Saat altıydı uyandım 'Kraliçe' sensin dediler
00:00, 10/09/2008, Çarşamba
Yeni Şafak
Saat altıydı uyandım 'Kraliçe' sensin dediler
'Sabah 06.00 gibi annem beni uyandırdı. Lourd Conyngham gelmişti, bana amcamın gece saat 02.15'te öldüğünü ve benim artık kraliçe olduğumu söyledi.'
Bu sözlerin sahibi, 63 yıllık iktidarı boyunca üzerinde güneş batmayan bir imparatorluğu dünyanın en büyük gücü haline getirecek olan birinden, o zamanlar 18 yaşında olan Kraliçe Victoria'dan başkası değil. Victoria'nın hayatını değiştiren bu olay, şüphesiz tarihi de değiştirdi. Yukarıdaki gibi, okuduğunuzda birkaç cümleyle özetlenen ama gerçekteki izdüşümü çok daha büyük olan, kadın merkezli tarihi olaylar bir kitapta toplandı: Tarihi Değiştiren Kadınlar. Ali Çimen'in hazırladığı kitap Timaş Yayınları arasından çıktı. Hz. Meryem, Hz. Hatice, Jeanne d'Arc, Hürrem ve Kösem Sultan, Catherina de Medici, Kraliçe II. Elizabeth, Kanlı Kontes Elizabeth Bathory, Büyük Katerina, Florance Nightingale, Marie Curie, İlse Koch, Simone de Beauvoir, İndra Gandhi, Margaret Thatcher, Valentina Vladimirovina Tereşkova, Benazir Butto ve Oprah Winfrey... Tarih kitaplarında okuduğumuzun aksine bu kitaptaki kahramanların hepsi kadın! İktidarın, bilimin, özgürlüğün, aşkın peşinde koşmuş 30 kadın, sıradışı öyküleriyle Ali Çimen'in kitabına konuk. Hem de en çarpıcı fotoğraflarıyla birlikte. Tüm bu kadınların tarihi nasıl değiştirdiklerini merak ediyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun. İşte size kitaptan kılavuz olacak bir kaç bölüm:
KALEMİM OLSA KÖLELİĞİ YAZARDIM!
o Harriet Beecher Stowe. Yazdığı kitapla Amerika'yı sarsan beyaz kadın. 1850 yılında, 23 milyon nüfusu olan Amerika'da, 3.2 milyon zenci kölenin ve onların çocuklarının haklarını savundu. Bir gün erkek kardeşinin eşinin “Eğer kalemimi senin gibi kullanabilseydim köleleğin ne denli utanç verici bir şey olduğunu tüm ulusun anlayabilmesi için yazardım” sözleri onu kendine getirdi ve Amerikan edebiyat tarihinde kahramanı zenci olan ilk kitabı yazıp, ulusal bilinç uyandıran ilk kadın oldu. “Kölelik insan onuruna aykırı ve mutlaka kaldırılmalıdır”, onun hayatını adadığı ülküsünün tek cümlelik özetidir.
o Okuyamadı, garsonluk ve dadılık yaptı. Doğru insanlarla tanıştığında doğru adımlar attı ve öldüğünde tüm dünya onu tanıyordu: Helena Rubinstein. 'Amerika'ya ilk gittiğimde tüm kadınların burunlarını pembe, dudaklarını gri ve hepsinin yüzlerini bembeyaz gördüm. Burada hayatımın işini yapabilirim' dedi. Polonyalı bir Yahudi idi. Kremden koca bir kozmetik imparatorluğu kurdu. 'Çirkin kadın yoktur, tembel kadın vardır' sözü, ondan tüm kadınlara miras kaldı! Atlantik'i uçarak geçti.
o 'Atlantik Okyanusu'nu uçarak geçecek ilk kadın yolcu olmak ister misin?' 'Evet' cevabı hayatını değiştirdi: Amelia Earhart, cesaretin timsali. 20 Mayıs 1932'de Newfoundland'daki Trapassey Harbor Grace'den 'Dostluk' isimli fokker F-7 ile havalandı, 21 saate Atlantik'i geçip İskoçya Burry Port'a indi. Tarih bu inişi kocaman harflerle kaydediyordu.
TARİHİN AKIŞINA FİSKE
o Rosa Parks. 1 Aralık 1955. İşte o gün Montgomery Alabama'da siyahi bir kadın, bindiği otobüste yerini beyaz bir yolcuya vermeyi reddediyor, tarihin akışına bir fiske vuruyordu. O gün, ayrımcılığı ortadan kaldıran özgürlük şahlanışının düğmesine basmıştı. Sivil haklar hareketinin fitilini ateşleyen kadın Rosa Parks! “Hissettiğim tek yorgunluk; sadece pes etmekten duyduğum yorgunluktur!”
o Don't cry for me Argentina! (Benim için ağlama Arjantin!) Latin Amerika'nın en güçlü kadını! Hızlı yaşayıp genç ölen bir efsane: Evita (Küçük Eva). Kaderin önüne sunduğu 'gücü', işçi hakları için mücadelede kullandı. Ülkede sınıfsal ayrımcılığa son vermek ve kitlelerin yaşam standardını yükseltmek için çalıştı. 33 yaşında kanserden öldüğünde tüm ülke durdu. İşçi dernekleri Papa'ya bir mektup göndederek onu 'azize' ilan etmelerini istedi.
MAO'NUN KÖPEĞİYİM
o Bayan Mao. Çinin ilk firs lady'si, kültür devriminin dişi celladı: Jiang Qing Fakirlik ve baskı katığı oldu, geleneksel kültürü suçladı, ekmeğini sahnelerde aradı, oyunculuk yaptı. Komünist lider Mao ile evlenince ülkenin bir numaralı kadını haline geldi, artık geçmişle hesaplaşabilecek güçteydi. Evlendiklerinde Mao eşinden resmi olarak boşanmamıştı. Aralarında 20 yıllık evlilik kontratı yaptılar ve kamusal alanda Jiang Mao'nun yanında 17 yıl görünmedi. Amacı eski gelenekleri, alışkanlıkları, kültürü ve düşünce tarzını değiştirmek olan kanlı sürecin de temellerini eşiyle birlikte atacaktı. Yıllar sonra yargılandığında ise, mahkemede kendini savunmak için sarf ettiği şu sözler, çocukluğundan itibaren ülkesinde egemen kültürü yıkmak için kafa yoran bir kadının kişisel dramını gözler önüne seriyordu:
'Ben Mao'nun köpeğiydim, kimi ısır derse onu ısırırdım!'
o Merhametiyle dikkat çekiyordu. Kocası terör estirirken, o gönüllere huzur veriyordu. Kendisini 'tanrılar tanrısı' ilan eden Firavun'un karısı, Allah'a iman ediyordu. Hz. Musa'yı korudu, İslam peygamberinin övgüsüne mazhar oldu, Kur'an-ı Kerim'de taltif edildi: Hz. Asiye. Asaletin simgesi oldu!
Başlıklar :
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.