuda önümüzdeki günlerde ne gibi bir karar alacağı hala net değil. Festival direktörü Tuttle’ın görevden uzaklaştırılma ihtimali devam ediyor.
VE DÜŞEN MASKELER…
Gelinen noktada, özgür düşüncenin merkezi (!) olan Avrupa’da dünyanın en önemli festivallerinden birinde, yine ifade özgürlüğünün hiçbir şekilde kısıtlanmadığı iddia edilen bir organizasyonda, İsrail eleştirildiği için kıyamet kopuyor! 7 Ekim’den sonra çokça yaşadığımız “gerçeğin ortaya çıkamaması” durumu yeniden vuku buluyor. Gazze, tam anlamıyla bir turnusol kağıdı oluyor.
Festival katılımcılarında genel olarak Filistin destekçisi tavır var. Ancak direktörün bu sebeple değişmesi festivalin geleceğini de etkileyecek. Haliyle, festivale katılacaklar için bir tutum işareti olacak. Oysa Avrupa’nın yürütücü gücü olan Almanya ifade özgürlüğünün ve çağdaş değerlerin merkeziydi! Her şey İsrail’e söz söylenene kadar. Alman özgürlüğünün sınırı da İsrail’in işgal sınırlarında bitiyor.







