Bir kimyasal bulaşma anında burayı bir su deposunu boşaltma gibi şansımız olmadığı için 100 yıl beklememiz gerekiyor. Antalya'yı terk etmemiz gerekir. Çünkü çevrede irili ufaklı birçok sanayi tesisi var, kimyasal işlem yapan tesisler, hayvansal ve tarımsal işlem yapan tesisler var" diye konuştu.
11:12, 05/09/2020, CumartesiG: Güncelleme: 11:25, 05/09/2020, Cumartesi

Antalya'daki Kırkgöz Gölü'nde büyük tehlike: Korunmazsa vatandaşlar şehri terk edebilir

Türkiye'nin en büyük doğal mağarası Karain'de 500 bin yıl önce yaşayanların su ihtiyacını karşılayan, bugün de Antalya'nın en önemli su kaynaklarının başında gelen Kırkgöz Gölü, insanlık tarihinin kullanılan en eski su kaynaklarından biri olarak biliniyor. Ancak son dönemlerde bu kaynak büyük tehdit altında. Jeofizik Mühendisi Atakan Yüklü, kentin en önemli su kaynağı Kırkgöz Gölü'nün sanayileşme, tarımsal ilaçlar ve kaçak sondajların tehdidi altında olduğunu söyledi. Yüklü, "Kırkgöz Gölü, elimizdeki en büyük su deposu. Suyu kirletirsek Antalya'yı terk etmek durumundayız. Başka alternatifimiz kalmadı" dedi.

