
Bir süreden bu yana merakla beklenen Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun (PPK) faiz kararını geçtiğimiz Perşembe günü gördük. Beklendiği üzere bir faiz artışı yapıldı. Kurul politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını %8,5’ten %15 düzeyine yükseltti. Ancak buna rağmen döviz kurlarında %5 civarında bir artış gördük. Peki neden?
Yazılarımı sürekli takip edenlerin hatırlayacağı üzere 15 Haziran 2023 tarihindeki “Yeni ekonomi yönetiminden beklentiler” başlıklı yazımda piyasalarda faiz oranına ilişkin beklentilerde tahmin aralığının çok yüksek olmasının nedeninin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın sözlü yönlendirme yapmamış olmasından kaynaklandığını ifade etmiştim.
Aynı yazıda “…22 Haziran’da piyasaların ciddi bir şok yaşamaması ve o güne kadarki dalgalanmaların boyunun azaltılması açısından hem Şimşek’ten hem de Erkan’dan belirsizlikleri azaltacak birer sözlü yönlendirmenin yapılmasının şu süreçte oldukça faydalı olacağını değerlendiriyorum.” diyerek piyasa beklentisinin yönetilmesi gerektiğini belirtmiştim. Ancak beklediğimiz gibi olmadı.
Şimşek ve Erkan ikilisinden zamanında bir sözlü yönlendirme gelmemesi piyasalarda politika faizine ilişkin beklentilerin medyanının %20 olmasına neden olmuştu. Son PPK’da politika faizi %15 olarak belirlenince kurdaki tepki de doğal olarak yukarı yönlü oldu. Özetle beklenti yönetimi sağlıklı bir şekilde yapılmadığı için kurun ateşi yükseldi.
Diğer yandan PPK’nın karar metni evvelki metinlere göre daha kısa tutulmuş. Metindeki “Parasal sıkılaştırma sürecine başladık” mesajı önemli. Ayrıca parasal sıkılaştırmanın kademeli olarak güçlendirileceği de kayıt altına alınmış. Yani PPK, “bakın faizi artırdım ve artırmaya devam edeceğim” diyerek önümüzdeki toplantılarda da faiz artışı mesajı veriyor.
Benim merakla beklediğim bir diğer konu ise Merkez Bankası’nın politika faizini kullanmak yerine başvurduğu makroihtiyati tedbirlerde ne gibi adımlar atacağı. PPK metninde, önceden uygulamaya alınan makroihtiyati tedbirlerde bir sadeleştirme yapılacağı ifade edilmiş. Sadeleşme sürecinin de kademeli olarak yapılacağı belirtiliyor. Detayları önümüzdeki günlerde göreceğimizi tahmin ediyorum. Ancak bunlarda da geç kalmamak ve piyasaları önceden hazırlamak gerekiyor.
Gelelim kurdaki harekete. Yukarıda da belirttiğim üzere kurdaki hareketin temel nedeni; önceden bir sözlü yönlendirme yapılmadığı için oluşan yüksek beklentinin alınan kararla karşılanamamış olması. Buradan devamla politika faizinin 650 baz puan artırıldığı bir günde kurlar %5 civarında yükselince Mehmet Şimşek de kendisini bir açıklama yapmak zorunda hissetmiş olacak ki 4 adet tweet attı.
Benim tweetlerden anladığım kadarıyla Şimşek, “bırakalım kur biraz yukarı gitsin, yabancı sermaye akımı bu şekilde başlar” diyor. Ayrıca metin içinde 2 kez atıf yaptığı “dışa açık serbest kambiyo rejimine devam” ifadesi ile de bir dönem sıkça konuşulan “sermaye kontrolleri” iddialarını da yalanlıyor.
Özetle tüm bu yaşananlar önceden sözlü yönlendirme yapılmamasının yan etkisi olarak değerlendirilebilir. Bu bakımdan önümüzdeki döneme ilişkin temel beklentimiz hem bakanlık hem de bankanın iletişiminin daha güçlü ve proaktif yapılması.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.