'Üzerinde Mickey Mouse’a baskısı olan bir tişörtüm vardı, annem onu yollamıştı. Onu giyersem hakim çocuk olduğumu anlar bana acır diye... Yüzüme hiç bakmadı. O kararı açıklarken ben gözünün içine bakıyordum. Kafasının hiç kaldırmadan Yakup Köse’nin anayasal düzenin silah zoruyla değiştirmeye teşebbüs ettiği suçu anlaşıldığından, idamına, iyi halinden müebbet hapis cezasına, yaşı 18’den küçük olduğu için 18 yıl 8 ay hapsine deyip kalemimi kırdı. Sonra 'hadi git yat' dedi.
18:30, 16/12/2014, SalıG: Güncelleme: 19:12, 16/12/2014, Salı
Yakup Köse 14 yaşında darağacını görmüştü
28 Şubat sürecinde henüz 14 yaşındayken idamla yargılanıp 9 yıl hapis yatan Yakup Köse, dün Arnavutköy'deki evine giderken polis ekipleri tarafından durdurulan belediye otobüsünde gözaltına alınarak hapse gönderildi. Köse, Balıkesir Cezaevinde mahkumken düzenlenen Noel Baba operasyonu sonucunda yargılanmış ve kesinleşmiş 6 yıl 8 ay hapis cezası almıştı.
28 Şubat sürecinde henüz 14 yaşındayken idamla yargılanıp 9 yıl hapis yatan Yakup Köse, dün Arnavutköy'deki evine giderken polis ekipleri tarafından durduruldu. Belediye otobüsünde gözaltına alınarak hapse gönderildi. Köse, Balıkesir Cezaevinde mahkumken düzenlenen Noel Baba operasyonu sonucunda yargılanmış ve kesinleşmiş 6 yıl 8 ay hapis cezası almıştı.
Köse’nin aldığı ceza geçtiğimiz yıl Aralık ayında Yargıtay tarafından onandı. Yargıtay'ın onama kararından sonra Köse hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Fakat hem Adalet Bakanlığı hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan ile katıldığı bir televizyon programında Yakup Köse için yeniden yargılama olabileceğini söylemişti. Fakat geçen süreçte bir gelişme olmadı ve yeniden yargılanması için tutukluluğuna göz yumulduğunu düşünen Köse dün evine giderken polislerce gözaltına alınıp tutuklandı.
Yakup Köse 28 Şubat sürecinde tutuklandığında henüz orta okula gidiyordu. 14 yaşındaydı. Terör örgütüne üyelikten idam talebiyle yargılandı. Hakim kalemini kırdı, idam cezası önce müebbette sonra da 19 yıl hapis cezasına çevrildi. 9 sene hapis yattıktan sonra 2004'te çıkarılan uyum yasasıyla, çocukken girdiği cezaevinden 2005'in başında 23 yaşlarında bir delikanlı olarak çıktı.
Yakup Köse’nin gerçek anlamda iç parçalayan hikayesi, bir dönemi tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor aslında. 28 Şubat'taki darbeci zihniyetin, inançlı kesime karşı nasıl bir savaş açtığının izlerini en belirgin şekilde taşıyor.. Yakup Köse, 26 Şubat 2012’de Ersin Çelik’e konuşmuş ve Haber7’de yayınlanan röportajda ilk tutuklanma anını ve sonrasında yaşadıklarını en başından anlatmıştı..
“Evde ailece yemek yiyorduk. Kapı çaldı ve birden polisler girdi içeri. Beni sordular ve yere yatırıp ellerimi arkadan kelepçelediler. Evi arıyorlardı diğer taraftan. Çeçen direnişçiler Avrasya feribotunu kaçırmıştı. Antalya’da onlara destek eylemi vardı. Bende gittim. İmam hatip orta 1’e gidiyordum. Eylemde büyükler baş ve şahadet parmaklarını kaldırarak slogan atıyordu. Bende onlar gibi yaptım. İBDA-C’nin işaretiymiş... Tespit edip, takibe almışlar. Sonra da eve geldi polisler.”
