Ekonomi Küresel ısınma balıklar için tehdit

Küresel ısınma balıklar için tehdit

Son yıllarda dünyanın en büyük sorunu haline gelen küresel ısınma ve deniz suyu sıcaklığının yükselmesi balık popülasyonunda ciddi sorunlar meydana getiriyor. 8 bin 333 km deniz kıyısı olan 3 tarafı denizler ve birçok tatlı su kaynağı olan Türkiye’de canlı çeşitliliğini tehdit ediyor.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi Yeni Şafak
​Küresel ısınma balıklar için tehdit
Arşiv

Son yıllarda dünyanın en büyük sorunu haline gelen küresel ısınma ve deniz suyu sıcaklığının yükselmesi balık popülasyonunda ciddi sorunlar meydana getiriyor.

8 bin 333 km deniz kıyısı olan 3 tarafı denizler ve birçok tatlı su kaynağı olan Türkiye’de canlı çeşitliliğini tehdit ediyor. Uzmanlar deniz kirliliği ve hayvanların üreme alanlarındaki insan faaliyetlerinin önüne geçilmesini öneriyor.

Denizlerimizde ve dünyada azalan balık nüfusunu Yeni Şafak gazetesine değerlendiren Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Ali Cemal Gücü, “Önemli bir faktör küresel ısınma ve buna bağlı yaşanan iklim düzensizlikleri. Bu durum, balıklarda ve diğer deniz canlılarında üreme dönemlerinde göç yollarına, yayılım alanlarına, aralarındaki rekabete kadar tüm ekolojik dengeleri etkiliyor’’ dedi.

Ali Cemal Gücü
Ali Cemal Gücü

SICAKSU CANLILARI BASKIN DURUMA GEÇTİ

Gücü, “Genel olarak iç suları ve denizleri ortak kullanan Mersin balıkları gibi türlerin nesli tehlike altında. Bunun başlıca nedeni de nehirler üzerinde kurulan ve balıkların üreme-beslenme-kışlama göçüne engel olan yapılar. Süveyş Kanalı’nın açılmasını takiben Akdeniz’e göre daha sıcak olan Kızıldeniz’den gelen balıklar, ısınmanın etkisiyle, İskenderun ve Mersin Körfezinde baskın duruma geçti’’ dedi.

HAREKETLERİ İZLEMELİYİZ

Gücü, “Balıkçılık yönetiminde başarılı, denizlerden sürdürülebilir en yüksek ürünü elde edebilen ülkelerde avcılık stokların durumu izlenerek yapılıyor. Türkiye’de uygulanan balıkçılık düzenlemelerinde ise stokların durumu dikkate alınmıyor. Onun yerine balıkçılığın kısıtlanmasına yönelik zaman ve yer, avlanabilir asgari boy yasakları gibi düzenlemeler uygulanıyor. Çoğu zaman da bu düzenlemelere uyulmadığını görüyoruz” dedi.

HAMSİ ÜREME DÖNEMİ DEĞİŞTİ

Prof. Dr. Ali Kemal Gücü, “Hamsinin üreme döneminde bir aya varan kaymalar olduğunu gözledik. Hamsinin Karadeniz’de bu denli bol olmasının nedeni, üremenin denizdeki üretimin en yüksek olduğu döneme göre takvimlenmiş olmasıdır. Üremenin olması gerekenden erken ya da geç olması ise üreme başarısını ve stoka katılacak yeni bireylerin miktarını doğrudan etkiliyor” dedi.

