https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/9/4/019fb15a-2io3ejpmqzdmd6ea2mt3s.webp
Hüseyin Berk
22:19, 04/09/2025, PerşembeG: Güncelleme: 22:38, 04/09/2025, Perşembe

Süleyman Seyfi Öğün 'bilimin karanlık yüzü'nü anlattı: Liderler 'ölümsüzlüğün' kokusunu alıyor

Yeni Şafak Yazarı Süleyman Seyfi Öğün, Rusya Devlet Başkanı Putin ile Çinli mevkidaşı Cinping'in '150 yıl yaşama, ölümsüzlük' sohbetine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Genetik ve biyoteknolojideki ilerlemelerin insan ömrünü uzatma potansiyeli olduğunu vurgulayan Öğün, "Yaşlanma karşıtı projeler hız kazanıyor. Ancak tüm bu süreçler şeffaf değil; kapalı kapılar ardında, oligarşik yapılar içinde yürütülüyor. Bazı liderler bunun kokusunu alıyor." dedi. Geçmişte aşılar sayesinde insan ömrünün uzadığını fakat günümüzde aşıların insanın bedenine ve zihnine muazzam bir müdahale potansiyeli taşıdığından örnek veren Öğün, büyük sermaye sahiplerinin de bazı şeyler denediğini ya da bazı insanlar üzerinde denenmesine izin verdiğini belirtti.

Çin’de Pasifik Cephesi’nin sona erişinin 80. yılı için düzenlenen askeri geçit törenine, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin lideri Şi Cinping’in “ölümsüzlük” üzerine sohbeti damga vurdu. Tiananmen Meydanı’ndaki törende iki liderin biyoteknoloji ve ömrü uzatma üzerine konuşmaları “açık mikrofona” yansıyarak dünyada yankı uyandırdı.

Putin, “Biyoteknoloji sürekli gelişiyor, organlar nakledilebilir, hatta ölümsüzlük mümkün olabilir” derken; Şi Cinping, “Bu yüzyılda insanlar 150 yaşına kadar yaşayabilir” ifadesiyle dikkat çekti.

Putin, tören sonrası bu konuyu Şi ile ciddi biçimde görüştüklerini doğruladı.

Yaşananlar Nedret Ersanel moderatörlüğünde TVNET'te canlı yayınlanan Akıl Odası programında masaya yatırıldı.

Öğün 'bilimin karanlık yüzü'nü anlattı: Artık süreçler kapalı kapılar ardında

Yeni Şafak Yazarı Süleyman Seyfi Öğün, bilim tarihinin genellikle insanlığın yararına sunulan buluşlar ve teknolojilerle steril biçimde aktarıldığını fakat son yıllarda bunun kapalı ve oligarşik bir süreç haline geldiğini anlattı.

Genetik ve biyoteknolojideki ilerlemelerin insan ömrünü uzatma potansiyeli taşırken, bilimsel gelişmelerin artık küçük araştırmalardan değil devasa yatırımlardan beslendiğini vurgulayan Öğün
,"Nanoteknolojiyle beyne müdahale imkânı tartışılırken, anti-aging projeleri hız kazanıyor. Ancak tüm bu süreçler şeffaf değil; kapalı kapılar ardında, oligarşik yapılar içinde yürütülüyor."
değerlendirmesini yaptı.
Öğün'ün yaptığı değerlendirmelerden öne çıkanlar şöyle:

"Bize genellikle ortaokullarda, liselerde okutulan bir bilim tarihi vardır ki hatta bilim ve felsefe beraber okutulur. Hep hayırla yad edilir. Yani buluşlar, ilaçlar, makineler, vesaire… Hep insanlığın faydasını temin maksadıyla anlatılır. Adeta bilimin tarihini bir tür melekselleştirmeyle sunmak… Tabii bunun zıttı da var, onu tamamen yok saymıyoruz. Bilimi şeytani bir bakışla ele alan karanlık bir düşünce de mevcut. Bunların ikisini beraber düşündüğünüzde birinden ötekine gidip geliyorsunuz.

