Sen başka hayâller kurarsın, evlatların bambaşka hayatlar yaşarlar

Ali Murat Güven
00:006/02/2010, Cumartesi
G: 5/02/2010, Cuma
Yeni Şafak
Sen başka hayâller kurarsın, evlatların bambaşka h
Sen başka hayâller kurarsın, evlatların bambaşka h

İngiliz reklam filmleri yönetmeni Kirk Jones'un, 'Cennet Sineması'nın yaratıcısı Giuseppe Tornatore'nin aynı adı taşıyan 1990 tarihli bir diğer ünlü filminden uyarladığı 'Herkesin Keyfi Yerinde', 67 yaşındaki sinema efsanesi Robert De Niro'ya yaşına çok yakışan bir rolde unutulmaz bir baba kompozisyonu çizme fırsatı sunuyor

Hiçbir aile “mükemmel” değildir. Bir aile ne kadar çok mükemmel gibi görünürse o ailede o kadar çok sır vardır ve Goode Ailesi'nde de durum farklı değildir. Frank Goode ailesini ayakta tutabilmek ve çocuklarını mümkün olan her imkâna kavuşturabilmek için fırsat bulduğu her saat çalışmış, ruhu da bedeni de alabildiğine yorgun bir adamdır. Beklendiği gibi, 60'larına merdiven dayadığında zamanın su gibi akıp gittiğini ve çocuklarının büyüyüşünü doyasıya göremediğini fark eder. Zamanı geri döndürüp evlatlarıyla tekrar bir araya gelme hevesiyle de âniden kararını verip kıtalararası bir yolculuğa çıkar. Ancak, kahramanımız, hedefine ulaştıktan kısa bir süre sonra, karısının ona çocukların durumlarıyla ilgili bilgi verirken kötü haberleri atladığını ve iyi haberleri abarttığını fark edecektir.

İTALYAN SİNEMASININ USTA KALEMİNDEN UYARLAMA

“Herkesin Keyfi Yerinde”, 1988 tarihli “Cennet Sineması” (Nuovo Cinema Paradiso) adlı başyapıtıyla dünyanın dört bir köşesindeki sinemaseverlerin gönüllerinde taht kuran İtalyan yönetmen Giuseppe Tornatore'nin, anılan filmden hemen sonra, 1990'da gerçekleştirdiği bir diğer ünlü yapıtının Atlantik ötesi versiyonu… İlk çevriminin özgün adı “Stanni Tutti Benne” olan “Herkesin Keyfi Yerinde”nin hüzünlü öyküsünü ait olduğu topraklardan kopartıp orta sınıfa mensup bir Amerikan ailesinin dramasına dönüştürmek, İtalyan asıllı Amerikalı yapımcı Gianni Nunnari'nin de yirmi yıllık bir hayâliymiş. “Yedi”, “İskender”, “Köstebek” ve “300 Spartalı” gibi dev bütçeli filmlerden tanıdığımız başarılı yapımcı, “Belki bir gün bu öyküyü ABD merkezli olarak yeniden çekebilirim” diyerek, onu ta 1990'ların başlarında yazar ve yönetmeni Tornatore'den satın alıp bir kenara koymuş. Ve beyazperdeye ilk yansımasından neredeyse 20 yıl sonra, Nunnari'nin bu hayâli, reklâm dünyasının bol ödüllü İngiliz yönetmeni Kirk Jones'un ellerinde artık gerçeğe dönüşmüş durumda…

Çektiği reklâmlarla 1990'ları başlarında Cannes'da bu kategorideki büyük ödülü kazanan Jones, sinema anlamında çok da verimli bir yönetmen değil; söz konusu alandaki bütün kariyeri 1998, 2005 ve 2009'da çektiği topu topu üç filme dayalı… Ancak, ilk iki çalışması, özellikle de 1998 yapımı “Ned'in Ayaklanışı” (Waking Ned) adlı Britanya tarzı komedi filmi onu Hollywood çevrelerinde popüler kılmaya yetti. Kendisini 1990'ların sonlarından bu yana dikkatle izlemekte olan Nunnari'nin “Amerika'daki ilk işin olarak bunu uyarlamaya ne desin?” notu eşliğinde kendisine gönderdiği özgün filmin DVD'sini izledikten sonra da projeye büyük bir heyecanla katılmış. Sicilyalı Tornatore'nin bütünüyle İtalyan aile yapısının kendine özgü ayrıntı ve inceliklerinden hareket eden öncü senaryosunun ABD'deki aile yapısına uyarlanması; özünde yine “aile”yi temel alacak, ancak yanı sıra bir “yol filmi” karakteristiği taşıyacak yepyeni bir forma dönüştürülmesi işi de yapımcılar tarafından yine yönetmen Jones'a bırakılmış. Bunun için ABD'ye gelip aylar boyunca bir şehirden ötekine otobüslerle binlerce kilometre yol yapan, her durağında ucuz otellerde kalıp “derin Amerika”nın sıradan insanlarıyla uzun muhabbetler eden sanatçı, sonunda da kıtadaki Britanyalı bir konuk olarak Yeni Dünya'nın ahlâkî kodlarını çözdüğünü varsayarak senaryosunu kaleme almış.

