19:30, 29/08/2026, Cumartesi
Toplumsal çürümeye karşı "üç ayaklı" reçete: Aile, okul ve maneviyat
Söz Milletin özel röportajında mikrofonlarımıza konuşan ilahiyatçı ve eğitimci konuğumuz, aile yapısı, sosyal medyanın yıkıcı etkileri ve toplumsal çürüme üzerine sarsıcı uyarılarda bulundu.
Toplumsal nabzı tutmaya ve halkın sesini ekranlara taşımaya devam eden Söz Milletin, yine çok konuşulacak özel bir röportaja imza attı. Mikrofonlarımıza samimi ve çarpıcı açıklamalarda bulunan ilahiyatçı öğretmen konuğumuz; modern yaşam biçimlerinin aile bağlarını nasıl zayıflattığını, dijital mecraların kontrolsüz kullanımını ve toplumu ayakta tutan ahlaki değerlerin nasıl korunabileceğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.
"Bize dayatılan Batı değerlerini değil, kendi özümüzü yaşayacağız"
Söz Milletin ekibine konuşan konuğumuz, toplumsal yabancılaşmaya karşı çok sert bir duruş sergiledi.
"Bize şu anda dikta edilmiş Batı değerleri var, ailenin yıkıcı değerleri var. Biz bu dünyayı yaşamayacağız, kendi dünyamızı yaşayacağız. Kendi kimliğimize, kendi özümüze döneceğiz"
diyerek çıkış yolunun kendi kültürel ve manevi köklerimizde olduğunu belirtti."Çocukların eline telefon verip dijital dünyanın kötülüklerine mahkum ediyoruz"
Günümüz ebeveynlerinin çocuk yetiştirirken kolaycılığa kaçtığına dikkat çeken konuğumuz, anne ve babalara Söz Milletin aracılığıyla şu uyarıyı yaptı:
Eski anne-babalar, dedeler gibi zorluk çekilmiyor. Çocuk en ufak bir sıkıntıda, ağlamada eline hemen telefon verilerek o kontrolsüz dünyanın içine sokuluyor. Peki ne görüyor orada? Sosyal medyanın kötülüğünü..."
Aynı çatı altında yaşayıp birbirinin dünyasından habersiz olan bireylerin kuşak çatışması yaşadığını belirten eğitimci, aile içi iletişimsizliğin toplumsal çürümenin en büyük tetikleyicisi olduğunu ifade etti.
"Çocuk bir kamera gibidir, söylenen yalanı da doğruyu da kaydeder"
Karakter gelişiminin 3 ile 7 yaş arasında tamamlandığının altını çizen vatandaş, anne-babaların çocuklarına örnek olurken samimi davranması gerektiğini şu sözlerle aktardı:
Evde kendisi sigara içip çocuğuna 'içme' diyen ya da kendisi yalan söyleyip çocuğuna 'yalan konuşma' diyen anne-babalar başarılı olamaz. Yapmayacağımız şeyi söylemeyeceğiz. Önce kendimiz yaşayacağız, sonra yaşatacağız.
Röportajda, akşam saatlerinde televizyon ve telefonların kapatılarak ailece kitap okunmasının ve çocuklarla derin sohbetler edilmesinin önemi vurgulandı.
"Baskıcı eğitim gençleri dinden soğutuyor"
Dini değerlerin ve ibadet alışkanlığının çocuklara baskıyla değil, sevdirilerek verilmesi gerektiğini savunan ilahiyatçı öğretmen,
"Bizim toplumumuzda geçmişten gelen zorlama ve baskıcı bir anlayış var. Ancak günümüz çocukları özgür yetişiyor ve baskı ters tepiyor. En ufak bir kızgınlıkta çocuk bir anda hocaya ve dine düşman kesilebiliyor"
diyerek önemli bir pedagojik uyarıda bulundu.Bilimsel verilere de değinen konuğumuz, bir çocuğun namazı ömür boyu severek kılabilmesi için 3 ve 7 yaşlarında babasıyla birlikte cami ortamıyla tanışması ve oraya alışması gerektiğini belirtti.
"Haramlar kalpleri kararttı, ayetler işlemez hale geldi"
Toplumdaki ahlaki erozyonun manevi boyutuna da değinen vatandaş, Kur'an-ı Kerim'deki
"Allah'ın ayetleri okunduğu zaman inananların kalpleri titrer"
ifadesini hatırlatarak şu çarpıcı tespiti yaptı:"Bugün toplum öyle bir kötü hale gelmiş ki; işlenen günahlar, haramlar, kumarlar, faizler insanların kalbinin önünü kapatmış ve leke oluşturmuş. Maalesef artık o ayetler kalplere işlemez hale gelmiş."
Söz Milletin’den toplumsal kurtuluş için üç maddelik formül
Vakıf ve sivil toplum kuruluşlarına olan güvenin samimiyetsizlikler yüzünden sarsıldığını belirten konuğumuz, Hz. Muhammed dönemindeki Hılful Fudul (Erdemliler Birliği) hareketini örnek göstererek, kötülüklere karşı samimi ve dürüst insanların bir araya gelmesi gerektiğini söyledi.
Röportajın sonunda toplumsal reçete üç kavramla özetlendi: İlim (doğruyu bilmek), Amel (bildiğini hayatına aktarmak) ve İhlas (her şeyi samimiyetle ve sadece Allah rızası için yapmak).











Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.