Şimdi Yüzme Zamanı!!!
00:00, 01/08/2010, Pazar
Yeni Şafak
Şimdi Yüzme Zamanı!!!
Deniz, güneş, kumsal, masmavi bir manzara yoğun ve yorucu günlerin ardından hepimize çok iyi geldi. Ailecek minicik bir tatil köyüne geldik. Burası çok sakin ve manzara çok güzel. Karşımızda kocaman dağlar ve yemyeşil boylu boyunca uzanan bir orman, diğer tarafta da çok uzaklara kadar giden uçsuz bucaksız masmavi deniz var. Bu güzellikler arasında işimize en çok yarayan ise tam ortadaki koca havuz. İşte burası bizim eğlence yuvamız. Sabah erken saatlerde kalkıyoruz. Güzel bir kahvaltıdan sonra diğer çocuklarla beraber burada toplanıyoruz. Bir saate kalmadan grubumuzun en tatlısı, bizi en çok eğlendiren, bir o kadar da güzel şeyler öğreten, koca arkadaşımız Cemal Amca da bize katılıyor:
-Günaydın çocuklaaar!
-Günaydın Cemaaal!
Kendisi bizden çok çok büyük ama arkadaş olduğumuz için biz ona 'Cemal' diyoruz. Daha doğrusu o öyle istiyor. Cemal Amca, tatil köyü sakinlerinden biri. İlk tanıştığımız gün 'Ben denizin oğluyum.' demişti, 'Ne demek istiyor acaba?' diye başta Ali olmak üzere hepimiz merak ettik. Sonra öğrendik ki Cemal Amca aslında eski bir sporcuymuş; yüzme sporunda da bir sürü madalyon almış, hatta birçok kez yurtdışında Türkiye'yi temsil etmiş ve güzel derecelere girmiş. Onun için yüzmek ve deniz, en az nefes almak kadar önemli. Sahip olduğu enerjiyi ve genç görünümünü spora borçluymuş. Gerçekten de Cemal Amca o kadar genç gözüküyor ki yaşını duyan herkes gibi ben de altmış yaşında olduğunu öğrenince 'Altmış mııı?' diye şaşırmaktan kendimi alamadım. Benim şaşırmama kahkahalar atan Cemal Amca, her gün ama her gün olduğu gibi o gün de başladı sporun neden önemli olduğunu anlatmaya. Hele yüzerken kendini nasıl hissettiğini anlatmasına hepimiz bayılıyoruz:
'Deniz babam beni her gün evine davet ediyor, ben de başlıyorum suda yüzmeye, bir altından, bir üstünden, bir takla açarak varıyorum evine… Ne mükemmel bir ev orası, içinde mavinin her tonu var, binlerce muhteşem balık ve binlerce değişik bitki… Yani anlayacağınız, deniz babam, beni her davet edişinde koca sarayının en güzel odalarından birini gezdiriyor. Benim sağlıklı ve sağlam vücudum da bu ziyaretlerin hediyesi…'
Cemal Amca, denizde yaptığı gezintileri, harika sualtını, nasıl balık gibi yüzdüğünü anlatırken hepimiz bir masal gibi saatlerce onu dinliyoruz ve biz de sanki oradaymışız gibi hayal ediyoruz. Sonrasında bu heyecan ve merakla hep beraber başlıyoruz havuzda yüzme derslerine: vücudumuz suya paralel, ileriye doğru kollarımızın uzandığı kadar kulaç atıyoruz ve her üç kulaçtan sonra nefes alıyoruz, arkadan da sürekli ayaklarımızı suya vuruyoruz… Bir daha, bir daha denerken tüm günü böylece havuzda geçiriyoruz.
