Yazarlar Kemal Beyin dostları İBB Başkanını ıskartaya çıkarttı

Kemal Bey’in dostları İBB Başkanı’nı ıskartaya çıkarttı

Hasan Öztürk
Hasan Öztürk Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

“Hafıza ı beşer nisyan ile maluldür” demiş atalarımız. O yüzden, zaman zaman hafıza tazelemekte, hatırlama ve hatırlatmakta fayda var.

İstanbul’un Belediye Başkanı, 2019 yerel seçimlerinde hem “Bu Ak Parti’ye bir ders verelim” diyenlerden hem HDP’lilerden hem de blok olarak CHP ve İyi Partililerden oy aldı.

Ama 29 Mart seçiminde sandıklardaki “şaibe”yle ilgili Ak Parti, oyların sayımını tekrar sağlayabilseydi seçimi kazanma ihtimali bize göre yoktu.

Ak Parti’nin itirazı ya da itiraz etme biçimi İl Seçim Kurulu’ndan dönünce konu Yüksek Seçim Kurulu’na gitti. Ve Ak Parti o an seçimi kaybetti. 24 Haziran’daki ikinci seçimde 800 bin farkla seçimi kazandı.

“Mazbatamı verin. İşimiz çok” diye ortalarda dolanan, Anıtkabir defterine “İBB Başkanı” diye imza atan belediye başkanı, mazbatayı alır almaz soluğu Bodrum’da aldı.

DÜN İBB BAŞKANI’NA SESSİZ KALANLAR BUGÜN NEDEN YERDEN YERE VURUYOR?

Sel oldu yoktu. Yağmur yağdı, gök çatladı yoktu. İstanbullular alt geçitlerde öldü. Yoktu. Ama o günlerde “seçim sarhoşu yandaşları” hiç oralı olmadı. Onlar da yoktu!

“Tatil bana çok yakışıyor” deme şımarıklığını gösterdi. Bugün Trabzon’daki otobüs fotoğrafına söz söyleyenler, Bodrum’daki yat fotoğrafına bir cümle eleştiri getirmedi.

CHP’nin 2018 Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce bir sonraki seçimde yeniden aday olabileceğine dair bir çıkış yapınca…

İstanbul’un Belediye Başkanı’nın danışmanı, “Mekanın sahibi geldi” diyerek o günden Cumhurbaşkanlığı adaylığını ilan etti. Bugün onu yerden yere vuranlar o gün alkış tuttu.

Edirne Cezaevi’nde tutuklu HDP eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın siyasetini beğendiğini hiç gizlemedi. İlk ziyaretini Diyarbakır’a yaptı. Diyarbakır Anneleri’ne uğramadan döndü.

Ama Demirtaş’ın kitabının tiyatro oyununa eşini gönderdiğinde, “Benim eşim üniversite mezunu nereye gideceğini bilir” diye üstenci bir dil kullanmayı tercih etti. Demirtaş’ın dağda PKK saflarındaki terörist kardeşi Nurettin Demirtaş’ın kitabını İBB büfelerinde satmaktan geri durmadı.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, HDP eş Başkanı Pervin Buldan ile İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i yedeğine alarak paylaşım yaptı. Buldan ile ağaç dikmeyi de ihmal etmedi.

Elazığ-Malatya depremi oldu. Soluğu Elazığ’da aldı. “Ne iyi etti, yaraları sarmak için kollarını sıvadı” diyenleri bir gün sonra hayal kırıklığına uğrattı. İnsanlarımız hâlâ enkaz altındayken Erzurum Palandöken’de kayak yaparken verdiği pozun altına, “Alışacaksınız, ben böyle bir belediye başkanıyım” şımarıklığından geri durmadı.

Bugün, yerden yere vuranlar o gün bir çift söz söylemedi.

“Günlük 40 bin araç geçecek diye buraya para harcamam” dediği ve yüzde 70’i tamamlanmış Levazım Tüneli’ni bir çukura çevirdiği gün bugün eleştirenlerden biri çıkıp da “İstanbul’a bir çivi çakmıyorsun, çakılını da söküyorsun” demedi.

