Sözleşmeli statüde geçen süreler kazanılmış hak aylıkta dikkate alınır mı?

00:0026/07/2009, Pazar
G: 3/09/2019, Salı
Ahmet Ünlü

657 sayılı Kanun''a göre kadrolu memur olarak çalışıyorum. Daha önce 399 sayılı KHK''ya göre sözleşmeli personel statüsünde Emekli Sandığı''na bağlı çalışıyordum, hizmetlerim bu kapsamda emekliliğime sayıldı. Ama, kademe ve dereceme yansıtılmıyor. KPSS''ye girerek atanınca da istifa ederek yeni görevime geçtim. Acaba, eski hizmetlerim dereceme sayılmalı mı? Ayrıca bana istifa sonrasında bekleme süresine uymalıydın denilebilir mi? Hizmetlerim dereceme yansımazsa ne yapabilirim?KPSS sonrası yapılacak

657 sayılı Kanun''a göre kadrolu memur olarak çalışıyorum. Daha önce 399 sayılı KHK''ya göre sözleşmeli personel statüsünde Emekli Sandığı''na bağlı çalışıyordum, hizmetlerim bu kapsamda emekliliğime sayıldı. Ama, kademe ve dereceme yansıtılmıyor. KPSS''ye girerek atanınca da istifa ederek yeni görevime geçtim. Acaba, eski hizmetlerim dereceme sayılmalı mı? Ayrıca bana istifa sonrasında bekleme süresine uymalıydın denilebilir mi? Hizmetlerim dereceme yansımazsa ne yapabilirim?

KPSS sonrası yapılacak atamalarda kafalara takılan en önemli sorulardan biri de KİT''lerde çalışırken yerleştirmeler sonrasında yerleşilen kurumlara atanabilmek için naklen muvafakatla mı geçilecek yoksa istifa edilerek mi geçileceğidir.

Birçok kamu kurumu sözleşmeli çalışanlardan KPSS sonuçlarına göre yerleşenler için atama için muvafakat talebinde bulunmaktadır. Sözleşmeli pozisyondan kadroya naklen geçiş olmaz, dolayısıyla da muvafakata gerek yoktur. Olsa olsa hizmet süresini öğrenmek için dosya talebi olabilir. Yine bu personeller sözleşmeli statüden istifa ederek yeni kurumlarına başlayabilirler ve bekleme sürelerine tâbi değildirler.

657 sayılı Kanun''un 36''ncı maddesinde hangi hizmetlerin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirileceği açıkça belirlenmiştir. Bu maddede istisnalar da sayılmıştır. Sorunuzdan şu an Genel İdare Hizmetleri Sınıfı''nda görev yaptığınız anlaşılmaktadır. Bu nedenle 399 sayılı KHK kapsamında sözleşmeli olarak çalıştığınız sürelerin kazanılmış hak aylık derece ve kademenizde değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu süreler sadece emekli keseneğine esas aylık derece ve kademede değerlendirilmektedir. Ancak, özelleştirme nedeniyle memur kadrolarına naklen atanmalarda sözleşmeli statüde geçen süreler kazanılmış hak, aylık, derece ve kademede değerlendirilmektedir. Yine 399 sayılı KHK kapsamında sözleşmeli statüde çalışırken 1 sayılı cetvelde yer alan memur kadrolarına atanılırsa sözleşmeli statüde geçen süreler de memur statüsünde geçmiş gibi değerlendirilmektedir.

Düzenleme yapılmazsa hırsızlar memur olabilir?

KPSS sonucu yerleşen adayların bilmesi gereken en önemli konulardan birisi de Adli Yargı tarafından verilen kararlarda yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde verilen kararlardır. Aşağıda bu konuyu yeni yerleşecek adaylar açısından açıklamaya çalışacağız.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu''nun 231''inci maddesinin 5''inci fıkrasında yer verilmiştir. Bu hüküm gereğince, 657 sayılı Kanun''un 48-A/5 bendinde yer alan memuriyete engel suçlardan dolayı mahkum olan bir memur hakkında adli yargı mercilerince verilen mahkumiyet kararının hüküm kısmında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmişse bu memurun hukuki durumu ne olacaktır. Yani 657 sayılı Kanun''un 98/b maddesinde yer alan "Memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi" hükmü gereğince memurun görevine son verilecek midir? Ya da kişi memur değilse memuriyete alınacak mıdır? Bu konuyla ilgili olarak mevcut çalışanlar açısından gerekli açıklamayı 24 Nisan 2009 tarihli ve “Yeni düzenleme yapılmazsa sahtekarlıktan mahkum olanlar memuriyetten atılamayacak” başlıklı yazımızla yapmıştık. Bu açıklamalarımız yeni işe girecek adaylar açısından da aynen geçerli olacaktır. Bu yazıda özetle;

Bu konuya ilişkin olarak İstanbul 3.İdare Mahkemesi''nin E:2005/1814, K:2006/1380 No''lu kararının temyiz edilmesi sonucunda Danıştay 12.Dairesi''nin kararına yer vermiş ve değerlendirmemizi şu şekilde yapmıştık;

Sonuç olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yer alan bir yargı kararı gereğince 657 sayılı Kanun''un 48/A-5 maddesinde sayılan suçlar olsa dahi memuriyete son verilemeyecektir. O zaman idarelerin elinde tek bir argüman kalmaktadır o da aynı konuyla ilgili sadece disiplin işlemi sonucunda memuriyete son vermedir. Zaman aşımı varsa disiplin cezası verme imkanı da olmayabilir. Yargı bu durumda da mahkumiyet alınmayan bir konuda disiplin cezası verilemez derse yapılacak tek şey kalmaktadır o da "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı doğrultusunda 657 sayılı Kanun''da değişiklik yapmaktır. Aksi takdirde zimmet suçundan mahkum olan bir memuru idareler çalıştırmaya mecbur olacaktır. Aynı durum yeni atanacaklar açısından da aynen geçerli olabilecektir.