DE NIRO, SEN NASIL BİR ADAMSIN?

Jones'un uyarlamasındaki kalite bir yana, ABD'deki ilk filminde oyuncu vitrininin en önüne Robert De Niro gibi bir beyazperde efsanesinin oturtulması da işini büyük ölçüde kolaylaştırıyor hiç kuşkusuz… Yeryüzünün dört bir köşesindeki on milyonlarca hayranı gibi bizim gözümüzde de zamanı durdurmuş olup hiç yaşlanmayan, hayatın acı gerçeklerine kulak verdiğimizde ise artık 67 yaşına ulaştığını üzüntüyle idrak ettiğimiz bu büyük sanatçı, tıpkı Jack Nicholson'ın 2002 yılında Amerikan bağımsız sinemacılarından Alexander Payne'in o güzelim “Schmidt Hakkında”sında yaptığı gibi, yaşını-başını hiç dert etmeyip, tam aksine onu uygun senaryolarda esaslı bir avantaja dönüştürerek yine geleneksel klasını konuşturuyor. De Niro'yu, hayatının -epeyce gecikmeli olarak gerçekleşen- bu en büyük buluşmasında, gerçekte hayatının hezimetini yaşayan yorgun ve mahzun baba Frank Goode rolünde izlediğimde, aklıma da ister istemez Nicholson'un (bana göre kariyerindeki en iyi performanslarından biri olan) Warren Schmidt karakteri geldi.

Bana “Hangisi daha iyi peki” diye sormayın sakın; çünkü De Niro ile Nicholson arasında bir üstünlük kıyaslaması yapmak, ancak sinemayı yüzeyinden seven amatörlerin işi olabilir. Çünkü, bu iki aktör ve onların yaşdaşı olan yarım düzine dolayındaki karizmatik hemcinsleri, şimdiye kadar canlandırdıkları karakterlerle sinemanın sanat boyunu inşâ ettiler, ona tiyatro oyunculuğuna denk bir saygınlık kazandırdılar. O açıdan, birbirlerine üstünlükleri yok; onlar hep birlikte değerli ve diğer binlercesine de bu işin nasıl yapılacağını öğreten birer “sinema gurusu” pozisyonundalar…

De Niro'nun filmdeki performansına en çok etkisi olan şey ise bir baba olarak kendi tecrübeleri olmuş. “Basitçe söylemek gerekirse, bu filmle kendimi çok kolay özdeşleştirdim” diyor De Niro. “Çünkü, Frank'in çocuklarıyla yaşadıklarını anlayabiliyordum ve bu deneyim benim açımdan da hem çok tanıdık, hem de çok ilginç oldu.”

Jones'un, bizzat yazdığı bu senaryoda, baştan sona kadar etkisini hiç yitirmeksizin alttan altta ilerleyen hüzün duygusuna son derece hâkim yönetiminin yanı sıra, Drew Barrymore, Kate Beckinsale ve Sam

Rockwell başta olmak üzere genç kuşaktan diğer yardımcı oyuncular da hamuru sağlam bir öyküyü kalburüstü bir dramaya dönüştürebilmek için ellerinden gelenin en iyisini ortaya koymaktalar…

“Herkesin Keyfi Yerinde” az sayıda filmin gösterime girdiği bir hafta sonundaki en değerli film… Pek muhtemeldir ki şu anda Türkiye'deki sinema câmiâsında yaşanan “Gülelim eğlenelim, ille de yerli argo başyapıtları izleyelim” tantanası içinde kadri kıymeti hiç bilinmeyip bir-iki haftada salonlardan çekilecek. Gerçek sinemasal değeri ve lezzeti ise ilerleyen yıllarda çok daha iyi anlaşılacak.

Özellikle, delicesine çalışmayı hayatının merkezine oturtup, “Ne yapıyorsam evlatlarımın istikbâli için yapıyorum” bahanesinin ardında hem kendi, hem de sevdiklerinin hayatlarını tüketen orta yaştaki anne-babaların izlemesinde çok büyük yarar görüyorum.