Birkaç günde başta ben olmak üzere neredeyse çoğumuz yüzmeyi öğrendik. Hatta Ali bile yavaş yavaş simidini çıkarmaya başladı. Yüzme merakı hepimizi iyice sardı, annemlerin de çocuk yaşlarda yapılan spora önem vermesi hevesimizi daha da arttırdı. Sporla beraber, kalbimiz daha iyi çalışacak, kan dolaşımımız daha düzenli olacak, vücut direncimiz yükselirken, kaslarımız da güçlenecekmiş. Tüm bunların yanında yüzmek, psikolojimize de iyi geldi. Geçen haftaki Ali'ye olan kızgınlığım bu bahaneyle geçti, Ali'nin de stresli halleri normale döndü. Kısacası bu spor hepimize iyi geldi. Şimdi tek derdimiz Cemal Amca'nın balığı olabilmek.
Deniz, güneş, kum, manzara, evimiz, havuzumuz, arkadaşlarımız, her şey çok güzel… Rüya gibi bir tatilin tam ortasındayız ve sağlıklı bir vücut için her gün spor yapıyoruz. Ben denizkızı olma konusundaki iddiamı her gün babama anlatırken Ali de Cemal Amca'nın tahtına göz dikti: 'Sen denizkızı ol, bir dahaki seneye de denizin oğlu ben olacağım.' diyor..
Bize yazın
Sevgili Çocuklar! Bu sayfada sizin çalışmalarınıza da yer veriyoruz. Resim, şiir, hikaye, masal gibi çalışmalarınızın yanı sıra çektiğiniz fotoğrafları bir zarfa koyarak Yeni Şafak Pazar, Yeni Doğan Mahallesi Kızılay Sok. No:39 Bayrampaşa / İstanbul adresine ya da elektronik posta ile pazar@yenisafak.com.tr adresine gönderebilirsiniz. Masallarınız sürpriz hediyeler kazanabilir.
Ne okuyalım? Ne yapalım?
Santral Sanat Stüdyosu
Bu atölyede çocuklar çok çeşitli malzemeler kullanarak açık havada bir yaratım süreci yaşıyor, hayal ettikleri bir mekanı resim, heykel, kağıt ve tellerle çalışarak bir dekor haline getiriyorlar. Açık hava ve sanat santralistanbul Sanat Stüdyo'sunda birleşiyor.
Mekan: Santral İstanbul
Gişe Tel: 0 (212) 311 78 35
Ücret: 375 TL
Gişe Tel: 0 (212) 311 78 35
Ücret: 375 TL
16 Ağustos 2010, Pazartesi; Saat: 10:00 - 13:00
17 Ağustos 2010, Salı; Saat: 10:00 - 13:00
18 Ağustos 2010, Çarşamba; Saat: 10:00 - 13:00
19 Ağustos 2010, Perşembe; Saat: 10:00 - 13:00
20 Ağustos 2010, Cuma; Saat: 10:00 - 13:00
17 Ağustos 2010, Salı; Saat: 10:00 - 13:00
18 Ağustos 2010, Çarşamba; Saat: 10:00 - 13:00
19 Ağustos 2010, Perşembe; Saat: 10:00 - 13:00
20 Ağustos 2010, Cuma; Saat: 10:00 - 13:00
İstanbullu Masallar
Kitabın yazarı: Nurefşan Çağlaroğlu
Yayınevi: Nesil Çocuk Yayınları
Hakkında: İstanbul'u İstanbul Yapan
Kültürel Miras, Masal
Tadında Kaleme Alındı
Yayınevi: Nesil Çocuk Yayınları
Hakkında: İstanbul'u İstanbul Yapan
Kültürel Miras, Masal
Tadında Kaleme Alındı
Hepsi Benim
Kitabın yazarı: Tülin Kozikoğlu
Yayınevi: İletişim Yayınları
Yayınevi: İletişim Yayınları
Hakkında: Foli paylaşmayı hiç sevmez. Oyuncaklarını, kitaplarını, giysilerini, yiyecek-lerini hep kendisine saklar. Bir süre sonra bakar ki oyun oynarken tek başına, kitap okurken tek başına, kat kat giyinirken tek başına, hapur hupur yemek yerken tek başına Ne eğlence kaldı şu hayatta?
Başlıklar :
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.