İstanbul’u kuruttu. Bahçeler, yeşil alanlar kurudu. Ana artellerdeki dikey bahçeleri vahşice söktü. Balıkesir Büyük Şehir Belediyesi’nin “Bize verin” talebine bile olumlu cevap vermedi. Bugün eleştirenler çıkıp da “Yeşili bile koruyamadın” diyemedi.

Dolmabahçe’de Çırağan’da onlarca çınarı kesip attı. Gezi’de birkaç ağacın yeri değiştiriliyor diye ortalığı birbirine katanlardan biri bile çıkıp “Ne yaptın başkan” demedi.

Marmara’yı müsilaj bastı. Elini taşın altına koymadı. Belediyenin deniz temizleme araçlarını bile kullandırmadı. Çevre Bakanlığı’nın temizlik faaliyetlerinin üstüne oturdu. Bugün yerden yere vuranlar, o gün “Sen ne yapıyorsun” bile diyemedi.

VERDİĞİ HİÇBİR SÖZÜ TUTMADI… ONLAR YİNE DE SES ÇIKARTMADI

Aday olduğunda söz verdiği hiçbir şeyi yapmadı. “Süt bedava olacak. Su içilebilir ve ucuz olacak. İstanbul nimet nimet. Kaynağını kendi oluşturacak” dedi. İstanbul Belediyesi’ni borç batağına soktu. Bugün yerden yere vuranlar bir cümle eleştiri bile getirmedi.

Pandemi sürecindeki “demo” yardım paketini fahiş fiyatla hazırladığı ortaya çıktı. Sustular. İETT otobüsleri yollarda kaldı. Sustular. Sürücüsüz metrobüs yoldan çıktı. Sustular. Biyolojik arıtma tesisine temel atmama töreni düzenledi. Sustular.

İstanbullular kar-kışta yollarda kaldı. Beyimiz, İngiliz Büyükelçi ile balıkçıda keyif yaptı. Bugün eleştirenler o gün “Sen millet çile çekerken nasıl keyif yaparsın” demedi.

Amerikan Büyükelçisi’ne, “I am okey” dediğinde de, terörle iltisaklı elemanların belediyeye alındığı gerçeği ortaya çıktığında da takındığı kibirli, üstenci tavrına bir çift söz söylemeyenler bugün onu yerden yere vuruyor.

Neden acaba?

Memleketi Trabzon’dan önce Rize’de boy gösteren. Trabzon’un ilçelerinde İstanbul’daki fakir fukara için hazırlanmış yardım kartlarını dağıtan belediye başkanının yanına aldığı gazeteciler üzerinden “düşkün”leştirilmesinin bir nedeni olmalı.

İstanbul’un Belediye Başkanı, “Akıllı olun” diye tehdit ettiklerine “Vız gelir tırıs gidersiniz” dedi. Gerçi sonra sadece bu cümle için özür diledi. “Akıllı olun” tehdidinden ötürü hiç geri adım atmadı. Fenerbahçe Başkanı’nı, Koç Holding ile birlikte anarak uyardı!

Ve şimdi, bugünlerde 3 yıldır devirdiği çamlardan, yaptığı gaflardan ve şımarıklıklarından değil…

Hatta İstanbul’a bir çivi çakmamasından dolayı değil…

“Cumhurbaşkanlığı adaylığını dayatmak için” çıktığı bayram turunda paylaştığı bir otobüs fotoğrafı üzerinden “düşkün”leştiriliyor!

Peki, ne oldu?

Bugün destekçileri tarafından yerden yere vurulmasının sebebi, sanırım bir önceki yazıda da söz ettiğimiz gibi Genel Başkanı Kemal Bey ile alaycı üslupla basın üzerinden konuşmasıdır.

Kemal Bey, şu ana kadar sessiz. Ve konuşmayarak İstanbul’un Belediye Başkanı’nı Cumhurbaşkanlığı aday adaylığından ıskartaya çıkarttı.

Tabii ki “dostları” sayesinde!

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.