
19 Şubat 2026 tarihli mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticilerinin Atanmalarına İlişkin Usûl ve Esaslar İle Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûlleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde önemli değişiklikler yapıldı.
Bu yazımızda yapılan değişikliklerin getiri ve götürüsü ile izaha muhtaç alanları açıklayacağız.
3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde değişiklik öncesinde Kararname eki II sayılı cetvelde yer alan “Bakanlık Müfettişleri (Adalet, Mülkiye, Vergi ve İş Müfettişleri dahil)” unvanlara yer verilmedi.
Bu değişiklikle birlikte bakanlık müfettişliğine veya başmüfettişliğine Cumhurbaşkanı kararıyla atama yapılması sona ermiş oldu. Müfettişlik güvencesi ortadan mı kalktı diye endişe duyanlara da rastlıyoruz.
Konuya birçok açıdan bakılabilir. Bazı yorumlara bakıldığında yapılan değişikliklerle ilgili olarak şunları sıralayabiliriz:
1- Öncelikle müfettişlik yönetim birimi olmadığı için zaten bu listede olması doğru değildi denilebilir.
2- Diğer yandan bakanlık müfettişlerinin güvencesi kaldırıldı denilebilir.
3- Gereksiz ve uzun bir atama prosedürü kaldırıldı atama süreci şimdi hızlanacak denilebilir.
4- Bakanlık müfettişlerinin prestiji sona erdirildi denilebilir.
İşin özüne bakıldığında bakanlık müfettişliğinin atama yöntemi ile güvencede olduğunu belirtmek zordur. Zaten bunların atanmaları, yükselmeleri ve görevden alınmaları ciddi kriterlere bağlanmıştır. Bu nedenle bakanlık müfettişlerinin güvencesi kaldırıldı demek doğru değildir. Aksi takdirde genel müdürlük müfettişlerinin hiçbir güvencesi yok demektir. Çünkü yıllardan beridir genel müdürlük müfettişlerinin ataması ve yükselmesi Cumhurbaşkanı onayı ile yapılmamaktadır.
Bundan sonra bakanlık müfettişi atamaları ve yükselmeleri bakan onayı ile veya yetki devri verilmişse yetki devri verilenlerce yapılacaktır. Ancak bu kadroların özelliğinden dolayı bakan onayı ile atama yapılması ve yetki devri ile bakan dışındakilere yetki devri yapılmaması daha doğru olacaktır.
Bu düzenlemeden bakanlık müfettişlerinin endişe etmelerine gerek olmadığını düşünüyorum.
Faydalarına gelince şunları söyleyebiliriz. Atama usulünden dolayı aylarca ataması yapılamayan müfettiş yardımcılarının mağduriyet yaşadığını belirtebiliriz. Yeterlik sınavını kazanan müfettiş yardımcıları Cumhurbaşkanı atamasından dolayı uzun süre bekleyebilmekteydi. Özellikle müşterek kararname döneminde daha büyük mağduriyet yaşanmaktaydı. Çünkü kararname süreci başlatıldıktan sonra şayet bakan değişikliği yapılmışsa süreç tekrar başlamaktaydı. Dolayısıyla uzun ve gereksiz bir atama süreci sona erdirilmiştir demek çok abartı olmaz. Ancak atamaların Cumhurbaşkanı tarafından yapılarak Resmi Gazete’de yayımlanması müfettişlere prestij sağlasa da işin fayda maliyet analizinde faydası daha azdır diyebiliriz.
Bakanlık müfettişlerinin görevlerini bakan adına yapmaları oldukça önemlidir ve bu konuda hiçbir sorun bulunmamaktadır.
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin amaç ve kapsam başlıklı birinci maddesinde yapılan değişiklikle ekli (I) sayılı cetvelde gösterilen üst kademe kamu yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usûl ve esaslar ile kamu kurum ve kuruluşlarında atama usûlleri kapsama alınmıştır. Dolayısıyla II sayılı cetvelde yer alan unvanların atanma usul ve esasları kapsamda yer almamaktadır. Nitekim 3 üncü maddesinde bunu görüyoruz.
Bu unvanlara bakıldığında genel müdür yardımcıları, müftüler, bakanlık il müdürleri ve il emniyet müdürleri gibi unvanları görüyoruz.
Bu kapsamda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Atama şartları başlıklı 3 üncü maddesinde; “(1) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere atanacaklarda aşağıdaki şartlar aranır:
a) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde sayılan genel şartları taşımak.
b) En az dört yıllık yükseköğrenim mezunu olmak.
c) Kamuda ve/veya sosyal güvenlik kurumlarına tabi olmak kaydıyla uluslararası kuruluşlar ile özel sektörde veya serbest olarak en az beş yıl çalışmış olmak.
(2) (Mülga: RG-19/2/2026 - 33173 1.Mükerrer - CK - 194/5)
(3) (Mülga:RG - 11/1/2025 - 32779 - C.K.-178/1 md.)
(4) 657 sayılı Kanunun 59 uncu maddesine göre yapılacak atamalarda birinci ve ikinci fıkraların (a) bentleri hariç, bu madde hükümleri uygulanmaz.
(5) Rektörler, profesörlük yapanlar arasından atanır.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu değişiklik sonrasında II sayılı cetvelde yer alan unvanlar için hiçbir şart aranmıyor diye bir yorum yapılamaz. Yukarıda da belirttiğimiz üzere II sayılı cetvelde yer alan unvanlara ilişkin usul ve esas kapsamdan çıkarılmıştır. Bu cetveldeki unvanlar için statüsüne bakılmaksızın kamuda en az beş yıllık hizmet şartı yeterli olmaktaydı.
Son düzenlemeye göre II sayılı cetvelde yer alan unvanların atanma usul ve esasları için genel düzenleme mahiyetinde olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki şartlara bakılması gerekmektedir.
657 sayılı Kanunun 68/B maddesinde; “..Cumhurbaşkanı onayıyla yapılan atamalarda Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde öngörülen hizmet süresi şartları aranır. Üst kademe kamu yöneticisi sayılmayan daire başkanı ve bu kadrolara denk yönetici kadrolarına yapılacak atamalarda bu bentte öngörülen hizmet süresi yükseköğrenim gördükten sonra beş yıl olarak uygulanır. Ancak bu beş yıllık sürenin hesabında Devlet memurlarının kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilen hizmet süreleri esas alınır.” hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca 657 sayılı Kanunun 68/B maddesine göre 1 inci dereceli kadrolara yapılacak atamalar için en az 10 yıllık hizmet şartı gerekmektedir. Yapılan bu düzenlemelerin yerinde olduğunu düşünüyorum.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.