Rahat uyu sihirbazlar kralı

00:008/06/2006, Perşembe
G: 27/08/2019, Salı
Mehmet Şeker

İtalya'da yaşayan genç bir illüzyonist, tatil için memleketine geldiğinde, İstanbul sokaklarında rastladığı kör bir dilenciye para verir. Verdiği para o günün en büyük kâğıt parasıdır. İki gözü de kör olan dilencinin bir anda dişleri görünür. Sevincini sırıtarak belli eder.Bizim eleman uzaklaşırken, paranın üzerindeki yazılar silinir ve bir anda beyaz kâğıda dönüşür.Kör dilenci arkadan bağırmaya başlar: "Allah belanı versin, utanmıyor musun adam kandırmaya!.."Bu numara, sihirbazların en sıradan

İtalya'da yaşayan genç bir illüzyonist, tatil için memleketine geldiğinde, İstanbul sokaklarında rastladığı kör bir dilenciye para verir. Verdiği para o günün en büyük kâğıt parasıdır. İki gözü de kör olan dilencinin bir anda dişleri görünür. Sevincini sırıtarak belli eder.

Bizim eleman uzaklaşırken, paranın üzerindeki yazılar silinir ve bir anda beyaz kâğıda dönüşür.

Kör dilenci arkadan bağırmaya başlar: "Allah belanı versin, utanmıyor musun adam kandırmaya!.."

Bu numara, sihirbazların en sıradan numaralarından biridir.

*

Zati Sungur adını ilk defa rahmetli dayımdan duymuştum. Dediğine göre bir gün Gemlik'te lokantada yemek yemiş, hesabı ödemiş, bolca bahşiş bırakmış. Çıkarken lokanta sahibi Zati Sungur'un verdiği gıcır gıcır paraların beyaz kâğıda dönüştüğünü görünce arkasından seslenmiş.

Ünlü sihirbaz geri dönmüş, kâğıtları almış, başka cebinden para çıkartıp vermiş. Az sonra onlar da beyaz kâğıt... Ancak üçüncüde gerçek parayı uzatmış. Lokanta sahibi yarım saat paraları seyretmiş. Ne zaman yazıları silinecek diye beklemiş.

*

Modern illüzyonun öncüsü, dünya sihirbazlar kralı Zati Sungur, 1898 Bursa doğumlu. Küçük yaşta sihirbazlığa merak sarar, ilkokulda arkadaşlarına gösteriler yapmaya başlar.

İstanbul'daki Deniz Gedikli Okulu Makine Bölümü'nde okurken, 1. Dünya Savaşı sırasında, denizaltı stajı için Almanya'ya gönderilir. Savaştan sonra Almanya'da kalır. 1920'de yaptığı Berlin gösterisiyle üne kavuşunca turneye çıkar. Avrupa ve Amerika'yı dolaşır, sahneye çıkar. Önce Kont Sati Von Richmond sonra Zati Bey adı ile büyük ün kazanır. 1924 yılından itibaren geliştirmeye başladığı "İnce Model Kız Kesme" oyununa son şeklini 1930'da verir. Bu, sihirbazlık sanatına dünya çapındaki bir katkısı olacaktır.

1936'da Türkiye'ye döner, ilk gösterilerini Ses Tiyatrosu'nda gerçekleştirir, ünü hemen yayılır. Bir gece Atatürk ve maiyeti için de gösteri yapar; çok övgü alır, ödüllendirilir.

*

1966'da gösteriyi bırakır. Kurduğu stüdyoda ürettiği sihirbazlık araçlarını halkın kullanımına arz eder ve bu stüdyoyu Doğu Avrupa ve Ortadoğu'nun en büyük illüzyon imalat ve dağıtım merkezi haline getirir.

Sihirbazlık araçlarını tanıtan Sihirbazlık ve İllüzyon Hünerleri Kataloğu'ndan başka Salon Oyun ve Eğlenceleri adında bir "yakın sihirbazlık" kitabını yayımlar.

1981'de Çekoslovakya'da İllüzyonistler Kongresi'nde "Sihirbazlar Kralı" unvanına lâyık görülür. 1984'te vefat eden Zati Sungur'un özel olarak yetiştirdiği bir talebesi olmamıştır. Kataloğun önsözünde bu konuyu şöyle açıklar:

"Birçok dostlarım ve vatandaşlarım bana müteaddit defalar sanatımı devretmek için neden bir genci yetiştirmediğimi sordular.

Bir tek genci yetiştirmek, eski Mısır'daki büyücülerin sırlarını tek bir insana devretmelerinden başka bir değer taşıyamazdı. Geceli gündüzlü çalışarak 50 senede tekâmül ettirdiğim sanatımı halkıma devretmek istedim.

İstedim ki her yaştan, her meslekten herkes faydalanabilsin, hiç kimse bu zevkten mahrum kalmasın; sonra onlar ellerindeki oyunları geliştirsinler, kendileri yenilerini bulsunlar ve bu böyle sürüp gitsin."

*

Zati Sungur rahat uyusun...

Artık her yaştan, her meslekten insanlar öylesine ilerlettiler ki sihirbazlık numaralarını, gazeteler o numaraların ayrıntılı haberleriyle, yorumlarıyla dolup taşıyor.

Her taşın altından bir çete çıkıyor, her şapkadan bir tavşan sürüsü... Çeteler peçeteye dönüşüyor... Reçeteler beyaz kâğıda dönüşüp bir anda anlamsızlaşıyor... Reçete dedim alo, hani şu ilaçların yazıldığı.