Ama artık rahatlıkla söyleyebilirim ki insanlar o tür masallara—bilim insanlığın önünü açacak, onu selamete kavuşturacak gibi şekerlenmiş ideallere—çok da inanmamalı. Tarihte her şeyin mutlaka sorunlu bir tarafı vardır. Hiçbir adım sekmesiz atılmaz. Bunların fayda-maliyet hesaplarını herkes kendi ölçüsünde tartışabilir. Ama steril bir bilim tarihi yok. Hele hele fen, buluşlar, teknoloji işin içine girdiğinde bu durum çok daha belirgin hale geliyor. Bilimin tabiatı gereği tamamen hayra yorulacak bir tarafı yok; problemli, sorunlu yönleri de var.

"Geri çevrilemez derecede sorunlu yönler mevcut"

Bir kere şunu görmemiz lazım: Bu işler artık çok pahalıya mal oluyor. Az maliyet gerektiren bilimsel buluşlar devri çoktan geçti. Ağır yatırımlar, büyük sermaye devreye giriyor. İkinci nokta şu: Bilimin tarihini tabii ki bilim tarihçileri ve felsefecileri yorumluyor. Ama bildiğim bir şey var: Çok kritik aşamalar, kırılma anları var. Mesela biyoteknoloji, genetik meseleleri… Genetik şifre çözüldüğünde ben o gün haber bültenlerini hatırlıyorum. İkili sarmal hikayeleri, bundan sonra neler yapılabileceği tartışmaları… O zaman dedim ki: “Tamam, gerçekten çok kritik bir noktadayız.”

Tabii aklım bu kadarına erer mi, bilmiyorum. Ama şifreler çözüldükten sonra müdahale imkanları doğdu. Bir yandan tıbbi-biyolojik araştırmalar, öte yandan nanoteknoloji üzerinden bedene, hatta beyne aparat yerleştirmek… Bu akıl almaz bir noktaya sürüklüyor bizi. Elbette faydaya yorulacak tarafları olabilir ama geri çevrilemez derecede sorunlu yönleri de mevcut.

Mesela entropi diye bir şey var; bu dünyada her şey ömrünü tamamlar. Ama şimdi bu düşünce entropiye meydan okuyor. Eskiden padişahlar kaç yaşına kadar yaşarlardı? Çok nadiren elli, bilemediniz biraz daha fazla.
Şimdi ise temiz sular, aşılar, ilaçlar sayesinde ömür çıtası yükseldi. Bunlar tamam. Ama bugün konuşulan şey bambaşka; daha şaibeli. Bu gelişmeler insanın bedenine ve zihnine muazzam bir müdahale potansiyeli taşıyor.
Ölüme çare olur mu, olmaz mı, bilemem. İnancımıza göre her nefis ölümü tadacaktır. Ama şu muhakkak:
Ömür uzatılıyor ve bu konuda devasa yatırımlar var. Anti-aging programları bunun örneklerinden. Türkiye’de de görüyoruz.
“Uzun yaşayacağım” gibi sıradan ifadelerin çok ötesinde.

"Modern dünyada tamamen oligarşik bir süreç söz konusu"

Eskiden bilimsel buluşlar ortalama insanın anlayabileceği bir dille aktarılıp kamuoyuyla paylaşılırdı. Şimdi ise her şey kapalı kapılar ardında yürütülüyor. Popper’in Açık Toplum kitabını düşündüğümüzde, bugün bilim tarihi tam tersine kapalı toplum örneği sergiliyor. Modern dünyada tamamen oligarşik bir süreç söz konusu; hangi aşamada olunduğunu bilemiyorsunuz.

"Liderler kokusunu alıyor"

Bazı liderler bunun kokusunu alıyor olabilir. Mesela haddinden fazla uzun yaşayanların oranlarına baktığımda plütokrasiyle ilişkili şaşırtıcı rakamlar gördüm.
Şaşırıyor muyuz? Hayır. Demek ki bazı şeyler deneniyor ya da bazı insanlar üzerinde denenmesine izin veriyorlar.

Netice itibariyle bugün bildiğimizin çok ötesinde denemeler, uygulamalar var. İlaç şirketlerinin politikaları da bununla ilişkili."

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026