Kırkgöz Gölü gerek doğal güzelliği gerek içinden geçtiği Döşemealtı ilçesinin tarımına hayat vermesi bakımından büyük önem arz ediyor. Antalya Kepez Elektrik Santrali'nde enerji üretiminin can damarı konumunda yer alan göl, ayrıca önemli bir su kaynağı olması yönüyle de dikkati çekiyor.
 Kırkgöz Gölü gerek doğal güzelliği gerek içinden geçtiği Döşemealtı ilçesinin tarımına hayat vermesi bakımından büyük önem arz ediyor. Antalya Kepez Elektrik Santrali'nde enerji üretiminin can damarı konumunda yer alan göl, ayrıca önemli bir su kaynağı olması yönüyle de dikkati çekiyor.
Ancak Kırkgöz Gölü, sanayileşme, tarımsal ilaçlar ve kaçak sondajların tehdidi altında. Göl, hem su seviyesinde azalma, hem de kirlilik tehdidi yaşıyor. Önceki yıllarda nilüferlerin görsel şölen oluşturduğu gölün yüzeyi, şimdilerde poşet, şişeler, su bidonları, bardak gibi çöp yığınları ile kaplanmış durumda. Antalya'nın su deposu olarak bilinen Kırkgöz Gölü'nün su seviyesinde de geçen yıllara göre kaçak sondajlardan kaynaklı azalma olduğu görüldü.
Ancak Kırkgöz Gölü, sanayileşme, tarımsal ilaçlar ve kaçak sondajların tehdidi altında. Göl, hem su seviyesinde azalma, hem de kirlilik tehdidi yaşıyor. Önceki yıllarda nilüferlerin görsel şölen oluşturduğu gölün yüzeyi, şimdilerde poşet, şişeler, su bidonları, bardak gibi çöp yığınları ile kaplanmış durumda. Antalya'nın su deposu olarak bilinen Kırkgöz Gölü'nün su seviyesinde de geçen yıllara göre kaçak sondajlardan kaynaklı azalma olduğu görüldü.
Jeofizik Mühendisi Atakan Yüklü, dünyada yokluğu halinde yaşamın son bulacağı maddenin telefon ya da tablet değil, su olduğunu söyledi. Atakan Yüklü, "Bizim yaş grubumuzdakiler çok iyi bilir, coğrafyayı elektronik şartlar altında değil, kuşe kağıdına basılı atlaslardan öğrenirdik. Çocuklarımızla birlikte en yakın su birikintisine, göle, akarsuya gittiğimiz zaman onların yerinde olmadığını kuruduğunu, birçoğunun da küçüldüğünü ufaldığını görüyoruz" dedi.
Jeofizik Mühendisi Atakan Yüklü, dünyada yokluğu halinde yaşamın son bulacağı maddenin telefon ya da tablet değil, su olduğunu söyledi. Atakan Yüklü, "Bizim yaş grubumuzdakiler çok iyi bilir, coğrafyayı elektronik şartlar altında değil, kuşe kağıdına basılı atlaslardan öğrenirdik. Çocuklarımızla birlikte en yakın su birikintisine, göle, akarsuya gittiğimiz zaman onların yerinde olmadığını kuruduğunu, birçoğunun da küçüldüğünü ufaldığını görüyoruz" dedi.
Pandemi döneminde kendilerini karşılayan en büyük tehlikenin vahşice su tüketimi olduğunu söyleyen Atakan Yüklü, "'Bunun faturasını ben ödüyorum nasıl olsa, kimse karışamaz' deme lüksümüz yok. Çünkü bize bu hizmeti sağlayan idare, kurum bu suyu herhangi bir yerden satın alıp vermiyor. Bunu bize doğa veriyor. Kırkgözler kaynağının sadece Türkiye için değil, uluslararası önemi olması gerekiyor.
Pandemi döneminde kendilerini karşılayan en büyük tehlikenin vahşice su tüketimi olduğunu söyleyen Atakan Yüklü, "'Bunun faturasını ben ödüyorum nasıl olsa, kimse karışamaz' deme lüksümüz yok. Çünkü bize bu hizmeti sağlayan idare, kurum bu suyu herhangi bir yerden satın alıp vermiyor. Bunu bize doğa veriyor. Kırkgözler kaynağının sadece Türkiye için değil, uluslararası önemi olması gerekiyor.
Hemen yakınında Karain Mağarası var. Arkeoloji biliminin söylediğine göre Karain Mağarası'ndaki yaşam 500 bin yıl öncesine tarihleniyor. 500 bin yıl öncesinden bu zamana kadar insanlar bu tatlı su kaynağını kullanıyor" diye konuştu.
Hemen yakınında Karain Mağarası var. Arkeoloji biliminin söylediğine göre Karain Mağarası'ndaki yaşam 500 bin yıl öncesine tarihleniyor. 500 bin yıl öncesinden bu zamana kadar insanlar bu tatlı su kaynağını kullanıyor" diye konuştu.
Kaynağın korunması gerektiğinin altını çizen Atakan Yüklü, "Çevresini elbette çöp atıklarından korumamız gerekiyor, fazla yaklaşmamamız gerekiyor. Çöplerimizi yakınına veya içine atmamamız gerekiyor. Bu havzanın 70-80 kilometrelik bir alanı var. Bu kadar büyük alan demek Korkuteli'ndeki, Bucak'taki eriyen kar tanesinin bu havzanın yer altı suyuna karışması demek. Bu havzadaki yer altı suyunun da 100 yıl mertebesinde kaldığı söyleniyor. O zaman şunu söyleyebiliriz.
Kaynağın korunması gerektiğinin altını çizen Atakan Yüklü, "Çevresini elbette çöp atıklarından korumamız gerekiyor, fazla yaklaşmamamız gerekiyor. Çöplerimizi yakınına veya içine atmamamız gerekiyor. Bu havzanın 70-80 kilometrelik bir alanı var. Bu kadar büyük alan demek Korkuteli'ndeki, Bucak'taki eriyen kar tanesinin bu havzanın yer altı suyuna karışması demek. Bu havzadaki yer altı suyunun da 100 yıl mertebesinde kaldığı söyleniyor. O zaman şunu söyleyebiliriz.
Havzanın sınırlarının belirlenmesinin çok kolay olduğunu dile getiren Yüklü, “Yapılacak etütlerle, arazi ölçümleriyle havzanın sınırları net olarak belirlenir ve bu havzadaki sosyal hayat buraya uygun şekilde yaşanabilir ve denetlenebilir. Burada kimyasal bulaşma anında önüne geçme şansımız yok. Bunun sonucunda Antalya çok büyük risk altına girecek. Mevsimsel olarak da sera gazlarının etkisi, küresel ısınmadan da kaynaklı ciddi bir kuraklık gösteriyor. Bilim adamları 10 yıl sonra suyla ilgili ciddi sorunlar yaşayacağımızı söylüyor. 25 yıl önceki tahminlerin şu an daha hızlı ilerlediğini görüyoruz" dedi.
Havzanın sınırlarının belirlenmesinin çok kolay olduğunu dile getiren Yüklü, “Yapılacak etütlerle, arazi ölçümleriyle havzanın sınırları net olarak belirlenir ve bu havzadaki sosyal hayat buraya uygun şekilde yaşanabilir ve denetlenebilir. Burada kimyasal bulaşma anında önüne geçme şansımız yok. Bunun sonucunda Antalya çok büyük risk altına girecek. Mevsimsel olarak da sera gazlarının etkisi, küresel ısınmadan da kaynaklı ciddi bir kuraklık gösteriyor. Bilim adamları 10 yıl sonra suyla ilgili ciddi sorunlar yaşayacağımızı söylüyor. 25 yıl önceki tahminlerin şu an daha hızlı ilerlediğini görüyoruz" dedi.
Kırkgöz Gölü'nün su seviyesinin 25 yıl öncesinden daha düşük olduğuna dikkati çeken Yüklü, tatlı su kaynağının Antalya için vazgeçilmez bir kaynak olduğunu ifade etti. Atakan Yüklü, “Su kaynağını korumamız gerekiyor. Bunu korumak için de öncelikle yer altı havzasını korumamız gerekiyor. Kaçak sondajlara izin vermemeliyiz. Sondaj açılmadan önce etütlerin yapılması lazım.
Kırkgöz Gölü'nün su seviyesinin 25 yıl öncesinden daha düşük olduğuna dikkati çeken Yüklü, tatlı su kaynağının Antalya için vazgeçilmez bir kaynak olduğunu ifade etti. Atakan Yüklü, “Su kaynağını korumamız gerekiyor. Bunu korumak için de öncelikle yer altı havzasını korumamız gerekiyor. Kaçak sondajlara izin vermemeliyiz. Sondaj açılmadan önce etütlerin yapılması lazım.
Suyun da azaldığını, kirlenme riski yaşandığını görüyoruz. Kırkgözler kaynağını kaybedersek Antalya'da yaşanacak durumda kalınmayacak. Antalya'yı terk etmek zorunda kalacağız. En temiz su kaynağı Antalya'da Kırkgözler. Burayı bilimsel olarak yer altı modellemesini yaparak yerüstü faaliyetleri ona göre denetlememiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.
 Suyun da azaldığını, kirlenme riski yaşandığını görüyoruz. Kırkgözler kaynağını kaybedersek Antalya'da yaşanacak durumda kalınmayacak. Antalya'yı terk etmek zorunda kalacağız. En temiz su kaynağı Antalya'da Kırkgözler. Burayı bilimsel olarak yer altı modellemesini yaparak yerüstü faaliyetleri ona göre denetlememiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026