Sarin katliamının üzerinden 3 yıl geçti
11:15, 22/08/2016, PazartesiG: Güncelleme: 15:55, 22/08/2016, Pazartesi
Yeni Şafak

Suriye rejiminin başındaki Beşşar Esed, 2013 Ağustos'ta sarin gazıyla halka saldırdı.
Suriye'de Esed rejiminin kimyasal silahlar kullanarak aralarında çok sayıda kadın ve çocuğun bulunduğu bin 500 sivili katlettiği kimyasal katliamın üzerinden 3 yıl geçti. Uluslararası camianın hala görmezden geldiği Suriye'deki insani dramın boyutları bugün daha da derinleşmiş durumda. Siyasiler, diplomatlar ve bürokratlar, "Esed'li geçiş mi Esed'siz geçiş mi?" diye tartışırken, siviller acımasız saldırılarla öldürülüyor.
Suriye'deki iç savaş 5'inci yılını geride bıraktı. Dünyanın rakamlardan takip ettiği Suriye'deki savaş suçları arasında kimyasal saldırılar da tarihin kara bir lekesi olarak kaldı.
3 yıl geçti
Savaşta her yolu mübah sayan Beşşar Esed rejiminin, bir damlası canlı olan her şeyi yok eden sarin gazıyla saldırarak bin 500 sivili katlederek dünyanın gözü önünde kimyasal katliam yapalı 3 yıl oldu.
Sabah saat 5.30
Tarih 21 Ağustos 2013. Suriye'nin Doğu Guta bölgesinde saat sabahın 05:30'unu gösteriyor. Çoğu kadın ve çocuk olan sivil halk hala uyuyor. Güneşin henüz doğmaya başladığı saatlerde evlerin üstünden geçen uçaklar bölge halkını yavaş yavaş uyandırıyor. Uyanan insanlar üzerlerinden geçen uçakların attığı bombaların kimyasal silah olduğunu anladıklarında hızlıca evlerinden çıkıyor. Oradan oraya koşuşturan Guta halkı evlerinin kapısını dahi açamadan uykusunda ölen binlerce insanın cansız bedeniyle karşılaşıyor.
Tıbbi yetersizlikten dolayı can verdiler
Esed rejimi Doğu Guta bölgesinde çoğunluğu kadın ve çocuk olan sivil halkın üzerine kimyasal silahla saldırmasının üzerinden tam 3 yıl geçti. Saldırıda 1500'ü aşkın kişi hayatını kaybederken binlerce kişi de yaralandı. Hastaneye kaldırılan sivil halk, tıbbi araçların yetersizliğinden dolayı öldü. Binlerce insanın annesi, babası, abisi, kardeşi, amcası, komşusu hayatını kaybetti. Doğu Guta'da o günden sonra herkes yarım yaşamaya başladı.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/08/22/11/15/resized_08f5f-1ba298d71.jpg
ABD: Kırmızı çizgiyi aştılar
Saldırı sonrasında ABD Başkanı Obama, Suriye yönetiminin kimyasal silah kullanmasını 'aşılmaması gereken kırmızı çizgi' olarak gördüklerini söylemiş ve askeri müdahale tehdidinde bulunmuştu. Fakat araya Rusya'nın girmesi sonucunda Obama 'kırmızı çizgiyi kendisinin değil uluslararası toplumun belirlediğini" söyleyerek askeri müdahale tehditlerini rafa kaldırmıştı.
Türkiye: Suriye'de söz bitti
Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Suriye'deki kimyasal katliama ilişkin, "Suriye'de binin üzerinde insanın kimyasal silahlarla vahşice katledilmesi çok büyük bir insanlık suçudur. Bu manzaraları görüp de vicdanı sızlamayan, bu üzüntüyü kalbinin derinliklerinde hissetmeyen insan olan hiç kimse yoktur. Suriye'de yaşananlarla ilgili artık söylenecek söz kalmamıştır, artık fiili, somut adım atma zamanıdır" diyerek tepki gösterdi.
