
İtiraf edeyim, Kemal Tahir’in uzun süredir hem ihmal edildiğini hem-hadi unutulduğunu demeyeyim-daha az hatırlandığını düşünüyordum. Özellikle de ‘okuma pusulasının manyetiği’ suni/dijital kutuplara kaymış genç kuşaklar tarafından. Oysa Türkiye’nin son 20, özellikle de 2015’ten günümüze gelen yılları için onun edebi-politik formasyonundan zihin mühimmatları üretmek çok katkı yapardı…
Nitekim Cumhurbaşkanı, “Hakikati arama konusundaki merakı, cesareti, gayreti ve azmiyle pek çok aydınımıza ilham kaynağı olmuştur. Yaşadığı dönemde Osmanlı’yla, Cumhuriyet Türkiye’siyle, Anadolu’yla, toplumla ve siyasetle ilgili ezber bozan yaklaşımlarını bedel ödemekten çekinmeyerek ortaya koymuştur. ‘Türkiye’nin ruhunu arayan adam’ denilecek derecede derinlikli çalışmalarıyla bugün de yararlandığımız pek çok tahlile imza atmıştır” diyerek yazarı taltif etti..
***
***
“Kâmil Bey, yüreğinin derinliklerinde uyanan tedirginlikle gözlerini kıstı. Fransız’ın yüzünü seçmeye çalıştı. Bütün Batılılar, hain oldukları için mi bu kadar katı gerçekçiydiler, yoksa bu kadar çiğ gerçekçi olduklarından mı bir yerde, ister istemez hain, kaba, bencildiler?”…
“İngiliz subayı, bir Türk’ü bir Türk’e anlatmada hiç zorluk duymadan sözünü sürdürüyordu. ‘Büyük güçtür, eski başbuğların yerine yeni başbuğları koyabilmek… Yeni başbuğlardan emir almak, bunları hiç duraklamadan uygulamak… Emri kimin verdiğine değil, emrin ne dediğine bakmaktan gelir bu olgunluk… Bir milletin yaşamak gücü bence bu özelliktir. Ancak böyle özelliği olan toplumlar, en ölü sanıldıkları sıralarda kalkıp dikilirler… İşte size güvenle söylüyorum. Anadolu’nun tepkisi bizim Loyit Corc gibi, Amerika’nın Vilson’unu, Fransa’nın Klemanso’sunu, İtalya’nın Orlando’sunu da yüzlerce danışmanlarıyla beraber şaşırtacaktır. Savaştan sonra, galip devletlerin bu ünlü diplomatlarca kurulduğu sanılan düzeni siz altüst edeceksiniz!”
“Bir milletin dış düşmanlarla çarpışması bazı işleri kolaylaştırıyor. Toplumun her katından insanlar bir araya geliyorlar. İç kötülüklerle uğraşırken durum böyle değil”… (Tahir bugün yaşasaydı, dış düşmanlarla mücadele ederken de toplumun her katından insanların bir araya gelmediğini görecekti.)
“Bir memlekete düşman girdi mi, millet yediden yetmişe ayaklanır, bu bakımdan vatan kurtarmak kolay! Zor olan Milleti hür yaşatmak”…
“Doğulu toplumlarda bütün kalkınma çabalamalarının gerçek celladı Batı sömürüsüdür… Ekonomide liberalizmi kabullenmek, içimize yerleşmiş gizli açık yabancı örgütlerle boğuşmaktan, onları söküp çıkarmaktan vazgeçmektir”…
“Anadolu halklarının devlet kurucu, yaşatıcı özelliklerini, zanaatlarının bu olduğunu bir türlü anlatamadım. Dış yardımdan çok buna güvenmek, bunun yollarını arayıp bulmak gerekti… Padişahlıktan sonra halifeliğin gideceği de anlaşılıyordu. Cumhuriyet, Batı’daki gibi sınıf şuuruna varmamış zenginlere dayanamazdı. İster istemez halkçı olmak zorundaydı. Halkçı bir cumhuriyetin dış etkileri silerek yaşayabilmesi, güçlü bir bağımsız devletin çevresinde halkları hemen örgütlemekle mümkündü”…
“Öyle bir cıvık geçit geçiliyordu ki herkes her şeyi, hatta düşmanla işbirliğini bile vatan için yaptığını söylüyordu”…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.