Kış çeşitlemesi

Gökhan Özcan
Gökhan ÖzcanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 15/01/2026, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Kış çeşitlemesi

Karla şiirsel bir ilişkimiz vardı eskiden. Şimdi öyle incelikli ve derin bir bağlantı kuramıyoruz karla, kar taneleriyle. Çocuklar kar yağınca okullar tatil olur mu acaba diye düşünüyor; kardan adam yapabilecekleri, kızak kayabilecekleri ya da kartopu oynayabilecekleri kadar da kar yağmıyor pek zaten. Büyükler içinse daha çok yollar kapanır mı, trafik kilitlenir mi, işler aksar mı, borular patlar mı, doğalgaz faturası şişer mi meselesi oluyor kar yağışı! Geçmişte de zordu hayat, kışlar çok daha ağır şartlarda yaşanırdı ama bu kar ‘romantizm’ini yaşamanın önüne geçemezdi bütün bunlar. Şimdi içine düştüğümüz meşguliyetler döngüsü hayatla duygusal ilişkiler kurmamıza imkan vermiyor. Özellikle biz yetişkinler için böyle bu!

Vigdis Hjorth Norveçli bir romancı… ‘Annem Öldü Mü’ isimli kitabında muhtemel ki ömrünün büyük bir kısmını geçirdiği kış mevsimlerinin hayata (ama gerçek hayata) neler getirdiğini, bizim hiç farkında olmadığımız ayrıntılar üzerinden şu satırlarla anlatıyor: “Geceler kısalıyor. Saklandığım inden son yaprakların dökülüşünü seyrediyorum, cüce huş ağaçları kızarmış, kara yosunu grileşmiş, karanlık çöktüğünde çimenler uykuya dalıyor, böcekler ölüyor ya da kış uykusuna yatıyor, her şey kışı, çelik gibi soğuk geceleri bekliyor. Hatıraların beklediği kocaman çam ağaçlarının gölgesinde tek başına bir turuncu böğürtlen titreşiyor, kasım ayında eller titriyor. Dallar karanlığı soluyor, bataklıklar koca geceyi içiyor, ortalık uğulduyor, çıtırdıyor ve ben bu bitap düşmüş yaşama sanki bir hazineymişçesine tutunuyorum.”

Her yeri beyaza boyayan güzelim mevsime ‘kara kış’ demişiz. Evet, yoksulların ve yoksunların hayatını zorlaştırıyor ama yine de yanına ‘kara’ kelimesini koymaya kıyamıyor insan! Sanki o ‘a’ harfi orada fazla, ‘kar kış’ çok daha iyi!

“Akşama doğru kar yağışı bekleniyormuş, keşke yağsa şöyle lapa lapa!” dedi heyecanla romantik. “Eyvah, kar lastiklerimi taktırmadım!” diye telaşlandı müzmin gerçekçi!

Başımıza bir şapka kondurmamızı gerektirecek kadar çok ‘kar’ yağdığında, otomatikman ‘kâr’a geçiyoruz.

İçinde ‘kâr’ kelimesi geçen bir cümle, hiç şüphe yok ki, malûm mecralarda içinde ‘kar’ kelimesi geçen bir cümleden daha çok dikkat çekecektir! Belki buna ikinci şapka devrimi diyebiliriz!

Kar edebî dile pek çok güzellik bırakmış, her yerin üstünü örten beyaz örtüsüyle pek çok hali sembolize etmiştir. Mesela Kimberley Freeman, ‘Issız Kar Taneleri’ kitabında hayatın dramatik bir tarafını karla karışık ifadelerle şöyle anlatıyor: “İnsan bazen en çok sevdiklerini sessizce kaybeder; ne bir veda olur ne de bir açıklama. Hayat devam ediyormuş gibi yaparsın ama içindeki eksiklik her adımda kendini hatırlatır. Kar yağarken her şey örtülür sanırsın, oysa bazı izler ne kadar bastırılsa da silinmez. Çünkü kalp, unutmak için değil; hatırlayıp dayanmak için vardır.”

Kar tanelerinin büyütülmüş görüntülerinde nefes kesici bir güzellik, bir estetik var. Asırlar boyunca insanlık minicik kar tanelerini büyütüp bu geometrik/simetrik estetiği görüp gözleyebilecek teknolojiden yoksun olarak yaşadı. Ama kar taneleri yine bu kadar güzel, bu kadar sanatlı düşüyordu gökyüzünden yeryüzüne. Bunun gibi, insan ayağının basmadığı keşfedilmemiş vadilerde de inanılmaz güzellikte çiçekler açar durur. Kimse onları görmez, temaşa etmez ama yine de oradadırlar. İlahi sanat ve ilhamını ilahî olandan alan geleneksel sanatların muradı güzelliktir. Aslında hilkatin sırrı da güzelliktedir. Bir seyreden, bir gören, bir farkeden olmasa dahi bu güzellikler zuhur ederek hayatı müzeyyen kılar. Sadece Allah’ın kudretini aşikar eden ayetler olarak değil, güzeller ve güzellikler o kudretin özündeki muhabbet açığa çıksın diye. Buna karşılık modern ve bir şekilde kendine piyasa oluşturmuş her sanat, kendi çıkış mantığı icabı seyredilir, görünür, farkedilir, fiyatlandırılabilir ve ambalajlanabilir olmayı esas alır. Bu çok temel bir farklılıktır ve sanat dediğimiz şeyin birbirine uzak iki ayrı tarifini ortaya çıkarır.

“Güzelin güzelliğini gönlün bilir” dedi meczup, “gönlünün yerini acep kim bilir!”


Başlıklar :kışkarşiir
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026