Kızıldeniz'in istilacı türü: Ege'de de görülmeye başlandı
FOTOĞRAF 10
Title
Hint Okyanusu ve Büyük Okyanus'un batı kısımlarında, Kızıldeniz'de, mercan kayalıklarında yaşayan aslan balığı, Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz'e 1990'lı yıllarda giriş yaptı. Özellikle 2012'den sonra kısa sürede yayılan aslan balığı, İzmir kıyılarına kadar çıktı.<br><br>
Title
Karaburun'da toplu halde görülmeye başlanan aslan balığının yayılmasını uzmanlar da yakından izliyor. Karaburun'da dalış merkezi işleten eğitmen Hamdullah Aras, bölgede yaklaşık 30 yıldır profesyonel dalış yaptığını, geçen yılın sonunda ilk kez aslan balığına rastladığını, diğer dalgıçların da karşılaştığı aslan balıklarının sayılarının hızla arttığını ifade etti.<br><br>
Title
Bu balığın özellikle Seferihisar kıyılarında yoğunlaştığını belirten Aras, şöyle konuştu: \"Bizim dalış yaptığımız yerlerde görülüyor ama dokunmadığınız sürece olumsuz bir etkisi yok. Renkli bir görünüşü olması nedeniyle su altı fotoğrafçılarının ilgisini çekiyor. Bu balığı görmek için gelip dalış yapanlar vardı ancak son aylarda giderek yaygınlaştığı için talep yok artık.\"
Title
Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Bilecenoğlu ise bu balığın Akdeniz'de ilk kez 1991 yılında raporlanmasına rağmen 2012'de Lübnan açıklarında görüldüğünü söyledi. Hızla yayılan ve 2014'te İskenderun Körfezi'nde raporlanan balığın, 2018-2019 yıllarında İzmir kıyılarına ulaştığını aktardı.<br><br>
Title
Aslan balığının tuzluluk, sıcaklık gibi faktörlere dayanma gücünün yüksek olduğunu, Akdeniz'in en istilacı türleri arasında yer aldığını söyleyen Bilecenoğlu, balığın Ege'deki ilerleyişini endişeyle takip ettiklerini kaydetti. Bilecenoğlu, \"Ortam, yeni istilacı türlerin gelmesine gebe, çünkü Süveyş Kanalı açık. Burası açık olduğu sürece etkileri kestirilemeyen farklı canlıların Akdeniz'e, oradan da Ege'ye gelmesi muhtemel\" şeklinde konuştu.
Title
Aslan balığının Antalya ve Muğla'da bazı restoranların menülerinde yer aldığına, dikenleri ayıklandıktan sonra pişirilerek servis edildiğini aktaran Bilecenoğlu, bu türle, avcılık yoluyla mücadele edilmesi gerektiğini belirtti.<br><br>
Title
Aslan balığını \"çok obur\" ve \"fırsatçı\" diye tanımlayan Bilecenoğlu, şunları kaydetti: <br>\"Özellikle kıyısal balıkları çok ciddi miktarlarda tüketiyor. Aslan balığını tehlikeli yapan hem obur olması ve dikenlerinin zehirli olması ama diken dışında bir sıkıntı yok ve eti tüketiliyor. Son günlerde aslan balığının mide içeriğine yönelik çalışmalar var. Hangi balıklarla daha çok beslendiğini görebileceğiz. Bizim en büyük korkumuz ise kıyı balıklarını obur bir şekilde tüketiyor olması.\"
Title
Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Akyol da İzmir'de ilk kez Seferihisar kıyılarında görülen aslan balığının 7 ayda Karaburun'a ulaştığını, gelecek yıllarda Çandarlı ve Edremit körfezlerine yayılmasını beklediklerini belirtti.<br><br>
Title
Akyol, \"Aslan balığının en büyük tüketicisi orfoz ve lagos balıkları. Ancak son yıllarda denizlerimizde orfoz ve lagos azaldı. Avlanması yasak ama bir şekilde bunu avlıyorlar maalesef. Bu da aslan balığının daha da yayılmasına sebep oluyor\" dedi.<br><br>
Title
Tarım ve Orman Bakanlığının balon balığı avcılığını desteklediğine dikkati çeken Akyol, \"Aslan balığına böyle bir destek henüz yok, gelecekte olabilir ama Bakanlığın aslan balığının restoranlarda tüketilmesine yönelik projeleri ve programları var. Sonuçta bu balık yenebilen ve lezzetli olduğu söylenen bir tür. Bir de aslan balığının ileride avlanma yarışması gibi etkinlikler de olacağını duyduk\" diye konuştu.<br><br>
Kızıldeniz'in istilacı türü: Ege'de de görülmeye başlandı
Kızıldeniz'in istilacı türlerinden aslan balığı, küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle beraber Akdeniz'den sonra Ege Denizi'nde de sıklıkla görülmeye başlandı. İklim değişikliği, sulardaki ısınma gibi nedenlerde özellikle 2012'den sonra Akdeniz'de kısa sürede yayılan aslan balığı, İzmir kıyılarına kadar çıktı. Karaburun'da toplu halde görülmeye başlanan aslan balığının yakın zamanda Kuzey Ege'ye de ulaşması bekleniyor.

