Yazarlar Faizsiz finansman tarafındaki gelişmeler

Faizsiz finansman tarafındaki gelişmeler

Hayrettin Karaman
Hayrettin Karaman Gazete Yazarı

Sanayiin, ticaretin, bireylere ve kurumlara ait ihtiyaçların finansman ihtiyaçlarına karşılık elinde parası veya değerli menkul değeri olup da bunu atıl bırakmak istemeyen, hem ekonomik hayata katkı sağlamak hem de helal para kazanmak isteyen kimselerin yatırım ihtiyaçları var. Bu karşılıklı ihtiyaca cevap verecek birden fazla kurum, kuruluş ve faaliyet arasında katılm bankaları da var. Zaman içinde faizsizliğin bütün finansman alanlarına girmesi İslâmî hassasiyet sahiplerinin hedefidir ve talebidir.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Hayrettin Karaman : Faizsiz finansman tarafındaki gelişmeler
Haber Merkezi 12 Eylül 2019, Perşembe Yeni Şafak
Faizsiz finansman tarafındaki gelişmeler yazısının sesli anlatımı ve tüm Hayrettin Karaman yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Son günlerde yapılan bazı konuşmalar ile mevzuat değişiklikleri İslâmî hassasiyet kesimini sevindirirken laikçi, mutaassıp, rantçı ve tekelci kesimi rahatsız etmiştir. Yapılan konuşmalar ve mevzuat değişiklikleri faizle çalılşan finans çevrelerine zarar vermiyor, faaliyetlerini sınırlamıyor, işlerine ket vurmuyor, ama onlar rakip ve alternatif, hele de islamî alternatif istemiyorlar.

Rahatsız eden konuşmalardan bir örnek:

Cumhurbaşkanımız, geçen günlerde Marmara Üniversitesi’nde yaptığı konuşmasında şöyle demişti: “Katılım finansını istediğimiz yere getirmek için önemli adımlar atıyoruz. Bu aynı zamanda yastık altına da ciddi anlamda yarar sağlayacak ve hareket getirecektir. Sağlıklı bir şekilde neden istenilen seviyede değil bakılmalı. Bankacılık sisteminin faiz oranlarıyla hareket etmemeli. Yoksa aldatmaca olur. Katılım finans kuruluşlarımızın çok hızlı gelişeceğine inanıyorum. Çalışmaların sonuçları önümüzdeki aylarda kamuoyuna açıklanacaktır. Kuruluşu tamamlanan Marmara Üniversitesi İslam Ekonomisi ve Finansı’nın önemli adım olduğunu düşünüyorum…”

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan malum kesimi rahatsız eden iki mevzuat değişikliği:

25. Ocak. 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan “Bankaların kredi işlemlerine ilişkin yeönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmelik”

14 Eylül 2019 tarihli faizsiz bankacılık ilke ve standartlarına uyuma ilişkin tebliğ.

Bize göre çok önemli iki adım olan bu mevzuat değişikliklerinin neler getirdiğini, hangi tabuları yıktığını inşallah gelecek yazıda ele alacağım.

Memnun olanlar şöyle diyorlar:

“Faizsiz sistem diğer Müslüman ülkelerde yıllardır çok yaygın bir şekilde uygulanmaktadır. Hatta Avrupa’da özellikle İngiliz ve Amerikan kökenli bazı bankalar (HSBC, Citibank) İslami finans penceresi açarak, bu uygulamayı yıllarca uygulamış ve İslam ülkelerinin kaynaklarını kendi ülkelerine çekmeyi başarmışlardır…”

Rahatsız olanlar da şöyle diyorlar:

“Türkiye, İslamcılaşma ve eş zamanda yaşanan kapitalistleşmenin çelişkilerini yaşıyor. Sokakta kredi kartı satılan, tatil kredisi reklamları yapılan süreçle kamu idaresinin İslamcı cemaatler tarafından ele geçirilmesi aynı zamanda yaşanınca finans piyasaları bu çarpık gelişmeden payını aldı. Helal hisselerin standartları belirleniyor, sosyal devlet yerine zekat fonları konuşuluyor, İslami bankalar kariyer basamaklarını tırmanmak için elverişli hale getiriliyor. Son olarak faizsiz bankacılık diye adlandırılan katılım bankalarında ilahiyat uzmanları görevlendirilecek. Ancak bu düzenleme maddi hayat ile din işlerinin birbirine girmesinde ilk örnek değil…”

“Faiz ve banka karşıtlığını ilan eden bir tek adamın öncülüğünde, ‘İslami kurallarla uyumlu ve bütüncül’ bir İslami finans hukuku, gerek finans sistemimizi gerekse genel hukuk sistemimizi tehdit eden bir hedeftir.”

Biz faizci sistemi dayatan, faizin ortadan kalkması şöyle dursun azaltılmasına bile razı olmayan, faizi haram bildiği için bu ülkede ona bulaşmadan iş, üretim ve yatırım yapmak isteyenlerin devamlı önlerini kapatan durum, tutum ve mevzuatı tehdit diye nitelendirmiyoruz da onlar bir kısım vatandaşları endişeye sevketmek için bunu rahatlıkla yapıyorlar. Korkuları şudur: Ya bu (İslami) sistem başarılı olur, halk oraya akar da kolay yoldan kazandıkları haram paraları azalır ve daha önemlisi kendilerine bu imkanı sağlayan sistem değişmeye yüz tutarsa!

Cumhurbaşkanımız’ın ifade buyurdukları “Bankacılık sisteminin faiz oranlarıyla hareket etmemeli, yoksa aldatmaca olur” cümlesinden anladığımızı açıklayarak bu yazıyı noktalayalım:

Katılım bankaları, gelecek yazıda sıralayacağımız birçok faizsiz işlem yanında kişilerin muhtaç oldukları malı peşin alıp üzerine kâr koyarak vadeli satıyorlar. Cumhurbaşkanımız, bu kârı koyarken faizci bankaların kredi faizlerini ölçü almayın, sizin kârınız ondan eksik veya fazla olsun ama başka gerekçelere ve ölçütlere dayansın” diyor.

Adı Müslüman olan banka müşterilerinin bir kısmı, katılım bankalarına katılım hesabı açarken buradaki kâr ile faizci bankaların verdiği faizi karşılaştırmaktan ve hangisi fazla ise ona gitmekten vazgeçtikleri ölçüde bu şikayet de ortadan kalkacaktır. Aslında katılım bankalarının, yeni mevzuatın da açıklık getirdiği birçok işlem imkanı var; bunlar hayata geçtikçe faizci bankalar onların verdikleri helal kârı ölçü almaya mecbur kalacaklar buna da güçleri yetmeyecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.