Türkçenin meseleleriyle yüzleşmek

00:00, 27/09/2022, SalıG: Güncelleme: 00:14, 27/09/2022, Salı
Yeni Şafak
Türkçenin meseleleriyle yüzleşmek
Arşiv

Dil; bir milletin kendini bulduğu, ifade ettiği ve dış dünya ile bağ kurduğu zemindir. Böyle bir zeminin sağlam olması banisinin fikren sıhhatine, üzerine inşa edilen binanın da selametine işaret eder.

Prof. Dr. İdris Nebi Uysal
Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Öğretim Üyesi

2021, kadim medeniyetimizin mayalayıcı isimlerinin doğum veya vefatlarının yıl dönümü münasebetiyle hatırlandığı bir yıl oldu. Ahilik teşkilatının kurucusu Ahi Evren, Anadolu’nun edebî fethini gerçekleştiren Yunus Emre ile onun kilidini Tapduk’a emanet eden Hacı Bektaş Veli; UNESCO tarafından geçtiğimiz senenin anma ve kutlama programları arasına alınmıştı. Kültür ve medeniyetimizin zenginliğini, köklerimizin derinliğini yansıtan bu kabuller ülkemizce de özel yıl kategorisine dâhil edilmişti. Ayrıca Cumhurbaşkanlığımız UNESCO’nun kararına, Yunus isminin bir mütemmimi olan “Türkçe” kelimesini de ekleyerek yılı daha anlamlı hâle getirmişti.

Bu kararlar, senenin Yunus Emre ve Türkçe yönüyle bereketli geçmesine vesile oldu. Yıl münasebetiyle kurum ve kuruluşlar çeşitli etkinliklere imza attılar. Bilgi şölenleri, konferanslar, yarışmalar düzenlendi. Kitaplar yazıldı, özel sayılar çıkarıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Yayınları arasından çıkan Yunus Emre Divanı’nın Vatikan Nüshası da seneye renk kattı. Ülke genelinde, bilhassa şairin görklü adıyla anılan şehirlerde 2021’in ilk aylarında başlayan hareketlilik bugünlere kadar sürdü.

Ülkemizde mesaisini dile hasreden birçok araştırmacının yanında resmî veya tüzel kişiliğe sahip kurumlar da bulunuyor. Türk Dil Kurumu (TDK), herkesin aklına gelen ilk yer. Türkiye Yazarlar Birliği (TYB), Yunus Emre Enstitüsü (YEE) ve Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) bu bapta isimleri sayılması gereken kurumların başında geliyor. İşte bu güzide müesseselerden TYB, YEE ve TDED’nin Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesiyle (ASBÜ) müştereken 26-27 Kasım 2021’de tertip ettiği Türkçe Şûrası; dilimizin sorunlarıyla yüzleşilen, ezber bozan müzakerelerin yapıldığı bir toplantı olmuştu. Şûra; gayesi, muhtevası ve düzenleniş biçimiyle yıl içinde icra edilen tüm programlardan ayrılmıştı.

GÜÇLÜ BİLGİ İÇİN GÜÇLÜ DİL

Burada okunan bildiriler, hem ilgili mercilere ulaştırmak hem de “tarihe not düşmek” amacıyla ASBÜ tarafından kitaplaştırıldı. Fakat bu eser; yapılan konuşmaların metinlerini içermiyor sadece. Sunumların ve geniş katılımlı müzakerelerin özü mahiyetinde hazırlanan Şûra Sonuç Bildirgesi ve Raporu da kitabın ilk sayfalarında araştırmacıların dikkatine sunuluyor.

