"Güvercin tedirginliği"...

İhsan Deniz
İhsan DenizYeni Şafak Gazete Yazarı
00:00, 22/01/2007, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
"Güvercin tedirginliği"...

Geçen hafta menfur bir suikaste kurban giden Hrant Dink, Agos gazetesindeki final yazılarının birinde (10 Ocak 2007), son dönemde yaşadığı hayatı ve içinde bulunduğu hâlet-i rûhiyeyi dikkat çekici bir psikolojik tahlil, çok yerinde bir teşbih ve dahası, şair olmamakla birlikte şairlere has, vurucu bir imgeyle tanımlamış: “Güvercin tedirginliği”..

Gerçi, Dink''in “Güvercin tedirginliği”yle kastettiği şey, bu ülkenin bir Ermeni vatandaşı olarak son bir-iki senedir yaşadığı olaylar neticesinde beliren puslu atmosfer dolayısıyla kendisini güvende hissetmemesinin doğurduğu bir ''tedirginlik'', yani fizikî/siyasal bir kaygu olsa da; doğrusu bu çok hoş, yerinde ve şairâne imgenin, Türkiye''de yaşayan yalnız Hrant Dink, yalnız Ermeni veya başka azınlıklar için geçerli olmadığını, esasen “Güvercin tedirginliği” denilen o hâlin, dünyanın neresinde hangi ırka, dine, millete, etnik kimliğe mensup olursa olsun, az-çok hassasiyet sahibi her insanın varoluşunda içkin bir biçimde yer aldığını ve dahası sadece fizikî kaygulardan ibaret olmayıp çoğu zaman rûhî, ontolojik bir boyut taşıdığını düşünüyorum.

Bu bakımdan, esasen söz konusu hâlet-i rûhiyenin ne menem bir şey olduğunu anlamak, tecrübe etmek için, kendimizi onun yerine koymamıza gerek yok, diyebiliyorum rahatlıkla..

Hepimiz, bir insan olarak, insanî varoluşumuzu gözleyen, izleyen ve bu hâli anlamlandıran bireyler olarak bu tür bir tedirginliği, kayguyu yaşıyoruz.

Bir güvercinin nasıl hareket ettiğini gözlemiş olanlar bilir: Güvercin, karnını doyurmak için ekmek kırıntılarına yönelerek o kırıntıların yanına konduğunda, belli periyotlarla hep aynı hareketi yapar; başını sağa-sola çevirerek önce etrafa bakar, sonra gagasıyla bir miktar kırıntı alır, kendini güvende hissetmesi için yeniden etrafa bakması gerekir, bakar, herhangi bir tehlike yoksa, yeniden ekmek kırıntılarına döner.. Güvercinin kendini beslemesi bu şekilde devam eder.. Ne zaman ki, yakın çevresinde bir hareket, bir kıpırtı, bir ses oluşur; ''tedirgin'' güvercinimiz pırr diye uçar. Ve eğer yeterince karnı doymamışsa yakın bir yere konar, muhtemel tehlikenin geçtiğini hissederse, yine ekmek kırıntılarının olduğu yere yönelir…

Güvercinin, hayatta kalmak için kendini beslemek zorunda kalışı esnasında yaşadığı bu ''tedirgin'' hâl, onu seyreden bizler tarafından, çoğu zaman ''acınarak'' karşılanır. Evet, güvercine, bir ekmek kırıntısı elde etmek, kendini veya yavrularını beslemek adına yaşadığı bu telâş, bu endişe ve bu tedirginlik dolayısıyla acırız..

Oysa, biraz düşünelim.. Biz insanların da, bu dünyada hayatın türlü-çeşitli determinasyonları (belirlemeleri) karşısında, bir güvercinden ne farkımız var?

Bazen, insanların kimi değerleri yaşatması için hayatını riske etmiş olması gerekmiyor mu?

Hayatın, insanın, varoluşun değer ve anlamı, onları kaybetme ihtimali, tehlikesi belirmeden yeterince algılanabiliyor mu?

Ancak ve sadece yaşadığımız rûh ıstırapları, elem ve keder bizi olgun ve hayata karşı dayanıklı kılmıyor mu?

Varoluşumuzu anlamlı ve anlaşılır bir hâle sokmanın en kayda değer şartının, ''çileli'' bir hayata râzı olmaktan geçtiğini bilmiyor muyuz?

Hayatta, bizim için çok önemli olduğunu düşündüğümüz bir adım atmadan veya geleceğimizi ve tüm yaşantımızı değiştireceğini bildiğimiz bir karar almadan önce, farklı derecelerde de olsa, bir “Güvercin tedirginliği” duymuyor muyuz?

Biz de, hayatımızın hemen her evresinde, varoluşumuza dokunmuş bulunan “Havf ve Reca” (Korku ve ümit) gel-giti arasında yaşamıyor muyuz?

Ve bütün bunlar, insanoğlu için hayatın o ''trajik'' sahnesini oluşturmuyor mu?

Evet evet, bu anlamda bir güvercinden ne farkımız var?..

Başlıklar :
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026