|
Ya Beyaz Saray, ya Netanyahu!
Biden Yönetimi
’nin İsrail’e kayıtsız şartsız askeri, siyasi ve diplomatik desteği başının belası oldu. Bu politikanın Demokratlar’ın Kasım seçimlerinde
Beyaz Saray
’ı kaybetmeleriyle sonuçlanabileceğine dair güçlü işaretler var. Amerikan tarihinin bu anında Kasım 2024 seçimleri her iki taraf için de “
varoluşsal
” önemde. Demokratlar’ın göz ardı edilemeyecek nitelikte bir kesimiyse Biden Yönetimi’nin Gazze’de soykırım yapan İsrail’e kayıtsız şartsız destek vermekten vazgeçmesini istiyor. Kasım seçimleri tam anlamıyla bıçak sırtında ve ana akım Demokrat liderlik İsrail’e desteğin yol açacağı kayıpları iliklerine kadar hissediyorlar.

Netanyahu ise Biden Yönetiminden gelen, hiçbir caydırıcılığı olmayan eleştirilere aldırmıyor. Kendisinin de tekrarladığı gibi Netanyahu’nun ABD’den istediği üç şey var: Mühimmat, mühimmat ve mühimmat. Netanyahu ABD’den silah akışının hiçbir gerekçeyle kesintiye uğramasını istemiyor. Biden Yönetimi de akışı kesmeye yönelik bir girişimde bulunmadı.

Biden’ın Gazze’de ‘
geçici ateşkes
’e ihtiyacı var. Netanyahu’nun ise kendini kurtarmaya ihtiyacı var. Bu iki ihtiyaç birbiriyle çelişiyor, biri kazandığında diğeri kaybediyor. İkisinin birlikte kaybedeceği bir bahisten söz edilebilir tabii ama birlikte kazanacakları bir bahis yok.
ABD Kongresi’ndeki İsrail yanlısı Demokratlar bile
“ya Netanyahu, ya Beyaz Saray”
ikileminin şiddetli baskısı altındalar. Senato Çoğunluk Lideri, Demokrat Partili
Chuck Schumer
’in yaptığı konuşmaysa ortalığı çok fena karıştırdı. ABD Kongresi’ndeki en yüksek rütbeli Yahudi lider ünvanına sahip Schumer’in Netanyahu’yu eleştirerek İsrail’de seçim istemesi şok etkisi yaptı.
Senato Demokratları arasında Netanyahu’ya en yakın isim olan Schumer bu yüzden ABD Başkanı
Barack Obama
’yı bile karşısına almıştı. Schumer, “İran Nükleer
Anlaşması
”nı engellemeye çalışan Netanyahu’nun Demokrat senatörler arasındaki tek destekçisiydi. Kendini “
Yahudilerin koruyucusu (Schomer)
” olarak tanımlayan Schumer’in konuşması Biden’ın İsrail’e destek yüzünden ne kadar kötü bir duruma düştüğünü gösteriyor. Schumer yapacağı konuşmadan Beyaz Saray’ı önceden bilgilendirmiş. ABD Başkanı Biden, Schumer’in yapacağı konuşmanın İsrailliler üzerinde meydana getireceği etkiyi hesaplamış bile olabilir.
ABD desteği olmadan uzun süreli savaş yürütemeyeceğinin farkında olan İsrail’in siyasi elitleri de “
ya Netanyahu – ya ABD
” ikilemi arasında sıkışmış vaziyetteler. ABD’de İsrail’e destek İki Partili mutabakata dayanıyor. Demokratlar Netanyahu’nun Cumhuriyetçilerle sıkı ilişkisinden rahatsızdılar. Liberal Yahudiler de Netanyahu-Trump işbirliğinin İki Partili İsrail mutabakatını zayıflatacağından şikâyet ediyorlardı. Diğer yandan Amerika’da İsrail’e duyulan sempati giderek azalıyor. Özellikle yeni kuşaklar ABD’nin İsrail’e koşulsuz desteğini sorguluyorlar.
Schumer’in konuşmasına en sert tepkilerse “
Neoconlar
”dan ve “
Cumhuriyetçiler
”den geldi. Sabıkalı Neoconlardan
Elliott Abrams, “CFR(Dış İlişkiler Konseyi)
” sitesinde kaleme aldığı yazısında Schumer’in konuşmasını İsrail’e “
eşi benzeri görülmemiş bir saldırı
” olarak niteliyordu. ABD Başkan Yardımcısı
Kamala Harris
’in Schumer’den önce Netanyahu’yu eleştirmesine dikkat çeken Abrams, Demokratlar’ın seçim ihtiyaçlarını İsrail’in güvenliğinin önüne koymakla suçluyordu. ABD’nin Latin Amerika ülkelerinin iç siyasetlerine doğrudan veya dolaylı müdahalelerinde oynadığı kirli rol yüzünden mahkum edilmiş olan Abrams’ın Harris ve Schumer’i İsrail’in iç siyasetine müdahale etmekle suçlaması saçmalık elbette.
Cumhuriyetçi Yahudi Koalisyonu
” başkanı
Norm Coleman
’a göreyse Amerikan tarihinin seçilmiş en üst düzey Yahudi siyasî lideri olan Schumer İsrail’i sırtından bıçaklamıştı. Coleman Demokratlar’ın oyları düştüğü için İsrail’e karşı sert görünmeye çalıştıklarını, yanı sıra kritik eyaletlerde öne geçmek için İsrail’i feda etmeye giderek daha istekli olduklarını savunuyordu.
ABD Senatosu’ndaki Cumhuriyetçilerin lideri
Mitch McConnell
ile Temsilciler Meclisi Başkanı
Mike Jonhson
da Schumer’i İsrail’in iç siyasetine müdahale etmekle suçluyorlar. Konu İsrail’e geldiğinde demokrasiyi hatırlamaları manidâr tabii. İsrail’e adeta “silah boru hattı” döşeyerek on binlerce çocuğun, kadının katledilmesinde pay sahibi olan Biden Yönetimi elini yıkayarak kenara çekilmeye, suçu sadece Netanyahu’nun üzerine yıkmaya çalışıyor. Meselenin özü bu.
#ABD
#Netanyahu
#İsrail
#Biden
2 ay önce
Ya Beyaz Saray, ya Netanyahu!
İsimler
Birileri duruma el koysun
Rabbine hasım kesilen insan!
Sosyal çürüme yazıları 8: Sıkıntı yok cumhuriyeti
Belirsizlik ‘algılamayı’ öldürür