Yerli olmak yetmez güçlü hikaye lazım
04:00, 27/10/2026, Salı
Yeni Şafak

Bora Durmuşoğlu
Bir dönem TRT Çocuk kanalını yöneten Bora Durmuşoğlu’yla “Çocuk Medyası ve Popüler Kültür” kitabı üzerine konuştuk. Bir yapımın yerli olmasının yeterli olmadığını belirten Durmuşoğlu, “Güçlü hikâyeye, iyi yazılmış karakterlere ve sağlam içeriğe ihtiyacımız var. Çocuk, karşısında sürekli nasihat veren yetişkin görmek istemiyor” dedi.
Çocuk medyasını çizgi filmlerden yapay zekâya, dijital mahremiyetten yerli içerik üretimine kadar geniş bir çerçevede ele alan “En Yumuşak Güç: Çocuk Medyası ve Popüler Kültür” kitabı Vadi Yayınları’ndan çıktı. Bir dönem TRT Çocuk kanalının yöneticiliğini yapan, marka, pazarlama ve lisanslama alanlarında çalışan Bora Durmuşoğlu, kitabında yerli içerik üretimi, millî yayıncılık anlayışı, temiz içerik yaklaşımı, Türkçenin korunması, dijital mahremiyet ve aile içi iletişim konularına odaklanıyor. Kitabın sonunda yer alan yaklaşık 500 kavramlık Çocuk Medyası Sözlüğü ise çalışmayı farklı alanlardan okurlar için bir başvuru kaynağına dönüştürüyor.
YERLİ OLMAK TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
Yerli yapımların önemini vurgulayan Durmuşoğlu, yerli olmanın tek başına nitelikli içerik üretmek için yeterli olmadığını belirtti. Yeni Şafak’a konuşan Durmuşoğlu, şunları söyledi: “Kendi dilimizi, kültürümüzü ve değerlerimizi yansıtan içerikler üretmek elbette çok kıymetli. Ancak bunu yaparken çocukların neyi sevdiğini, neye güldüğünü, hangi hikâyeyle bağ kurduğunu da iyi anlamamız gerekiyor. Her şeyden önce güçlü bir hikâyeye, iyi yazılmış karakterlere ve sağlam bir içerik evrenine ihtiyacımız var. Çocuk, karşısında sürekli nasihat veren bir yetişkin görmek istemiyor. Eğlenmek, merak etmek, heyecanlanmak ve kendisini hikâyenin içinde bulmak istiyor. Vermek istediğimiz değerler olabilir ancak bunları hikâyenin doğal akışı içerisinde hissettirebilmeliyiz. İyi anlatılmış bir dostluk, cesaret veya fedakârlık hikâyesi, dünyanın farklı coğrafyalarındaki çocuklara ulaşabilir. Yeter ki yerel kültürü göstermelik bir süs olarak kullanmayalım, hikâyenin doğal bir parçası hâline getirelim.”
TÜKETİM ALIŞKANLIKLARINI DEĞİŞTİRİYOR
Çocukların izledikleri içeriklerden öğrendikleri ifadeleri günlük konuşmalarına taşıdığını, sevdikleri karakterleri oyunlarında canlandırdığını dile getiren Durmuşoğlu, medya içeriklerinin tüketim alışkanlıklarını da şekillendirdiğine dikkat çekti. Sevilen bir karakterin zamanla oyuncaklardan kıyafetlere kadar farklı ürünlerle çocuğun karşısına çıktığını ifade eden yazar, içeriklerin hem olumlu değerleri destekleyebileceğini hem de olumsuz davranışları normalleştirebileceğini söyledi. Çocukların dikkatinin, tercihlerinin ve kişisel bilgilerinin giderek daha fazla ticari rekabetin parçası hâline gelmesini en önemli endişelerinden biri olarak tanımlayan Durmuşoğlu, dijital mahremiyetin korunmasında ailelerin yanı sıra platformlara, içerik üreticilerine ve karar vericilere de sorumluluk düştüğünü ifade etti.
İÇERİKLER ÜZERİNE KONUŞUN
Çocukları dijital dünyadan bütünüyle uzak tutmanın mümkün olmadığını vurgulayan Durmuşoğlu, “Ailelerin çocuklarının izledikleri içerikleri tanıması ve bunlar üzerine konuşması oldukça önemli. Bir çizgi filmdeki karakterin davranışlarını sorgulamak, reklamların satın alma isteğini nasıl etkilediğini konuşmak ve dijital platformların çalışma biçimini yaşa uygun şekilde anlatmak, medya okuryazarlığının evde başlayabilecek adımları arasında yer alıyor” şeklinde konuştu.
BÜTÜN SORUMLULUĞU YAZILIMA VEREMEYİZ
- Yaşa uygun sınırlar, ekran süresi kuralları ve gerektiğinde teknik koruma araçlarının önemine de değinen Durmuşoğlu, “Bütün sorumluluğu bir yazılıma veya yasaklar listesine bırakırsak çocuğun kendi kararlarını verme becerisini geliştirmesine yeterince yardımcı olamayız. Bir de kendi davranışlarımızı gözden geçirmeliyiz. Sürekli telefonuyla ilgilenen bir yetişkinin çocuğuna ekranı bırakmasını söylemesi ne kadar etkili olabilir? Asıl hedefimiz, çocuğun karşılaştığı bir içerikten rahatsız olduğunda, anlamadığı bir durumla karşılaştığında veya dijital ortamda bir sorun yaşadığında gelip bizimle rahatça konuşabilmesini sağlamak olmalı” dedi.

Hayat
Güzellik Algıları ödüllendirildi

Hayat
Mardin'in gastronomi hazinesi 38 lezzet noktasında keşfediliyor: Kaburga dolmasından Süryani çöreğine yöresel tatların hikayesi

Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kimliksizleştirme siyaseti yaptılar