Çobanlar, yarışma alanında sürünün önünden ıslık çalıp suya atlayarak "elci" koyununun da kendisini takip etmesini sağlamaya çalıştı. Koyununun nehre girmesi için seyircilerinde desteğini alan çobanlar karşı kıyıya ulaşmak için ter döktü.
10:48, 27/08/2018, PazartesiG: Güncelleme: 11:17, 27/08/2018, Pazartesi
845 yıllık geleneği sürdürüyorlar: Sudan koyun geçiren çobana ödül!
Denizli'nin Çal ilçesinde, UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan 845 yıllık geçmişe sahip 51 çobanın katılımıyla başlayan 'Sudan Koyun Geçirme Yarışması' sona erdi.
Aşağıseyit Mahallesi Köprübaşı mevkisinde Büyük Menderes Nehri kenarında gün doğumunda başlayan yarışmada çobanlar, koyun sürülerini yürüterek "Yörük göçü"nü canlandırdı.
Çivril, Çal ve Baklan ilçelerinden 51 çoban, "elci" adı verilen baş koyunlarla katıldıkları etkinlikte sürülerini nehirden geçirmek için birbirleriyle kıyasıya yarıştı.
Bazı çobanlar, suya atlayarak karşıya geçen koyunlarının boynuna sarılarak öptü.
Yarışmada yaşı küçük çobanların koyunlarını sudan geçirme çabası büyük beğeni topladı. Sudan Koyun Geçirme Yarışması'nın birincisi Hasan Salık, ikincisi Aşağıseyit Muhtarı Cengiz Ökdem ve üçüncülüğü Sadık Koçan kazandı.
Yarışmada dereceye giren çobanlara 25'er torba yem ile av tüfeği hediye edildi.
Renkli görüntülere sahne olan yarışmada bazı çobanlar koyunlarının üzerine ay yıldız figürü boyadı.
Sudan Koyun Geçirme Yarışması
Sudan Koyun Geçirme Yarışması
Sudan Koyun Geçirme Yarışması
Çal Belediye Başkanı Fethi Akcan yaptığı açıklamada 8 asırdır yapılan geleneği yaşattıkları için mutlu olduklarını belirterek "Bu yıl İç Anadolu'dan geniş katılım var. Bu geleneğimizin tüm dünyaya yayılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Biz burada hayvan sevgimizi herkese göstermek istiyoruz." dedi.
Yarışmanının 11 yaşındaki çobanı Batuhan Çelik ise babasından gördüğü bu geleneği devam ettirmek için sudan koyun geçirmeye geldiğini söyledi.
Yarışmaya esin verdiğine inanılan Yörük efsanesine göre, Karakoyunlu aşiretinden bir çoban, Çal yöresine yerleşerek Oğuz beylerinden biri için çalışmaya başlar. Çoban ile beyin kızı birbirlerine aşık olur. Yörede çok sevilen çoban, beyden kızını ister. Ancak kızını vermek istemeyen bey, çobana gerçekleştirilmesinin imkansız olduğunu düşündüğü bir görev verir.
Bey, çobana kızıyla evlenebilmesi için 'Koyunlara 3 gün boyunca tuz yedireceksin ve Büyük Menderes Nehri'nden su içirmeden karşıya geçireceksin' der. Bu şartı kabul eden çoban, denildiği gibi koyunları su içirmeden karşıya geçirir.
Çobanın istenileni başarmasına karşın bey, yine de kızını kendisine vermez. Kızının aşkından hastalanıp ölmesi üzerine bey tarafından kovulan çoban, ömrünü kaval çalarak dağlarda geçirir. Yöre halkı, bu aşktan etkilenerek her yıl sudan koyun geçirme yarışması düzenliyor.
Hayvana sevgisini ortaya koyan yarışma, çobanlık konusunda dünyadaki ender organizasyonlar arasında gösteriliyor.