İnsanlık dışı katliam
Türkiye'de dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, "Müntakim olan Allah, bu yavruların intikamını onlardan alacaktır. Suriye'de insanlık dışı bir katliam segileniyor. Şuana kadar 100 binden fazla insan katledildi. Ben soruyorum, BMGK nerdesin? sen ne işe yararsın, sen ne için kuruldun, senin kuruluş amacın barış değil miydi? Sen barışın güvencesi değilsin" saldırı sonrası bu ifadelerle tepki gösterdi.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/08/22/10/14/resized_c68b1-2fb6589bkimyasal.jpg
BM rapor hazırladı: Bu bir savaş suçu!
BM denetçileri tarafından hazırlanan raporda saldırıdan belli bir taraf sorumlu tutulmuyor ancak uzmanlar, muhalif güçlerin, raporda sözü geçen roketlere sahip olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmadığını belirtiyorlar.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, Güvenlik Konseyi'ni rapor konusunda bilgilendirdikten sonra yaptığı açıklamada, "Bu bir savaş suçudur" dedi.
Ban, yapılan tahlillerde alınan örneklerin yüzde 85'inin sarin gazına karşı pozitif sonuç verdiğini açıkadı.
Sorumlu Suriye hükümeti
Amerika Birleşik Devletleri'nin saldırıdan Suriye hükümetini sorumlu tutmasıyla askeri müdahale tehditleri yapılmış, ama daha sonra ABD ve Rusya'nın vardığı anlaşma uyarınca Suriye'nin kimyasal silahlarını devretmesi istenmişti.
ABD'den saldırı sonrası şu açıklama yapılmıştı;
- Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti çok emin bir şekilde Suriye hükümetinin 21 Ağustos 2013'te Şam'ın banliyölerinde bir kimyasal silah saldırısında bulunduğu görüşündedir. Ayrıca, saldırıda rejimin bir sinir gazı kullandığı görüşündeyiz. Bu değerlendirmeler çeşitli kaynaklardan gelmekte olup, beşeri istihbarat, teknik istihbarat ve jeo-uzamsal istihbarata ek olarak ciddi miktardaki açık kaynaklardan elde edilen haberlere de dayanmaktadır. Gizli nitelikteki değerlendirmelerimiz ABD Kongresi ve önemli uluslararası ortaklarımızla paylaşılmıştır. Bilgi kaynaklarını ve elde etme yöntemlerini korumak nedeniyle elimizdeki tüm istihbarat bilgilerini kamuya açıklayamıyoruz, ancak ABD İstihbarat Camiasının olaylara ilişkin değerlendirmesinin tasnif dışı bir özeti aşağıda sunulmaktadır.
İngiltere, Fransa ve ABD Dışişleri Bakanları, Suriye'nin kimyasal saldırısı üzerine bir araya gelerek, BM'ye sert bir önerge sundular. Paris'te üçlü zirve yapan bakanlar, daha sonra bakanlar, Suriye'nin geleceğinde Esed'in yerinin olmadığı konusunda mutabık kaldılar.
- Saldırıdan sonra ne oldu?
- Uluslararı kuruluşlar ve dünya liderleri, Suriye'de Esed'in kimyasal silah kullanarak saldırmasına büyük tepki gösterdi, "Kırmızı çizgi aşıldı" denildi ve savaş suçu işlendiği herkesçe kabul edildi. Ancak tüm bunlara rağmen, Suriye'de kanın durması için somut bir adım atılamadı. ABD uluslararası bir koalisyon kurarak "DAEŞ'i bitirmek" için harekete geçti, sivillere bomba yağdıran Esed'e sessiz kaldı. Rusya, Esed'e destek olmak için Eylül 2015'te Suriye'de müdahaleye başladı, Esed'in sivil katliamına ortak oldu. BM ise, zaman zaman "Kaygılıyız, "Endişeliyiz" açıklamalarından öteye gidemedi.