Kitaptaki yazıların hepsi önemli bilgiler içeriyor. Ancak sonuç bildirgesi ile rapor; satır satır okunması, üzerinde düşünülmesi gereken metinler olarak öne çıkıyor. 12 başlıkta özetlenen raporun ilk cümleleri Şûra’nın gayesini açıkça ortaya koyuyor:

“Kültür bilgiyle, bilgi dille inşa edilir. Güçlü kültür için güçlü bilgiye, güçlü bilgi içinse güçlü bir dile ihtiyaç vardır. Köklü bir tarihe, zengin bir kelime dağarcığına ve yaygın bir kullanım coğrafyasına sahip olan Türkçe, bu kıstaslar bakımından güçlü bir dildir. Ancak onun yaşayan hafızasına ve tarihî sürekliliğine müdahale, önce dili, sonra bilgiyi ve nihayetinde kültürü tahrip emiştir.” (s. 13)

Dil; bir milletin kendini bulduğu, ifade ettiği ve dış dünya ile bağ kurduğu zemindir. Böyle bir zeminin sağlam olması banisinin fikren sıhhatine, üzerine inşa edilen binanın da selametine işaret eder. Türkçe konuşan herkesi, özellikle eğitimci, sanatçı ve âlimleri bu şuurla hareket etmeye davet eden rapordaki tespitlerden birkaçı şöyle:

“Geçmişte devletin dile müdahalesi menfi neticeler vermiştir. Hâlihazırda da devletin dile kâfi derecede hassasiyet göstermemesi menfi neticeler vermektedir.” (s. 13)

“Dile ilişkin tartışmalar ekseriya kelimecilik üzerinden yapılmakta, dil tartışmaları bir noktadan sonra kelime tartışmasına dönmektedir. Dilde esas olan cümledir.” (s. 14)

“Türkiye’de kültürle edebiyatın, ilimle edebiyatın bağı kesilmiştir. Akademik dünya kendini ilgili alanın uzmanlık bilgisiyle sınırlandırmış gibidir.” (s. 20)

“Doğru ve güzel Türkçe her kademede, bilhassa akademide teşvik edilmelidir.” (s. 31)

“Ders kitaplarının söz varlığı genişletilmelidir.” (s. 32)

“Gençlerimize dil ve edebiyat şuuru kazandırılmalıdır.” (s. 33)

“Türk Dil Kurumu devlet dilinin istikrarını ve düzenini sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılmalıdır.” (s. 35)

KANGREN OLMUŞ SORUNLARA NEŞTER VURULDU

Kitapta raporlardan başka “dil felsefesi, devlet dili, edebiyat dili, Türk dünyasında ortak Türkçe, tıp dili, akademi dili, medya dili” gibi güncel konularda yazılmış 43 yazı var. Her biri alanında uzman kişilerce hazırlanan metinler, Türkçenin mevcut durumu ile geleceğinin sadece dilcilerin meselesi olmadığını göstermesi bakımından önemli. Aralarında hukukçu, felsefeci, hekim, eğitimci, gazeteci, sanatçıların da yer aldığı katılımcılar, aslında Türkçenin ortak paydasını teşkil ediyor ve “Dil herkesindir. Hassasiyet göstermek, herkesin meselesi ve mesuliyetidir.” mesajı üzerinden topluma güçlü bir çağrı gönderiyor.

Türkçenin sorunlarını konuşmak, bunlara çareler aramak, ortaya konan teklifleri hayata geçirmek için bu meselede ilmi, vehmi, fikri, imkânı olan, Türkçeyle münasebetli kişi ve kurumların bir araya gelmesi elzemdir. Şair, yazar, düşünür, akademisyen, eğitimci, sözlük yazarı ve birçok ilim adamının yazılarını toplayan kitap, bu beraberliğin sağlanabileceğinin bir kanıtıdır. Türkçenin her kesimden konuşurunu aynı masada birleştiren şûra, böyle bir toplanmanın mümkün, hatta gerekli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu noktada yapılması gereken ilk iş; vehimlerimizden, ön yargı ve fikrisabitlerimizden sıyrılıp ortak paydamız olan Türkçe etrafında birleşmektir.

“Bir dertle hemhâl olmanın” ete kemiğe bürünmüş hâli diyebileceğimiz bu Şûra’nın tertibine, yazıların kitap hâline getirilmesine, devlet ricaline ulaştırılmasına vesile olan kişi ve kurumlara teşekkür ediyoruz. Türkçenin kangren hâlini almış sorunlarına neşter vuran, cesur ve makul teklifler getiren eserin Türkoloji’ye ve ülkemize hayırlar getirmesi temennisiyle…

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026