Filistin'i ortadan kaldırma projesi
04:00, 15/09/2026, Salı
Yeni Şafak

Batı Şeria.
B’Tselem’in kapsamlı raporuna göre İsrail, 7 Ekim sonrası işgal altındaki Batı Şeria’daki Filistinlilerin yaşam koşullarını sistematik biçimde hedef alıyor. Raporda şiddet, hareket kısıtlamaları, ekonomik baskı, toplumsal yıkım ve etnik temizlik, Filistinlilerin kolektif varlığını ortadan kaldırmaya yönelik bütünlüklü bir politikanın parçaları olarak değerlendiriliyor.
Haydut devlet İsrail, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilerin kolektif yaşamını sürdürebilmesini sağlayan koşulların sistematik biçimde “ortadan kaldırılması” yönünde ilerliyor. Bu değerlendirme, insan hakları örgütü B’Tselem tarafından yayımlanan kapsamlı bir raporda yer alıyor. İsrailli kuruluşun yayımlanmadan önce Guardian ile paylaştığı sert ifadeler içeren rapora göre İsrail, “Batı Şeria’daki Filistin yaşamının her alanına yönelik saldırılarını dramatik biçimde yoğunlaştırıyor.” Buna, “işe gidebilmek, çocukları okula veya üniversiteye götürebilmek, tıbbi tedavi ya da belediye hizmetlerinden yararlanabilmek, aile ve arkadaşlarla görüşebilmek, toprağı işleyebilmek veya tatile çıkabilmek… insan yaşamını oluşturan sıradan faaliyetler” de dahil. B’Tselem’in 1989’daki kuruluşundan bu yana Batı Şeria konusunda hazırladığı en kapsamlı çalışma olan “Elimination Project”in (Ortadan Kaldırma Projesi) yayınlanması, İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband’ın, Benjamin Netanyahu hükümetinin desteğiyle hareket eden yerleşimci teröristleri Batı Şeria’da etnik temizlik yapmakla suçlamasından bir haftadan kısa süre sonra gerçekleşti.
Beş yönden boğuyor
B’Tselem’e göre Filistinlilere yönelik saldırı, “tutarlı bir örgütleyici mantık” tarafından yönlendiriliyor ve birbiriyle iç içe geçmiş beş “eylem alanından” oluşuyor: şiddet ve yıldırma, hareket kısıtlamaları, ekonomik boğma, toplumsal ve siyasi yıkım ile etnik temizlik ve toprakların ele geçirilmesi. Bununla birlikte B’Tselem raporu, Filistinlilerin kolektif varlığını sürdürebilmesi için gerekli koşullara daha geniş bir perspektiften bakarak daha ileri bir iddiada bulunuyor. Rapora göre, Batı Şeria’daki sivil işlerden sorumlu geniş yetkilere sahip aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in öncülüğündeki çeşitli İsrail devlet kurumları, “milyonlarca Filistinlinin İsrail ordusunun ve İsrailli sivillerin uyguladığı askeri ve sivil şiddet karşısında sürekli korku içinde yaşadığı bir gerçeklik yaratmaya” çalışıyor. Raporda, “Filistinli topluluklar, hızlanan bir etnik temizlik süreciyle topraklarından çıkarılırken, onların yerinde (istilacı) yerleşimler, kaçak yerleşim noktaları, çiftlikler ve yalnızca Yahudilere açık sivil altyapı biçiminde giderek genişleyen bir İsrail varlığı oluşturuluyor. “Bu bağlamda ‘ortadan kaldırma’, Filistinlilerin toprak, kurumlar, dil, kültür, toplumsal bağlar, liderlik, ortak hafıza ve tarih ile toplumsal ve siyasi bir gelecek perspektifine sahip bir halk olarak var olmalarını mümkün kılan koşullara sürekli zarar verilmesi anlamına geliyor" değerlendirmesine yer veriliyor.
Mekanı ve yaşamı düzenliyor
“Bu, mekânı ve yaşam koşullarını yeniden düzenlemeyi amaçlayan, devam eden bir siyasi projedir. Amaç, Yahudi varlığının birbirine bağlı, kurumsallaşmış ve kalıcı hale gelmesi; Filistinlilerin varlığının ise parçalanmış, savunmasız ve bağımlı hale getirilmesidir” değerlendirmesine yer verilen raporda, "Bu parçalanmanın en görünür unsurlarından biri, yolların ve köylerin Filistinlilerin geçişine kapatılması ve amansız baskı nedeniyle Filistinlilerin evlerini terk etmek zorunda kalması" açıklaması yapılıyor.
2017 tarihli rapor
Raporun yazarları, Batı Şeria’daki Filistin yaşamına yönelik saldırıların hız kazanmasını Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’in güneyindeki yerleşimlere düzenlediği saldırının sonrasındaki döneme bağlıyor. Ancak rapor, bu saldırıların altında yatan ideolojinin çok daha eski olduğunu savunuyor. Özellikle Smotrich’in henüz bakan olmadan önce 2017’de yayınladığı ve “Kararlı Plan” (Decisive Plan) olarak bilinen belgeye dikkat çekiyorlar. B’Tselem bu belgeyi “İsrail’in Batı Şeria’daki eylemlerini anlamak açısından temel belge” olarak nitelendiriyor. B’Tselem’e göre bu plan Filistinlilere üç seçenek sunuyordu: “Ulusal taleplerinden vazgeçerek Yahudi üstünlüğü altında yaşamak, bölgeyi terk etmek veya direnmeleri halinde İsrail ordusu tarafından şiddetle bastırılmak.” Rapora göre bu plan, “farklı devlet kurumlarının uyguladığı politikalar, bütçeler, yetkiler ve pratiklere” dönüşmüş durumda ve bu dönüşüm “daha önce görülmemiş bir hız ve açıklıkla” gerçekleşiyor.
İstilacı terörü koordineli yürütülüyor
İstilacı Yahudi şiddetindeki artışa ilişkin zaten kapsamlı biçimde belgelenmiş olayların ötesinde rapor, İsrail’in Batı Şeria üzerindeki giderek sıkılaşan kontrolünün diğer yıpratıcı sonuçlarına da dikkat çekiyor. Bunlar arasında ağır ekonomik kısıtlamalar ile eğitim ve kültür üzerindeki etkiler bulunuyor.

Dünya
NAZA belgeseli Gazze Kasabı Netanyahu'yu rahatsız etti: Yahudi karşıtı kışkırtma

Hayat
Gazze'de enkazın ortasında açan tebessümler: Bombaların gölgesinde çocukluk direnişi
