Batı Şeria’daki yerleşimci kolonicilerin Siyonist lideri Daniela Weiss, ABD’de yayın yapan bir televizyon programına çıkarak Filistinlilerin varlığını inkâra dayalı kolonyal ütopyasını tekrarlamış. Bu program Türkiye’de de tanınan Piers Morgan tarafından sunuluyor. Okurlarımız Daniela Weiss’i de hatırlayacaklardır. Weiss, Gazze’de soykırım ve sürgünün bir an önce tamamlanmasını ve İsrailli Siyonist yerleşimcilerin yüzbinlerce Filistinlinin toprağına el koymasını isteyen bir şahıstır. Bu kişi Morgan’ın programında benzer niyetleri tekrarlamış: “Filistinliler bir icattır, bu toprak sadece bize aittir, onu bizden almaya çalışıyorlar. Sadece Filistin’in tamamı değil, Nil’den Fırat’a kadar olan bütün topraklar Siyonistlere aittir. Bunu kabul etmeyenler, başka bir ülkeye gitmek zorunda kalacak.”
Daniela Weiss’in konuşmasının ciddi bir şekilde tahlil edilmesi gerektiğine inanıyorum. Yerleşimci kolonicilerin Siyonist liderinin benzer cümleleri daha önce Türkiye’de gündeme gelmişti. Fakat Türk düşünce hayatında oldukça etkili olduğunu düşündüğüm kişiler, Weiss’in sözlerini davasına bağlılık çerçevesinde değerlendirmiş ve hatta inanmışlığı dolayısıyla onu etkileyici bulduğunu dahi ifade etmişti. Ne yazık ki bu türden cümleler yeni değildi, Yahudiler bağlamında çok daha önceden paylaşılıyordu. Geçmiş dönemlerde muhafazakâr çevreler, Yahudilerin davalarına bağlılıklarıyla ilgili tekrara dayalı propagandalara maruz kaldı. Dikkatli okurlarımız Weiss’in inanmışlığıyla ilgili sözleri aynı propagandaya bağlayacaklardır. Propaganda deyip geçmemek gerekir. Filistinlilerin varlığını inkâr ediyorlar, inkâr ettikleri kişilerin topraklarıyla ilgili ütopik hayaller kuruyorlar, orada yaşayanları sürgün edeceklerini söylüyorlar. Bunlar hayranlık uyandıracak inanmışlık örnekleri değil, tam aksine bütün dünyanın Siyonist Yahudilerden nefret etmesine sebep olan saplantılı ve bağnaz dürtülere dayalı fikirlerdir. Başkalarının topraklarını ele geçirmeye ve o topraklarda yaşayanları yok etmeye dayalı fikirler, çok tehlikeli ruh hâlinin yansımalarıdır. Bunlar mutlaka tahlil edilmeli.
Ilan Pappe, “Siyonizm’in Çöküşü” başlığı ile “terrabayt.com”da yayımlanan makalesinde, Daniela Weiss gibilerin hayalleriyle uyuşmayan, hatta tam aksi yönde bir tablonun netleşmeye başladığını söylüyor. Pappe, İsrailli Yahudi toplumunun parçalanması Siyonizm’in çöküşünün ilk belirtisidir diyor. Ona göre “İsrail toplumu müşterek bir noktada buluşamayan iki rakip gruptan oluşmaktadır.” Pappe bu gruplardan birine “İsrail Devleti”, diğerine ise “Yahudi Devleti” diyor. Yazar, Yahudi Devleti’nin işgal edilmiş Batı Şeria yerleşimleri arasında geliştiğini ve Netanyahu’ya asıl desteğin bunlardan geldiğini söylüyor. Pappe’ye göre Yahudi toplumunun parçalanmasına yol açanlar da Yahudi Devleti’ni temsil eden gruptur. 7 Ekim 2023’ten sonra İsrail Devletini temsil eden yarım milyondan fazla insanın, İsrail’i terk etmesine sebep olan da Batı Şeria’nın yerleşimci grupları arasında gelişen Yahudi Devleti düşüncesidir.
Ilan Pappe, İsrail’in uluslararası sahnede giderek daha fazla yalıtılması da Siyonizm’in çöküşünün belirtisidir, diyor. Pappe’ye göre İsrail’in uluslararası sahneden yalıtılmasına sebep olanlar da Batı Şeria’daki yerleşimci kolonicilerin Siyonist lideri Daniela Weiss gibilerdir. Bu türden şahıslar başkalarının topraklarını ele geçirmeye ve orada yaşayanları etnik temizliğe tabi tutmaya dayalı ütopik hayallerini paylaştıkça İsrail, Yahudilik ve Yahudiler temelinde geliştirilmiş fikirlerden soyutlanıyor ve yerleşimci kolonyalist ütopyalarla özdeşleşiyor. Dolayısıyla Yahudi Devleti temsilcileri hem İsrail toplumunun parçalanmasına yol açmakta hem de İsrail’in uluslararası sahnede yalıtılmasına sebep olmaktadırlar.
İsrail toplumu parçalanırken ve İsrail dışlanmış bir devlet hâline gelirken İngiltere’deki gelişmeleri de yakından takip etmek gerekiyor. İngiltere, Filistin eylemlerini suç sayan yasaları hayata geçirdi. Aynı şekilde İngiltere’de anti-Siyonizm de suç kapsamına dâhil edildi. İngilizler anti-Siyonizm, antisemitizm kapsamına girer diyorlar. Almanya’da da anti-Siyonizm suç kapsamına dâhil edildi. Artık Almanlar da Siyonizm’e ve Siyonistlere yönelik eleştirileri suç olarak görüyor. Zannımca İngilizler ve Almanlar bu kararların ne türden sonuçlara yol açacağını hesaplamadı. Onlar da yasal düzenlemelerle Yahudiliği ve Yahudileri, Siyonizm çerçevesinde yeniden tanımlamış oldular.
Çok uzun olmayan bir zamanda Hristiyan Siyonizm’inin çöküşü başlıklı makaleler okuyacağız.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.