
Dün bazı gazetede yer alan bir fotoğrafın alt yazısıydı bu. Hakkari-Yüksekova''da yapılan “izinsiz gösteri” sonrası Çevik Kuvvet''ten bir polis memuru ve yanında 8-10 yaşlarında bir çocuk. Polis memuru soruyor: “Bize neden taş atıyorsun çocuk?”
Hadi bakalım çocuk, kolaysa kalk bu sorunun altından bakalım?
Bu fotoğrafı ve altyazısını görünce, içimden çocuğun yardımına koşmak geldi. Çocuğun ağzına cevap ararken, önümde duran bir gazete haberinde verilmesi gereken cevabın hazır olduğunu fark ettim. Söz konusu haber, Yargıtay 9. Ceza Dairesi''nin ceza hukukunda yine bir yenilik gerçekleştirerek, yerel mahkemenin 11 öğrenci için verdiği beraat kararını bozarak, örgüt üyeliğinden altı yıl hapis cezası için gösteriye katılmak ve evde kitap bulundurmanın yeterli bulduğunu bildiriyordu.
Bu karardan esinlenerek çocuğun ağzındaki balona yerleştirdiğim cevabı yazının başlığında görüyorsunuz: “Yargıtay kararları çok katı yürekli…”
9. Daire''nin bu kararına göz atacağız birazdan. Ama önce –”yerli-yersiz” her ne ise de- manşetinde sözünü ettiğim fotoğraf ve altyazı ile karşılaştığım gazetenin –yine aynı derecede etkileyici- ikinci bir manşeti hakkında da bir iki söz söylemek isterim.
Bu manşet de söyle bir şeydi: “Bu görüntünün sırrı ortaya çıktı”.
“Sırrı ortaya çıkan” görüntü, iki gün önce Radikal''in “Bir açılım hatırası” altyazısı ile okurlarına sunduğu görüntüden başkası değil. Hani şu, “4 Dalga” KCK operasyonunda gözaltına alınan onlarca kişinin kelepçeli olarak “tek sıra” halinde adliyenin önünde dizildiklerini görüntüleyen fotoğraf karesi.
Gazeteye (Zaman) göre, bu insanlara kelepçe vurulmasının sırrı şöyle bir şeymiş:
“Alınan bilgilere göre, KCK operasyonunda gözaltına alınan kişilere ''baskın istihbaratı'' üzerine kelepçe takıldı. KCK yöneticisi olmakla suçlanan zanlıların adliyeye getirilmesi ve cezaevine götürülmesi sırasında baskın yapılacağı bilgisine ulaşıldı. Bunun üzerine alarma geçen polis, birçok noktada yoğun güvenlik önlemi aldı. Adliye binasının bulunduğu Elazığ Caddesi ve Dağkapı semtinde yüzlerce polis tertibat aldı. Güvenlik güçlerine ulaşan istihbarata göre, yaklaşık 5 bin kişi bölgede gösteri düzenleyecek, adliye binası önüne baskın yapılarak bazı kişiler kaçırılacaktı. Bu sırada, polis ile baskın düzenleyenler arasında çatışma yaşanması sağlanacaktı. Bu bilgi üzerine polis, Ceza Muhakemesi Kanunu''nun kendisine verdiği yetkiyi kullanarak ''silahlı terör örgütü yöneticisi'' olmak şüphesiyle gözaltına aldığı kişilere kelepçe taktı.”
Biliyorum, alıntı biraz uzun kaçtı ama zararı yok. Ülkedeki kimi medya kuruluşlarının kiminle “dans ettiği” hakkında bilgi vermesi açısından -biraz uzun kaçsa da- can sıkıcı bir metin değil…
Görüyorsunuz; Türkiye artık (eskiden daha makbuldü demiyorum tabii ki!) böyle bir ülke… Bir gazete, polisin kulağına fısıldadığı bir “sırrı”, üzerinde iki dakika düşünmeden okurlarına “bilgi” diye sunabiliyor.
Bana inanmıyorsanız, kendi muhakeme gücünüze inanın…
“Ortaya çıkan sır”ın içerdiği bilgileri yan yana koyarak salim kafa ile ve sadece sağduyunuzu esas alarak gözden geçirin. Aktarılan hikaye size biraz olsun inandırıcı geldi mi? Polise ulaştığı söylenen “istihbarat” ile fotoğraf karesinde yer alan koca adamların ellerinin kelepçelenip adliye önünde tek kol sıralanmaları arasında bir münasebet kurabiliyor musunuz? Yoksa siz de benim gibi, önümüzdeki görüntü gibi “ortaya çıkan sır”ı da son derece münasebetsiz mi buluyorsunuz?
Yoksa, sizin de kafanız benim gibi, Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar''ın kelepçeye ilişkin açıkladığı “sır”a mı yatıyor? Aktar, haklı olarak, kelepçe takılmanın “rencide etmek” amacını taşıdığını söylüyordu.
Hatırlıyorsunuzdur; yakın zamanda bu gazete işi “Tasfiye edilen gazete(ci)ler listesi” yayımlamaya kadar vardırmıştı.
Bana sorarsanız (da) yerinde bir öngörüydü bu. Diğerleri kimler olacak bilemem ama, “kelepçenin sırrı” gibi, okurlarının zekasına kendince sınır koymaya çalışan haberler yapan gazete(ci)ler, ülkemizdeki düşünce hayatı “medeni ölçüler”e yaklaştıkça mutlaka tasfiye sürecine girecektir.
“Birazdan” dedim ama hepten unuttuk Yargıtay 9. Daire kararını…
Bu “güzellik” de yarına kalsın artık.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.