
İran’da “Fiyatlar birden bire çok arttı. Dolar aşırı yükseldi. Ticaret yapamıyoruz” diyen esnaf kepenk kapatarak yönetimi protesto etmeye başladı.
Ufak çaplı başlayan gösteriler çığrından çıktı.
Sokaklar alev aldı. Olaylar şiddetlenip endişe verici boyuta ulaşınca esnaf kenara çekildi.
İki hafta içinde 116 kişi öldü.
*
İngiliz kaynaklarına göreyse ölü sayısı çok daha fazla. 500’ü aştığı yazılıp çiziliyor.
Bizdeki Gezi olaylarını hatırlarsak, o günlerdeki Batı kaynaklı haberlerde sokakların cesetlerle dolduğu iddia edilmişti.
Üstünde Polizai ve Police yazan polislerin çarpıcı görüntüleri yayınlanıyordu.
O zamanki adıyla Boğaz Köprüsü üstünde koşu yapılırken çekilmiş eski görüntüler, o günlere aitmiş gibi verilmekteydi.
Bilineni tekrar edelim. Batı yavşaktır. Batı basını yüz kat yavşaktır.
*
Batı kaynaklı o sahte görüntüler, ülkemizde de rağbet görmüştü.
İnanmak isteyenler için, Afrika çölünde bir aslanın ceylanı yakalaması da “İstanbul’da polislerle göstericilerin görüntüsü” hükmündedir.
Bugün için de İran’a ait gibidir.
*
İran’da internet yok. Telefon ve elektrik kısıtlı.
Ticaret durdu diye kepenk indiren esnaf şaşkın.
Tam bugünlerde birinin çıkıp “Mesele ticaret değil arkadaş! Sen hâlâ anlamadın mı?” demesini bekliyoruz.
Sonra da “Haydi çık gel, bekliyoruz” demeli.
*
Olayları değerlendirmesi beklenen yorumcuya mikrofon uzatıp soruyorlar:
“İran’daki olaylarda İsrail ve ABD parmağı var mı?”
Güldürmeyin adamı!
Ne parmağı? Birinin eli, diğerinin kolu var.
*
Tramp ne diyor?
“İran’daki olayları izlemek çok keyifli.”
Ona göre İran özgürlüğe çok yakın.
Ne zamandır saldırı tehditleri savurduğunu biliyoruz.
“Özgür İran’a yardıma hazır olduğunu” da açıklıyor sarı kafa.
Vurması, saldırması an meselesi.
İran yönetimi göstericilerle diyalog kurma isteğini açıkladı.
“Dinleriz, çare ararız” yaklaşımı maalesef itibar görmedi.
Fakat halkın çoğunluğu yönetimin yanında.
*
Öte yanda eski İran Şahı Rıza Pehlevi’nin ABD’de yaşayan oğlu şah olmayan Rıza Pehlevi yerinde duramıyor.
Zıplamakla meşgul. Liderlik etmeye hazırmış!
Her gün açıklama yapması, “Bekleyin geliyorum” diye müjdeler (!) vermesinin bir karşılığı yok.
Ona destek verecek kesimleri yüzdeyle ifade etmekte zorlanır insan.
Şayet biraz şansı olsaydı, ABD onu büyük bir heyecanla pazarlamayı bilirdi.
*
“ABD ve İsrail beni destekliyor” açıklaması Pehlevi oğlu Pehlevi’nin nerede durduğunu göstermek için yeterli.
Yetmezse Ağlama duvarı önünde başına Yahudi kippasını takarak poz vermesini ve orada ağlamaya çalışmasını hatırlatabiliriz.
Hem nedir bu eski yönetimlerin tortularını kurcalamak. Sönmüş bir ateşin külleriyle oynamaktan farkı yok.
Başka adam mı yok?
Şah dedikleri, İran’ın sahibi midir ki elli yıldır ABD’de yaşayan Rıza oğlu Rıza’nın avuçları kaşınmakta?
*
Allah korusun, biz de benzer sıkıntıya düşecek olsak, Osmanlı hanedanından birini allayıp pullayarak alternatif diye sunabilirler.
Maksat karışıklık olsun!
Hatta daha ileri gidip Selçuklu torunu diye birini…
Göktürklere kadar yolu var.
Yeter ki şu “özgürleştirme” meraklısı Batı kafası bir fırsatını bulsun, iklimini yakalasın, hiç geri durmazlar.
Netanyahu’nun İran mesajı da evlere sahip tabii. Onu da unutmayalım.
*
İrancı değiliz, oradaki rejimi ve yönetim anlayışını beğenmiyoruz ama bugün destek vermek şart.
Yoksa zararını biz de fazlasıyla görürüz.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.