
Küresel çatışmaları sona erdirme ve uluslararası ihtilafları çözme hedefiyle başlatılan Barış Kurulu, İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen tarihi bir törenle resmen hayata geçti. Gazze Barış Planı çerçevesinde şekillenen ve ABD Başkanı Donald Trump’ın önerisiyle kurulan yapıya Türkiye de kurucu üyelerden biri olarak katıldı.
Türkiye’nin barış süreçlerindeki aktif rolü, Davos’taki törenle bir kez daha tescillendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen imza törenine katılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Barış Kurulu Şartı’na Türkiye adına imza attı.

Davos’ta tarihi imza töreni
İsviçre’nin Davos kenti, dünya siyasetini yakından ilgilendiren kritik bir zirveye ev sahipliği yaptı. Bölgesel ve küresel krizlerin diplomasi yoluyla çözülmesini amaçlayan Barış Kurulu için hazırlanan şartname, üye ülkelerin temsilcileri tarafından imzalandı. İlk olarak Gazze’deki kalıcı barışı tesis etmek amacıyla gündeme gelen kurulun kapsamı, imzalanan yeni şartname ile tüm uluslararası ihtilafları kapsayacak şekilde genişletildi.
Barış Kurulu nedir?
Gazze Barış Kurulu, ABD Başkanı Donald Trump'ın 2024 sonlarında önerdiği ve Ocak 2026'da İsviçre'nin Davos kentinde imzalanan şartname ile resmen hayata geçen uluslararası bir diplomasi mekanizmasıdır. Temelde Gazze'deki çatışmaları sona erdirmek amacıyla kurulmuş olsa da, vizyonu küresel ölçekteki diğer ihtilafları çözmeyi de kapsamaktadır.
Türkiye'nin Barış Kurulu'ndaki rolü nedir?
Türkiye, bölgesel ağırlığı ve arabuluculuk kapasitesi nedeniyle bu kurulun en stratejik ortaklarından biri olarak konumlandırılmıştır. Türkiye, barışın kalıcı hale getirilmesi sürecinde hem bir garantör hem de teknik destek sağlayıcı olarak masada yer almaktadır. Türkiye'nin kurula katılımı, kurulun bölge halkları nezdindeki meşruiyetini artırırken, insani yardım ve yeniden inşa süreçlerinde de anahtar rol oynamasını öngörmektedir.






