Bütün hikâyeler yarım

Gökhan Özcan
Gökhan ÖzcanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 25/01/2021, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Bütün hikâyeler yarım

“Acaba dün gece kimdim?” diye mırıldandı gözlerini açar açmaz, “ve bu güzel, aydınlık sabaha uyanan kim?”

“Sabah... Ah şükrederek çıkmak geceden./ Ayak bastığım kıyı, yeniden doğuş./ Sabah, beliren evim, bahçeler ve sen,/ Henüz uyuyan dallar, havalanan kuş./ Bu sabah bilmiyorum bu kırlar nere?/ Çamlardan çimenlere dökülen sükûn./ Geçen ömrümü bana söyleyen dere,/ Sessizce yaşamayı öğreten koyun./ Bir yol başlıyor gibi, ümitli, rahat./ Tanrım! bu sabah içim senin eserin:/ İyilik, teselliler, merhamet, şefkat.../ İçimde bir sabahın, o kadar serin.” diye yazmış Ziya Osman Saba, ‘İyilik’ başlıklı şiirinde.

Zaman geçtikçe anlıyor insan, kafasının içinde bir dünya kurduğunu ve ellerine düştüğü gündelik iş güç elverdikçe kaçıp o dünyaya sığındığını, orada yaşadığını, orada nefes alıp verdiğini. Her anımızı gerçeğin katılığı içinde geçirmemiz mümkün değil bizim; o katılıktan zaman zaman çıkmamız, hayallere, düşlere dalmaya, ölçmeye biçmeye gelmeyen, kalıplara sokulamayan, hesap kitap dinlemeyen soyutluklara kaçmaya ihtiyacımız var. Hayatımızdan geriye de o şeyler kalıyor zaten, içimizden geçen, kaçıp içlerine sığındığımız ve adını koymaya kelimelerin kifayet etmediği o şeyler... Biyografimize yazamayacağımız o şeyler... İnsanı biyografisine yazılabilen şeylerle tarif etmek, oraya sıkıştırmak ne kadar büyük bir hata... İnsanın asıl yaşadığı yer orası değil, bedenini gezdirdiği yerlerde ararsanız bulamazsınız insanı. İçine bakmalısınız, içinden geçirdiklerine... Ama nasıl? Nasıl bakacaksınız içine? Bakamazsınız! Bakmanın bir yolunu bulsanız bile tam olarak göremezsiniz. Ancak kendiniz kadar, bakışınızın kabiliyeti, genişliği, derinliği kadar görebilirsiniz ki, yetmez bu. Boşuna mı, ‘İnsan Denen Meçhul’ diyor, orada sözün ucunu bırakıyoruz.

“Sanki ben düşünmüyorum da, düşüncelerim beni adım adım inşa ediyor” diye yazdı el yazısıyla kağıdın üstüne. Yoksa alınyazısı mıydı?

“Öyle bir noktaya, belki de yaşa gelmiştim ki, insan artık her geçen saatin neler kaybettirdiğinin bilincinde oluyordu. Öte yandan, zamanın yolunda zınk diye durabilmek için gerekli bilgelik gücüne henüz erişebilmiş de değildik, kaldı ki durmasını bilseydik dahi ta gençliğimizden beri bize hep hükmeden ve hayran olduğumuz o ilerleme çılgınlığı olmadan ne yapacağımızı da bilemezdik. Zaten artık onunla, yanı gençliğimizle eskisi kadar gurur duyamıyorduk, gelgelelim henüz herkesin önünde itiraf edemiyorduk gençliğin belki de sadece bundan, bir an önce yaşlanma hevesinden ibaret olduğunu” diyor Louis Ferdinand Celine, ‘Gecenin Sonuna Yolculuk’ kitabında.

Yaş almayı, yaşlanmayı ifade eden fiillerimizden biri ‘büyümek’... Evet, biraz kilo alıyoruz ama buna ‘büyümek’ denecek kadar çok mu? Yok, o kadar değil! Hacmimizdeki büyümeden bahsedilmiyor demek ki burada. İnsanın birikmesinden, iç genişlemesinden, derinleşmesinden, anlam dünyasının büyümesinden söz ediliyor olsa gerek. Bu yüzden insanın büyümesi beraberinde olgunlaşmasını da getiriyor. Olgunlaştıkça insan evvelinde daha azını anladığı şeyleri daha bir vukufiyetle anlamaya, anlamlandırmaya ve hissetmeye başlıyor. Meyvenin büyümesi, tadını kazanması gibi bir şey... Meyvenin en olgun hali, en tatlı, en lezzetli hali değil midir? Elbet, bir sonrası buruşmak ve çürümektir ama bunun böyle olması gerçeği değiştirmez. Yaş almakla problemli bir dünyanın zevke ulaşmak için her şeyi aceleye getirdiğini, her şeyi ham haliyle, tam olgunlaşmamış kıvamıyla yaşadığını, kekre lezzetlerle idare etmeye çalıştığını, bu yüzden de ağzının tadını hiçbir zaman tam olarak bulamadığını söyleyebilir miyiz o vakit? Belki de öyle... Yaşlanmayı bilmeyen, bunu içine sindiremeyen bir anlayış, kendi olgunlaşmasını öteliyor değil mi bir yönüyle?

“Giriş, gelişme, gelişme, gelişme...” diye söylendi beyaz saçlı adam, “hiçbir hikâye kendi sonucuna bağlanmak istemiyor!”

Başlıklar :Hikaye
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026