2024 yılı bütçesi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklandı. Bütçe ile yıllık olarak ülke ekonomisinde toplanacak gelir ve yapılacak giderlerin planlaması yapılmaktadır. Diğer yandan, bütçede belirtilen gelirin nerede harcanacağı yani hangi alanlarda harcanacağı önemli bir husustur. Hangi alan denilince doğal olarak, bütçeden en fazla payı hangi bakanlığa ayrıldığı ve ne kadar bütçenin ayrıldığı önemli hale geliyor. EN BÜYÜK PAY MİLLİ EGİTİM BAKANLIĞINA 2024 bütçesinden en fazla
2024 yılı bütçesi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklandı.
ülke ekonomisinde toplanacak
gelir ve yapılacak giderlerin planlaması yapılmaktadır.
Diğer yandan, bütçede belirtilen gelirin nerede harcanacağı yani hangi alanlarda harcanacağı önemli bir husustur. Hangi alan denilince doğal olarak,
bütçeden en fazla payı hangi bakanlığa ayrıldığı ve ne kadar bütçenin ayrıldığı
önemli hale geliyor.
EN BÜYÜK PAY MİLLİ EGİTİM BAKANLIĞINA
2024 bütçesinden en fazla kaynak eğitim için ayrılmış durumda. Milli Eğitim Bakanlığı için
2024 yılında ayrılan miktar 1 trilyon 90,2 milyar lira oldu. Dolayısıyla bütçeden eğitime ayrılan pay ise
yüzde 14,
Türkiye’nin son yıllarda eğitime ayrılan kaynağın miktarının yanın da Ar-Ge için ayrılan kaynağın miktarında da artış yapması ekonomide üretilen nitelikli yani teknolojik seviyesi yüksek ürün üretmede de yeni bir aşamaya girdi.
Başta da savunma sanayisinde üretilen ve geliştirilen ürünler, eğitime ve Ar-Ge ye ayrılan kaynağın meyvesi olarak ortaya çıkması bu alanlara daha fazla kaynak ayırmanın zorunlu olduğunu göstermektedir.
Eğitim için ayrılan yüksek miktardaki kaynak
orta ve uzun vadede ülke kalkınmasına ve dolayısıyla ülke milli gelirine önemli katkılar yapacağı açıktır.
Dünya’da kişi başı geliri yüksek olan ülkelerde
eğitim için ayrılan
kaynakların miktarının yüksek olması da tesadüf değildir.
Birçok gelişmiş ülke, eğitimi ekonomik kalkınmanın en önemli gücü olarak görmelerinden dolayı, eğitime ayırdıkları kaynak sayesinde ülke ekonomileri istikrarlı ve gelirini sürekli şekilde artıran refah ekonomileri oldular.
Bu konuda Finlandiya örnek gösterilebilecek önemli bir örnektir.
Bugün dünyada en büyük GSYH’ye sahip olan ülkelerin ve kişi başı geliri yüksek olan ülkelerin kişi başı gelirlerini sürdürmeleri veya daha çok yükseltmeleri için eğitime ve Ar-Ge’ye daha fazla kaynak ayırma konusunda adeta yarış içinde olduklarını görüyoruz.
Dolayısıyla, Türkiye’nin yüksek
teknolojik ürün üretmesi ile ulaşacağı kişi başı gelir ile yüksek gelirli ülkeler grubuna girmesi için eğitime ve Ar-Ge’ye daha çok kaynak ayırması
zorunlu bir tercihtir.