Karadeniz ısınıyor balık stokları azalıyor
FOTOĞRAF 10
Title
Karadeniz'de deniz suyu sıcaklığının yıllık ortalamaların üzerinde olması, ısınan suyun yükselerek atmosferin dengesini bozması, lokal şiddetli yağışlarla birlikte can ve mal kayıplarına neden olan sel ve heyelanların yaşanması üzerine harekete geçen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 15 maddelik 'İklim Değişikliği Eylem Planı' hazırladı.
Title
Bu kapsamda tedbirlerin uygulandığı Karadeniz'de, deniz suyu sıcaklığı da artıyor. Araştırmalara göre, son yıllarda kasım ayı ortalaması 10 derece civarında seyreden deniz suyu sıcaklığının 13'e yükseldiği tespit edildi. Bu durum, balık stoklarını da olumsuz etkiledi.<br>
Title
\"KARADENİZ ÖZEL YERİ OLAN EKOSİSTEM\"<br><br>RTEÜ Su Ürünleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ağırbaş, son 10 yılda ciddi anlamda deniz suyu yüzey sıcaklığının arttığını tespit ettiklerini söyledi.
Title
Ağırbaş, \"Bu beraberinde, ekosistemlerde ciddi kayıplara neden olabilir. En önemli sonuçlarından biri ise balıkçılığı etkileyebilir çünkü artan sıcaklıklar, fitoplankton yapısını etkilediğinden uzun vadede balıkçılığı da etkileyecektir. Karadeniz, dünya denizleri içerisinde özel yeri olan bir ekosistem. Yarı kapalı bir iç deniz olan Karadeniz diğer denizlere nazaran atmosferik değişimlere ve insan faaliyetlerine karşı daha savunmasız kılmaktadır. Dolayısıyla meydana gelen değişimlerin etkisi, Karadeniz gibi denizlerde çok daha fazla kendini hissettirmektedir. İnsan kaynaklı faaliyetler sonucunda sera gazı emisyonlarının artmasıyla birlikte artan sıcaklıklar, Karadeniz'i hassas bir deniz haline getirmektedir. Bu ciddi anlamda ekosistem kayıplarına, istilacı türlerin artık bu bölgede görülmesine ve ticari önemi olan bazı balık türlerinin av miktarının azalmasına neden olabilmektedir\" dedi.<br>
Title
\"SON 10 YILDA NEGATİF TREND GÖRÜYORUZ\"<br><br>Geçen yıl 170 bin ton civarında, bu yılın ekim-kasım aylarında ise yüksek miktarlarda avlanan hamsinin aralıkta azaldığına dikkat çeken Doç. Dr. Ağırbaş, \"Çünkü sıcaklıklar, mevsim normallerinin üzerinde devam ediyor. Şu anda deniz suyu sıcaklığı 13 santigrat derece civarında olup, normalde 10 santigrat derece seviyelerinde seyretmesi lazım ki hamsi sürü oluşturup av verebilsin. Bu da küresel anlamda bir değişim olduğunun işaretçisi. Deniz suyu sıcaklığı ile hamsi verisini karşılaştırdığımız zaman son 10 yılda negatif bir trend olduğunu görüyoruz. Deniz suyu sıcaklığının artışına bağlı olarak hamsi av miktarında azalmalar görülmekte. Tabi ki bunu sadece küresel iklim değişikliğine bağlamamız mümkün değildir. Av miktarındaki azalmalar beraberinde av filosu gücü, aşırı avcılık gibi faktörler kısa zamanda balığın tükenmesine neden olmaktadır\" diye konuştu.
Title
\"'AV SEZONUNUN ERKEN KAPANABİLİR\"<br><br>Mevcut seyreden hava sıcaklıklarına bakıldığında sezonun daha erken kapanması gibi bir durum söz konusu olabileceğini belirten Doç. Dr. Ağırbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
Title
\"Özellikle hamsi gibi balıklar için sıcaklıkların mevsim normallerine düşmesi gerekiyor ki balık av verebilsin. Bu da balıkçılar açısından üzücü bir durum. Uzun vadeli iklim çalışmaları bazı bölgelerde bazı türlerin yok olduğunu ve av miktarının azaldığını göstermektedir. Ayrıca bazı istilacı türlerin de ortamda görülmeye başlandığı rapor edilmekte. Trend böyle devam etmesi halinde muhtemel av sezonun erken kapanması ihtimali söz konusu olabilir. Sezonda da değişikliklere gidilmesi muhtemel gözüküyor. Özellikle Karadeniz'e baktığımız zaman, ciddi anlamda balıkçılığa katkısı olan bir bölge. Bu noktada değişimler göz önünde bulundurularak, bazı düzenlemeler yapılması büyük önem arz ediyor.\"<br>
Title
Balıkçı Kerim Yavuz da \"Hava şartlarından dolayı hamsi bizi çok şaşırtıyor. Bir gün hava iyi, bir gün hava kötü; hamsi bir gün oluyor, bir gün olmuyor. Hamsinin geleceği bizi şaşırtıyor yarın ne olacağını bilmiyoruz. Bollanacağını düşünüyoruz birden ortadan kayboluyor, 'Hamsi bitti' derken birden ortaya çıkıyor. Hamsinin ne durumda olacağına hamsi kendi de şaşırdı. O da ne yapacağını bilmiyor\" diye konuştu.
Title
Title
Karadeniz ısınıyor balık stokları azalıyor
Karadeniz'de son yıllarda kasım ortalaması 10 derecede seyreden deniz suyu sıcaklığının 13'e yükseldiği tespit edildi. Mevsim normalleri üzerindeki deniz suyu sıcaklığı nedeniyle başta hamsi başta olmak üzere birçok balıkta stoklar ise azaldı.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.