Paris’i görmeyen

04:006/02/2026, Cuma
G: 6/02/2026, Cuma
Mehmet Şeker

Beyaz Leke tiyatro grubu oyuncularından Cavit Akova anlatıyor: “Sene 1974, Adapazarı Melek Sineması’nda ‘Çürük Elma’yı oynuyoruz. Rahmetli babamla annem de en önde izliyorlar. Oyunun bir yerinde tekst gereği ben diyorum ki, ‘Paris’i görmemiş adam eşektir’. Selahaddin (Şimşek) Abi soruyor, ‘Baban Paris’i görmüş müydü?’ Ben ‘Hayır’ diyorum. O ‘O zaman sen eşşeğlu eşeksin’ diyor. Bütün bunlar oyunun metni icabı. Babam anneme dönüyor ‘Daha fazla küfür yemeden gitsek iyi olacak hanım’ diyor. Ve kalkıp

Beyaz Leke tiyatro grubu oyuncularından Cavit Akova anlatıyor: “Sene 1974, Adapazarı Melek Sineması’nda ‘Çürük Elma’yı oynuyoruz. Rahmetli babamla annem de en önde izliyorlar. Oyunun bir yerinde tekst gereği ben diyorum ki, ‘Paris’i görmemiş adam eşektir’.

Selahaddin (Şimşek) Abi soruyor, ‘Baban Paris’i görmüş müydü?’ Ben ‘Hayır’ diyorum. O ‘O zaman sen eşşeğlu eşeksin’ diyor.

Bütün bunlar oyunun metni icabı. Babam anneme dönüyor ‘Daha fazla küfür yemeden gitsek iyi olacak hanım’ diyor. Ve kalkıp gidiyorlar.”


AĞAÇ FETİŞİ

Trafik işaret ve levhaları önünde büyüdüğü için görüşü engelleyen ağaçlar bir an bile düşünmeksizin kesilmeli.

Görülmeyen trafik işaretleri kazaya sebebiyet verebilir. Araçların dönmesi gereken yerleri kaçırmasına yol açabilir.

Geç fark edilen trafik işareti, ani bir dönüş hareketine sebep olursa, tehlike demektir.

Ağaçlar değerlidir ama trafiğe mani olunca değeri kaybolur, zarara döner.

Karayolları idaresinin gereğini yapmasını bekleriz. İnsan ağaçtan önemlidir. Ağaç fetişi yüzünden yaralanan veya ölen olursa, sonradan pişmanlık fayda etmez.

İki ağaç için gürültü patırtı çıkaranlardan çekinmenin âlemi yok. Mesele ağaç değil, hâlâ anlamadık mı?


ALMANLAR ABARTMIŞ

Almanların lüks otomobili yine abartmış. Isıtmalı emniyet kemeri yapmışlar. Bununla kalsa iyi. 2 bin 700 yeni parça olduğunu duyunca neler eklenmiş olabilir diye insan kafayı zorlamaya başlıyor.

Emniyet kemeri ısıtmalıysa, ayna da ısıtmalı olabilir.

Paspas da aynı şekilde ek bir işlev kazanmalı. Isıtma oluyorsa, soğutma da mümkün tabii.

Başka?

Tıraş makinesine dönüşen vites kolu.

Basıldığında teşekkür eden fren pedalı.

Ayakkabıları boyayan, fırçalayıp parlatan ve sonunda kadife parçasıyla hizmeti tamamlayan gaz pedalı.

El falına bakan direksiyon simidi.

Direksiyon simidinin üstüne, isteyenler için susam deseni eklenebilir.

Morali bozuk sürücülere fıkra anlatan gösterge paneli.

Sürücü ile yolcu/lar arasında gereksiz bir tartışma başlarsa, müdahale ederek arayı düzelten radyo.

İleride kaza olduğunda önceden haber veren gizli anten.

Tanıdık birini görünce selâm veren farlar.

Üstünde marka arması bulunan beyzbol sopası.

Makas atan, trafiği tehlikeye sokacak hareketlerde bulunan, emniyet şeridini kullanan bir araç görünce kayda alıp emniyete görüntü geçen farlar.

Ağaç dallarının kapattığı trafik levhalarını okuyabilen sensör.

Araç içindekiler (özellikle sürücü) acıktığında sahanda yumurta yapan torpido gözü.

On yedi özellik eklemiş olduk. Geriye kaç kaldığını merak eden 2 bin 700’den çıkarsın.

Daha önemlisi, başka neler olabileceğini düşünmek.


KÖRÜM YA

Mehmet Nuri Yardım’ın “Bilge Ozan Âşık Veysel Şatıroğlu” kitabından:

Âşık Veysel hastalığının ilerleyen döneminde ve hayatının son günlerinde ziyaretçi akınına uğrar. Duyan gelir ve ozanı görmek ister.

Bu ziyaretlerin birinde görgüsüz bir kadın, bağıra bağıra Veysel’e hastalığını sorar. O da aynı tonda cevap verir.

Durum bu minval üzere devam edince sonunda kızıverir ve yanındakilere şöyle der:

“Körüm ya, sağır da zannediyorlar!”


DEMLİ ÇAY, DEMSİZ ÇAY

DEM Parti il binası, iç, gündüz…

“Hoş geldiniz. Ne içersiniz?”

“Çay… Demli olsun.”

“Benimki de demli olsun.”

“Ben de demli çay istiyorum.”

“Benim çay açık olsun.”

“Ne, açık çay mı? Baylar, aramızda ajan var!”

#aktüel
#hayat
#siyaset
#mehmet şeker