Derecelendirme kuruluşları,verdikleri notlar, ülkeler için yaptıkları manipülasyon ve piyasadaki hakim güçleri nedeniyle bugün en çok tartışılan kurumlar arasında yer almaktadır.Dünyada yaklaşık 70-80 tane derecelendirme kuruluşu olsa da derecelendirmede en büyük payı bunlardan yalnızca 3 veya 4’ü alıyor.Bunlar; Moody’s, Standard & Poor’s ve Fitch Ratings derecelendirme kuruluşlarıdır.100 yüzyıldan daha uzun bir zamandan beri dünyada derecelendirme sektörüne yön veren bu sektörün hakim kuruluşlarına
erecelendirme kuruluşları,
verdikleri notlar, ülkeler için yaptıkları manipülasyon ve piyasadaki hakim güçleri nedeniyle bugün en çok tartışılan kurumlar arasında yer almaktadır.
Dünyada yaklaşık 70-80 tane derecelendirme kuruluşu olsa da derecelendirmede en büyük payı bunlardan yalnızca 3 veya 4’ü alıyor.
Bunlar; Moody’s, Standard & Poor’s ve Fitch Ratings derecelendirme kuruluşlarıdır.
100 yüzyıldan daha uzun bir zamandan beri dünyada derecelendirme sektörüne yön veren bu sektörün hakim kuruluşlarına halen ciddi alternatif geliştirilebilmiş de değil.
ULUSLARARASI DERECELENDİRME KURULUŞLARI GÜÇ KAYBEDİYOR
Ancak 2008 küresel ekonomik krizi ve 2011 Avrupa borç krizi gösterdi ki, mevcut uluslararası derecelendirme kuruluşlarının verdikleri notlar doğruluk içermiyor. Bu dönemde tüm dünya tarafından görülen bir gerçekti bu durum. Derecelendirme kuruluşları, verdikleri bu notlar ile piyasayı yanlış yönlendirerek aslında meydana gelen finansal krizin sebeplerinden biri oldular.
Çok yüksek derecelendirme notu alan işletmelerin, bankaların ve finansal kuruluşların bir sonraki günde
iflas etmesi derecelendirme kuruluşlarının verdikleri notların sorgulanmasına neden oldu ve kredibilitelerini tartışılır hale getirdi.
Bu nedenle, birçok ülkede geçmişte başlayan uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarına alternatif oluşturma çalışmaları daha da hız kazandı.
mevcut kredi derecelendirme kuruluşlarına alternatif olarak kendi kredi derecelendirme kuruluşu olan Dagong Global’i kurdu. 2008 küresel finansal krizinde borç almak isteyen ülkelerin ve işletmelerin
Çin’in sahip olduğu kredi derecelendirme kuruluşundan not alması zorunlu hale getirilerek, Dagong Global kuruluşunun
bu sektörde önemli bir rol oynamasına ve alternatif olmasına önemli katkı sağlandığını söyleyebiliriz.
TÜRKİYE’DE DERECELENDİRME KURULUŞU
1991 yılında uluslararası piyasalarda borçlanmaya başlayan Türkiye, ülke kredi notu için mevcut derecelendirme kuruluşlarından
not almaya başladı.
Artık yalnız ülke olarak değil
işletmeler, bankalar ve finansal kuruluşlar
da dışarıdan borçlanmak için kredi notuna ihtiyaç duyuyor. Dolayısıyla kredi notu almak için onlar da derecelendirme kuruluşlarına gitmek zorundalar.
Türkiye’de her ne kadar yerli derecelendirme kuruluşları olsa da özellikle işletmelerin, bankaların ve finansal kuruluşların notlandırılması ve
bu sektörde yer almaları için bir değil birden fazla derecelendirme kuruluşuna ihtiyaç var.
Çünkü ekonominin bu kadar krediye ihtiyacı olduğu böyle bir dönemde, kredinin uygun işletmelere gitmesi için derecelendirmeyi
objektif kurallara uygun bir derecelendirme kuruluşu değil birden fazla derecelendirme kuruluşunun gerçekleştirmesi gerekiyor.
Derecelendirme sektörü için gerekli düzenlemeyi de BDDK’nın yapmasıyla ve
hatta rekabetçi bir düzenleme ile özel sektörün önünün açılmasına, sektörün gelişmesine
ve bölgesel birçok yerli derecelendirme kuruluşunun ortaya çıkmasına katkı sağlanabilir.
Çünkü yapısı gereği kredi derecelendirme kuruluşları, özel sektörün elinde ve bağımsız olduğunda kabul görecektir. Aksi halde yani kamu elinde olduğunda,
yüksek kredi notu almak, siyasi etkilere açık hale gelecektir.
kurulacak derecelendirme kuruluşlarının güçlenmeleri, kökleşmesi ve Finans Merkezi ile kredibilitelerinin yükselmesiyle mevcut uluslararası derecelendirme kuruluşları için rakiplerin ortaya çıkacağını söyleyebiliriz. Söz konusu kuruşlar
bugün için olmasa da neden sonraki yıllarda uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarına alternatif olmasın?
#Çin
#Finans
#BDDK
#Kredi
#Dagong Global