“Antalya Terörle Mücadele’de bir hafta işkence yaptılar. Çırılçıplak soyup, ıslatarak dövdüler. Aç bırakıldım. İBDC üyesi olarak Antalya’da 6-7 ayrı yere bomba attığımı itiraf etmemi istiyorlardı. Delilleri, evde gazete bayisinden alınmış Taraf dergisiydi İBDA’ya yakın bir çizgideymiş. Bir de, su tesisatçısı babamın yine evde buldukları iki santimlik “T dirseği..” Boru tipi bomba saydılar onu da.”
'Sorguda, bu suçları kabul etmemi, çocuk olduğum için serbest bırakılacağımı yoksa tekrar aynı yere döneceğimi ve tekrar işkence yapacaklarını söylüyorlardı. Çok korkmuştum. Ağzımdan kerpetenle çekilircesine 'yaptım' dedim. Örgüt üyesi olarak eylemlere katılmaktan tutuklanmama karar verdi. Sonra da Aydın Nazilli E Tip Cezevi’ne nakledildim. Çocuk ıslah evinde olmam gerekirken, adli koğuşa konuldum. Tacizci, tecavüzcü, hırsız, katillerle aynı koğuştaydım. Hiç bir şeyin farkında değildim ama diğer suçlular 'Aa siyasiye bak!' diye dalga geçiyorlardı.
“Dört ay sonra iddianamem geldi. Herkes benim bırakılacağımı düşünürken idamla yargılandığımı öğrendim. Şoke olmuştuk. DGM savcısı hakkımda iddianame hazırlamış. 1461 ile yargılandım. Savcı “Yakup Köse’nin Devleti silahla yıkmaya teşebbüsten…” diyerek yargılanmamı istedi. “Galiba asacaklar” dedim. Korkmuştum. 14 yaşında, sokakta top oynayan, okul sırasında ders çalışıp türlü türlü yaramazlıklar yapan bir çocuktum. Nasıl korkulmaz?”
'Manisalı çocuklarla biz aynı mahkemede yargılandık. Son davam da aynı güne denk geldi. Cezam açıklanınca 'Hakim amca benim Türkan ablam (Türkan Saylan) yok, Mükremin Abim (Yılmaz Erdoğan) yok ama yine de beraatımı istiyorum' dedim. Hakım ayağa kalktı 'Dışarıdaki insanların bizi yanıltacağını mı düşünüyorsun' diye çıkıştı.. Aynı gün bana idam onlara beraat verdiler.'
“28 Şubat darbesi kararlarından sonra kaldığım koğuşa rütbeli bir subay geldi. “Yakup Köse’yi göreyim” dedi. Gittim, “idamla yargılanan örgütçü sen misin” diye sordu.. Elini omzuma attı ve “sana bir şey göstereceğim” diyerek Nazilli Cezaevi’nin büyük avlusuna götürdü. Büyük bir darağacını vardı, onu gösterdi “Darbe söylentileri var, idam cezası alabilirsin” dedi. Afallayıp kaldım. Kıs kıs gülerek çekip gitti…”
“Büyüdüğümü, ölümle yüz yüze geldiğimde fark ettim. Bandırma Cezaevinde, Noel Baba operasyonu sırasında. 2000’nin başlarında, Hayata Dönüş operasyonunun tersiydi. Muhafazakâr tutuklulara yönelikti. Bir anda askerler geldi. Ramazandı oruçluyduk. Koğuşları gezmeye başladılar. Molotof kokteyli attılar. Arkadaşım Hasan Meriç öldü. Ben dahil 9 kişi ağır yaralandı. Ambulansa bindirildim. Hastanede ufak bir pansuman alakasız. Kolum kırıktı sallanıyordu bir sargı bezi bağladılar ve beni kelepçelediler. İşkence gibiydi... Kanlı pantolonumu hala saklıyorum. Oradan da Eskişehir’e gönderdiler.”
“2004’te çıkarılan uyum yasası ile tahliye oldum. Hiçbir şeyden haberim yoktu. Gardiyan geldi “çantanı hazırla” deyince kandırıyorlar sandım. Ailemle görüşmek istedim. Babam tahliye olduğumu söyledi. Annem ağlıyordu, o hep bugünün hasretiyle yaşamıştı “Oğlumun tahliyesine kapı açan Tayyip Erdoğan’a hayatımın sonuna kadar dua edeceğim” diyordu. Bir anda kendimi dışarıda buldum.”