HERKESİN KEYFİ YERİNDE Everybody's Fine

Yapım Yılı ve Ülkesi: 2009, ABD-İtalya ortak yapımı

Türü ve Süresi: Aile draması / 99 dakika

Senarist: (Massimo De Rita, Tonino Guerra ve Giuseppe Tornatore'nin yazdığı özgün senaryodan uyarlamayla) Kirk Jones

Yönetmen: Kirk Jones

Görüntü Yönetmeni: Henry Braham

Özgün Müzik Bestecisi: Dario Marianelli (Yanısıra, yeni bir şarkısıyla Sir Paul McCartney)

Kurgucular: Andrew Mondshein

Yapım Tasarımcısı: Andrew Jackness

Sanat Yönetimi Ekibi: Drew Boughton (Sanat Yönetmeni) Chryss Hionis (Set Dekoratörü), Aude Bronson-Howard (Kostüm Tasarımcısı), Michelle Johnson (SaçTasarımcısı), Nuria Sitja (Makyaj Tasarımcısı)

Oyuncular: Robert De Niro (Frank Goode), Drew Barrymore (Rosie), Kate Beckinsale (Amy), Sam

Rockwell (Robert), Lucian Maisel (Jack), Damian Young (Jeff), James Frain (Tom), Melissa Leo (Coleen),

Katherine Moenning (Jilly)

İthalatçı Şirket: UIP

Dağıtıcı Şirket: UIP

İçerik Uyarıları: Bir kaç sahnesinde argo diyaloglar içerdiğinden dolayı, 13 yaşından küçük izleyiciler, yanı sıra da bu tür temalardan hoşlanmayanlar için uygun bir film değildir.

Resmî İnternet Sitesi ve Fragmanı: www.everybodysfinemovie.com

Yıldız Puanı: * * *


ROMANTİK KOMEDİ

Yapım Yılı ve Ülkesi: 2010, Türkiye yapımı

Türü ve Süresi: Romantik komedi / 109 dakika

Senaristler: Ceren Aslan, Aslı Zengin

Yönetmen: Ketche

Görüntü Yönetmeni: James Gucciardo

Özgün Müzik Bestecisi: Yıldıray Gürgen

Kurgucu: Aylin Tinel

Sanat Yönetmeni: Zeynep Koloğlu

Oyuncular: Cemal Hünal, Engin Altan Düzyatan, Gürgen Öz, Sedef Avcı, Sinem Kobal, Burcu Kara, Begüm Kütük, Kubilay Penbeklioğlu, Mert Yavuzcan, Burcu Esmersoy, Janset, Pelin Çalışkanoğlu, Seda Kement

Yapımcı Şirket: Boyut Film

Dağıtıcı Şirket: Pinema Film

İçerik Uyarıları: İçerdiği yüzeysel erotizm ve bir kaç cinsel içerikli diyalog nedeniyle, 13 yaşından küçüklerin izlemesi için uygun bir film değildir.

Resmî İnternet Sitesi ve Fragmanı: www.romantikkomedi.com

Yıldız Puanı: * * 1/2

Sessiz sakin Esra, deli dolu Didem ve dominant karakterli Zeynep, birbirlerinden alabildiğine farklı mizaçlara sahip olmalarına karşın yine de yıllarca çok yakın olmayı başarabilmiş üç genç arkadaştır. Bu kankalardan, duygusal ilişkisini istikrarlı bir biçimde sürdürmeyi başarabilmiş olan Zeynep'in düğünü, diğer ikisinin hayatlarında da bazı sürprizlere neden olacaktır. İstemediği bir işte yıllardır çalışan Esra, bir cesaret örneği göstererek çizgisini bütünüyle değiştirmeye karar verir. Bunun için ilk adımı atar ve işinden istifa eder; ardından da kötü giden ilişkisini sona erdirir. Uzun aramalardan sonra zar zor iş bulabildiği reklâm ajansında ise onu bir sürpriz beklemektedir.

Ajansın kreatif direktörü Mert, Esra ile gitgide yakınlaşırken, erkeklere karşı yanlış strateji uyguladığını düşünen Didem de Mert'in yakın arkadaşı aktör Cem Sezgin'den etkilenir ve onu elde edebilmek için okuduğu bir kitaptan taktikler uygulamaya başlar. İki kankasının aşk hayatlarındaki tarzlarını tasvip etmeyen Zeynep ise aynı süreçte evliliğinde bazı sorunlar yaşamaktadır. Üç genç kadının aldıkları kararlar ve attıkları adımlar, özel hayatlarında hiç ummadıkları denizlere doğru yelken açmalarına neden olacaktır.