|
Savaşın meyveleri!
ABD Başkanı
Joe Biden
Ukrayna’ya “
misket bombaları
” göndermelerinin gerekçesini cephane stoklarının erimesine dayandırmıştı. Tabii bu erimeler sıcak ekmeklerine daha fazla tereyağı sürmek isteyen “
Amerikan Askerî-Endüstriyel Kompleksi
” için yeni fırsatlar demek.
Sovyetler Birliği
” dağıldıktan sonra Avrupa’da NATO’ya duyulan ihtiyaç ziyadesiyle azalmıştı. Ancak ABD, Avrupa’yı zapturapt altında tutmak için NATO’yu Doğu’ya doğru genişletmeye başladı. Ukrayna’nın işgali ABD’nin elini daha güçlendirdi. İsveç’in katılma süreci tamamlanır ise NATO üyelerinin sayısı 32’ye yükselecek. Beyaz Rusya ve Ukrayna dışında Rusya’nın batısında NATO üyesi olmayan ülke kalmadı. Yani NATO, Rusya’yı “çevrelemiş” durumda.
NATO meselesi
”, Amerika’daki ana akım dış politika elitleri dışında kalan aydınlar tarafından da eleştiriliyor. Gazeteci-Yazar
Chris Hedges
“Salon” dergisinde 8 Temmuz’da yayınlanan “
Afganistan hakkında yalan söylediler. Irak hakkında yalan söylediler. Şimdi de Ukrayna hakkında yalan söylüyorlar
” başlıklı yazısında “
Ukrayna’daki vekalet savaşı ABD çıkarlarına hizmet etmek üzere tasarlanmıştır. Silah üreticilerini zenginleştiriyor, Rus ordusunu zayıflatıyor, Rusya’yı Avrupa’dan izole ediyor. Ukrayna’ya ne olacağı önemsizdir
” diyordu.

Savaş tacirlerine dikkat çeken Hedges, Ukrayna’ya güvenlik yardımı için tahsis edilen paranın çoğunun Amerikan savunma üretimine yatırıldığını söylüyor. Böylece bu para Ukrayna’ya sağlanan eski malzemelerin yerine ABD silahlı kuvvetleri için yeni silah ve mühimmatları finanse ediyor. Hedges, NATO’ya katılan ülkelerin ordularını NATO’nun askerî donanımıyla uyumlu hale getirmelerinin Amerikan silah şirketlerine milyarlarca dolar kâr sağladığını belirtiyordu. Hedges’e göre Rusya düşman olmak istemeseydi bile düşman olmaya zorlanırdı.

“Soğuk Savaş” döneminde “Sovyetler Birliği”nin liderlik ettiği “
Varşova Paktı
”nın üyeleri şimdi NATO’dalar. Bu ülkelerin depoları Sovyet silah ve mühimmatlarıyla doluydu. NATO’nun diğer üyelerinin depolarıysa Amerikan menşeli silahlara ev sahipliği yapıyordu. Bu eskimiş silahlar Ukrayna’da tüketiliyor. Stokların tüketilmesi en başta ABD’ye yarar sağlıyor tabii.
Ukrayna’nın işgali NATO üyesi ülkelerin savunma giderlerini artırmaları için kaldıraç oldu. Önceki ABD Başkanı
Donald Trump
, NATO üyelerinin malî katkılarını öngörülen tutarlara yükseltmedikleri takdirde Avrupa’daki Amerikan askerlerini çekecekleri tehdidinde bile bulunmuştu.
ABD Senatosu’
ndaki Cumhuriyetçilerin lideri
Mitch McConnell
ise Ukrayna’ya yapılan askerî yardımların Rusya’nın ABD’yi tehdit etme kabiliyetini azaltmanın hem “
Dolar
” hem de “
Amerikan yaşamı
” açısından çok daha ucuz bir yolu olduğunu söylemişti.
Amerikalı ekonomistlerden
Prof. Michael Hudson
ise 30 Haziran’da yayınladığı “
Amerika Büyük Bir İmparatorluğu Yok Etti
” başlıklı yazısında “
ABD’nin stratejisinin sadece ‘son Ukraynalıya kadar savaşmak’ değil, NATO stoklarından silinen son tanka, füzeye ve diğer silahlara kadar savaşmak olduğu açıkça ortaya çıkmıştır
” diyordu. Hudson’a göre, NATO’nun silah stoklarının tükenmesi “Amerikan Askeri-Endüstriyel Kompleksi”ni zenginleştirecek geniş bir ikame pazar oluşturuyor. Hudson, NATO’nun silah stoklarını yenilemesinin Avrupa’da sosyal harcamaları azaltarak kıtayı bir depresyona sürükleyeceğine de dikkat çekiyordu.
NATO’nun amacının öncelikle Avrupa’yı savunmak olduğu söylenir.
Grey Anderson
ve
Thomas Meaney
, “
New York Times
”da 11 Temmuz’da “
NATO söylediği gibi değildir
” başlığıyla yayınladıkları yazıda bu anlatıyı sorguluyorlardı. Yazarlar, NATO’nun asıl amacının Batı Avrupa’yı ABD liderliğindeki çok daha geniş bir dünya düzeni projesine bağlamak olduğunu savunuyorlar. Buna göre NATO, ABD plânlamacıları tarafından tasarlandığı gibi işliyor ve Avrupa’yı Amerikan gücüne bağımlı hale getirerek manevra alanını daraltıyor.
Bu yazarlara göre halihazırdaki NATO, Avrupa’daki Amerikan etkisini ucuza güvence altına alıyor, Avrupa’nın kendi güvenliğini sağlama kabiliyetini zayıflatıyor, yarı özerk bir Avrupa gücünün ortaya çıkmasını engelliyor. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden önce Avrupa’daki askerî harcamaların yaklaşık yarısının Amerikalı üreticilere gittiğini belirten yazarlar, şimdi bu satın alma grafiğinin daha da yükseldiğine dikkat çekiyorlar. Yazarlar durumu şöyle özetliyorlardı: “
Avrupa yeniden askerîleşiyor olabilir ama Amerika bunun meyvelerini topluyor.
#Politika
#NATO
#ABD
#Abdullah Muradoğlu
7 ay önce
default-profile-img
Savaşın meyveleri!
Ne borçmuş arkadaş!
Kim daha çok biliyor?
Sözü senet kabul edilen âlim: İsmail Saib Sencer
Küresel Yahudi “beyin” network’ü
CHP ile DEM Parti şeffaflık sürecini yönetemedi