İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki yolsuzlukları bizzat CHP’liler şikâyet ettiler. Ortada deliller var, hatta itiraflar var. Mide bulandıran söylentilere, ilişkilere, iddialara girmiyoruz bile.
Yine de geniş bir kitle Ekrem İmamoğlu’na sarsılmaz bir inançla bağlılığını koruyor.
Uşak Belediyesi kelimenin tam anlamıyla pavyona çevrilmiş. Antalya hakeza. Bir CHP’li belediye başkanı çocuğu istismar etmiş, çocuk sonradan şüpheli şekilde hayatını kaybetti.
Yine de geniş bir kitle bunların iftira, düzmece, komplo, kumpas olduğuna inanıyor.
İyi de Haluk Levent’in suçu ne? Ekrem İmamoğlu’na, ekibine, diğer belediye başkanlarına gösterilen hoşgörü Haluk Levent’ten neden esirgendi? Belediye başkanlarının apaçık delillerle, itiraflarla sabit olan suçlarına asla ve kata inanmayan kitle, Haluk Levent’le ilgili iddiaları neden böyle peşinen ve çok hızlı şekilde satın aldı?
Hüsnüzan edelim: Muhalif kitle uyanıyor, aydınlanıyor, ayıkıyor, üzerindeki ölü toprağını atıyor, mahmurluktan çıkıyor. Ahbap Derneği’nin kendisini dolandırdığına inanıyor. İnkâr yerine kabulleniyor, mahcubiyet yaşıyor, hayal kırıklığı yaşıyor, hatta suç ortaklığı yaptığını düşünerek eski mesajlarını temizliyor.
Madem hüsnüzanla bakıyoruz, madem muhalif kitlenin uyandığı iyi niyetini taşıyoruz, o zaman kendilerine ayna tutalım çok ama çok daha büyük şekilde dolandırıldıkları hususunda kendilerini uyaralım.
Evet, Türkiye’de muhalifler Haluk Levent’in, hatta Ekrem İmamoğlu’nun yaptıklarından çok daha büyük hacimli, üstelik sürekli tekrarlayan biçimde dolandırılıyorlar.
Bir siyasi parti düşünün: 1950’deki ilk serbest seçimlerden bu yana kendi becerisiyle tek başına iktidara gelemiyor ancak bu başarısızlığı hiç sorgulamıyor, kendisini değiştirme ihtiyacı hissetmiyor, yenilenemiyor, çalışmıyor ve çabalamıyor. Kendisine umut bağlayan tabanını umursamıyor, hesap vermiyor, sorumluluk almıyor. 76 yıl boyunca girdiği hemen her seçimde başarısız olup da kendisine çekidüzen vermeyen bir partinin yanında Ahbap solda sıfır kalmaz mı?
“Türkiye kötü yönetiliyor. Yaşam tarzlarımız tehdit altında. Özgürlüğümüz kısıtlanıyor. Cumhuriyet’in temelleri sarsılıyor. Kemalizm, laiklik elden gidiyor. Bunlar gerici. Bunlara oy verenler cahil, makarna-kömür karşılığı oy veriyor. Türkiye karanlığa ilerliyor” söylemleriyle ve sadece slogan atarak kitleyi mütemadiyen kandırmak “depremzedelere para topluyorum” deyip kumarda kaybetmekten daha mı hafif bir kusur?
Ana muhalefet partisi iktidarın hatalarını bulur, eksiklerini ortaya çıkarır ve ülkeyi onlardan daha iyi yöneteceğine dair ortaya plan, proje, politika koyar. 76 yıldır hiçbir şey yapmadan “Bunlar kötü, biz iyiyiz, her şey güzel olacak” retoriğiyle seçmeni oyalıyorlar. Türkiye’yi mevcut iktidardan daha iyi yönetemeyeceklerini, böyle bir birikim, tecrübe ve kadroya sahip olmadıklarını kendileri de biliyor ama kutuplaştırmayla, gerginlikle, olmayan tehdit ve tehlike korkutmasıyla kitleyi kandırıyor, umut tüccarlığı yapıyorlar.
Binlerce trol, besleme ve bunamış gazeteciler, şişirilmiş, balon sözde kanaat önderleri, sahte kahramanlar ile kitleye sürekli gaz veriyor, korkutuyor, kitleyi adeta uyuşturuyorlar.
Son yıllarda bir de işin içine Fetullahçılar (FETÖ) girdi. Muhalefetin ikna ve propaganda ihalesini üstlendiler, muhalifleri parmaklarında oynatıyorlar. Gezi’de Türkiye solunu güttüler. Sonra CHP’yi ele geçirdiler. Kılıçdaroğlu’nu sahneye sürdüler, olmadı. Ekrem’e oynadılar, kupon tutmadı. Şimdi Özgür Özel’le CHP’yi de böldüler. 10 yıldır Kemalist maskesiyle karamsarlık yayarak, sahte umut pompalayarak kitleyi güdüyor, oradan oraya savuruyor, evire çevire dolandırıyorlar.
Ahbap’a güvenmek ne ki? Bunlar bugün meydanlarda “hain” diye linçledikleri Kemal Kılıçdaroğlu’na umut bağlayanlar değil mi? Bunlar sadece oğlunu ihya eden Ekrem İmamoğlu’nun kendilerini ihya edeceğine inananlar değil mi? Bunlar o kadar açığına rağmen Özgür Özel’in peşine düşenler değil mi? Bunlar 76 yıldır kazanamayan ama kendisini hiç sorgulamayan partiye ısrarla umut bağlayanlar değil mi? Ahbap bütün bunların yanında masum kalmaz mı?
Madem bir uyanış başladı, madem Haluk Levent’in yaptıkları inkâr değil kabul ediliyor, muhalif kitlenin 76 yıldır sürekli ve sürekli kandırılıyor olmasını da sorgulamasının zamanı gelmiştir.
Haluk Levent skandalına ayıkan kitleye “Günaydın!” demek boynumuzun borcudur; kendilerine aynı zamanda hayırlı sabahlar, güzel, güneşli, aydınlık bir gün de temenni ederiz.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.