
Siyasetin doğası meşruiyettir. Meşruiyetin kaynağı anayasal haklar ve hukuk düzeninden kaynaklıdır. Siyasi meşruiyet ise uygulamalar ve halk desteğinden alınır.
Cumhuriyet Halk Partisi devletin ömrü kadar uzun olan bir partidir. Bu milletin ömrü Cumhuriyet Halk Partisini konuşarak geçmiştir.
Tek parti dönemi
Çok partili dönem
Darbe dönemleri
Rekabetçi siyaset yılları
Her bir dönemde Cumhuriyet Halk Partisi bir yönüyle ülke kaderinde yer işgal etmiş ve siyasetin odağında olmayı başarmıştır.
Her partinin kendi doğası vardır, kendi kültürü, kendi tabanı, kendi ideolojisi, kendi vizyonu ve bu bütün çerçevesinde bir iktidar ve ülke yönetme hayali vardır.
Cumhuriyet Halk Partisi 75 yıldır iktidardan uzak ifadesi çok ezber bir ifade. CHP’liler de şunu biliyor ki Cumhuriyet Halk Partisi devletin partisidir ve son 15 yıla kadar devletin ve bürokrasinin gerçek sahibi onlardı.
Partinin iktidar olmayı önemsemesi bu sebeptendi. İktidara kim gelirse gelsin akademi, ordu, sermaye, medya bütünüyle CHP’nin elindeydi.
Birçok yazıda CHP’nin iç içe geçmiş çok katmanlı yapısından bahsetmiştim.
Geleneksel CHP’liler kentlerde yaşarlar, kültürel olarak partilidirler, günlük siyasetin dışındadırlar.
Sol gruplar: Türk solunun en marjinalinden en örgütlü kurumlarına kadar büyük oranda son kendini CHP’de temsil etmiştir. Mitinglerde ve gösterilerde var olan marjinal gruplar hâlâ kimliğini CHP’de bulmaktadır.
Siyasetçi esnafı: Bu grup partinin sinerjisini oluşturan, geniş bir yelpazede parti yönetimlerinde görev alan, hırslı, hizipçi, kavga eden, maddi meseleleri siyasetle iç içe geçirmiş A’dan Z’ye bu partiye özgü bir yapılanmayı temsil ederler.
Son dönem partiye eklemlenen rasyonel seçmen: Yerel seçimlerde partinin başarı göstermesiyle Anadolu’dan ve batı kentlerinden Cumhuriyet Halk Partisine yeni bir seçmen kitlesi katılmıştır ki bu seçmen AK Parti’ye de diğer partilere de oy verebilmektedir. Yeni seçmen kitlesi partinin %24’lere sıkışmış oyunu %30’lara tırmandırmıştır.
Her parti gibi CHP de iktidar olabilir.
Yazının başında siyasetin meşruiyetinden bahsetmiştim. Adını yenilikçi ekip olarak belirleyen fakat fikrî manada hiçbir yeni fikre sahip olmayan Özgür Özel ve İmamoğlu cephesi iktidarı alışılmışın dışında bir motivasyonla elde etme yoluna gittiler.
Her şey meşru dairede devam etmiş olsaydı:
1- İmamoğlu cumhurbaşkanı olarak değil de önce belediye başkanı olarak anılacaktı.
2- Bir gün parti genel başkanlığına aday olduğunda genel başkan olacaktı.
3- İktidar değişimi her ülke için mukadderdir, bir gün cumhurbaşkanı da olabilirdi.
Yenilikçiler CHP’yi ve şartları kıyamete zorladı.
Sosyal medyanın siyasal iletişimde etkili olmaya başladığı bir dönemde, bir de ideolojilerin zayıfladığı, parti kimliklerinin erozyona uğradığı süreçte küçük partileri satın almak, ittifak içindeki partilerin aktörlerini devşirmek, belli partilerin aktörlerini satın almak...
Siyasetin finansmanı ülkemizde hâlâ muğlaklığını koruyor. Hukukun tarif ettiği normlar var fakat bu çerçevenin kendi içinde onlarca sorunlu alanı var. Siyaseti yüksek düzeyde finansman üzerinden yönetmeye alışkın olan yenilikçiler İstanbul gibi sınırsız bir kaynağı ele geçirdiklerinde bu sermayenin ne kadar tehlikeli bir şekilde kullanıldığını nasıl sonuç aldıklarını, seçimlerde ve CHP kurultay sonuçlarında görmüş olduk.
Siyasette MHP bir operasyona muhatap olmuştu. O gün Sayın Devlet Bahçeli parti logosunu ve kurumsal kimliğini elinde tutmak istiyor, kimin gidip kimin kaldığı umurunda değil demiştim. Sonuç öyle de oldu. Bugün MHP yoluna devam ediyor.
Benzer bir durum CHP’de var fakat şartlar MHP kadar kolay değil. CHP yöneticileri 25 yıldır kendi kitlelerini iktidar aleyhine kullandıkları her söyleme inandırdı.
Şimdi Kılıçdaroğlu yönetimini iktidarla ilintilendirerek kara kampanyaya devam ediliyor.
CHP’liler parti ile birlikte olmayı yaşam biçimi hâline getirmiş bir kitledir. Başka bir mecraya ne kadar alışabilirler merak konusu.
Bugüne kadar %30’luk bir kitleyi Türkiye devriminin dışında tutmayı başaran, her şeyi iktidar düştükten sonra umuduna bağlayan ana muhalefet partisi şimdi yeni zorluklarla karşı karşıya.
Türkiye’nin ana muhalefet partisinde taşlar yerine oturmadan Türkiye siyaseti normalleşmeyecek. Başta iyi parti olmak üzere birçok parti bu süreçlerden etkilenecektir.
Türkiye siyasetinin geleceği yenilikçi ekibin Cumhuriyet Halk Partisi içinde kalarak mücadele etmeleri ya da yeni yol ve yöntem aramaları üzerinden şekillenecek.
Bir uyarı: AK Parti kurulduktan hemen sonra iktidar olmuş ve çeyrek asırdır iktidarını sürdürmüştür. Bu durum AK Parti namı hesabına iyi örnek, sonradan parti kuran her kişi ve parti için kötü örnek oldu.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.