Kuraklık sonrası ani yağış ve sel riski

10:24, 19/01/2023, Perşembe
DHA
Kuraklık sonrası ani yağış ve sel riski
Küresel iklim değişikliğinin etkileriyle Karadeniz Bölgesi'nde son aylarda azalan yağışlar, kuraklık tehlikesini de beraberinde getirdi. Türkiye'de en fazla yağış alan bölge olarak bilinen Karadeniz Bölgesi'ndeki kuraklık, bilimsel verilere de yansıdı.

Karadeniz Bölgesi'nde, küresel ısınma ve iklim değişikliği etkilerine bağlı olarak kuraklık yaşanıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün güncel kuraklık haritalarına göre, Karadeniz'de şiddetli yüksek oranlara varan kuraklık yaşandığı belirlendi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, "İklim değişikliğinin etkisini kuraklık olarak yaşıyoruz. Kuraklığın bedelini yarın aşırı yağışlarla ödeyebiliriz" dedi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2022 yılı alansal kümülatif yağış raporuna bakıldığında, bölgedeki yağışlarda mevsim normallerine göre yüzde 25, 2021 yılı sonbahar mevsimi yağışlarına göre yüzde 17 azalma gerçekleşti.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2022 yılı alansal kümülatif yağış raporuna bakıldığında, bölgedeki yağışlarda mevsim normallerine göre yüzde 25, 2021 yılı sonbahar mevsimi yağışlarına göre yüzde 17 azalma gerçekleşti.

Standart yağış indeksi metoduyla hazırlanan 3,6,9,12 ve 24 aylık tablolara göre, 2022 yılı Mart ve Kasım ayları arasında Trabzon ve yakın çevresinde çok şiddetli ve şiddetli kuraklık, 2021 ve 2020 yılları Aralık ayından 2022 yılı Kasım ayına kadar şiddetli ve orta şiddetli kuraklık yaşandı.

Standart yağış indeksi metoduyla hazırlanan 3,6,9,12 ve 24 aylık tablolara göre, 2022 yılı Mart ve Kasım ayları arasında Trabzon ve yakın çevresinde çok şiddetli ve şiddetli kuraklık, 2021 ve 2020 yılları Aralık ayından 2022 yılı Kasım ayına kadar şiddetli ve orta şiddetli kuraklık yaşandı.

Kuraklığın iklim değişikliğinin en önemli göstergesi olduğunu belirten uzmanlar, gelecekte yaşanması beklenen ani yağışların da heyelan ve taşkın olaylarını artmasına neden olabileceğine işaret etti.

Kuraklığın iklim değişikliğinin en önemli göstergesi olduğunu belirten uzmanlar, gelecekte yaşanması beklenen ani yağışların da heyelan ve taşkın olaylarını artmasına neden olabileceğine işaret etti.

'YARI YARIYA AZ YAĞIŞ ALIYOR'

Doğu Karadeniz'de iklim değişikliğinin, kuraklık ve yağış düzensizliği olarak görüldüğünü söyleyen KTÜ Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, "Bilim insanı olarak verileri inceliyor, vatandaş olarak da yaşıyoruz. Özellikle Doğu Karadeniz ve Trabzon çevresinde kuraklık yaşanıyor. Yağış düşmüyor. Küresel iklim değişikliğinin en önemli etkilerinden biri de kuraklık. Şaşırtıcı olan ise kuraklığın çöl iklimi olan yerlerde artması beklenirken, bizim bölgemizde görülmesi. Trabzon, çevresindeki illere göre yarı yarıya daha az yağış alıyor. Trabzon, Türkiye'nin yağış ortalamasının çok az üzerinde. Denize bitişik bir il olduğu için kurak değilmiş gibi düşünülüyor ama Trabzon, kuraklığı gerçek anlamda yaşayan illerden biri ve son yıllarda iklim değişikliğinin etkisiyle arttı" diye konuştu. 

'YARI YARIYA AZ YAĞIŞ ALIYOR'Doğu Karadeniz'de iklim değişikliğinin, kuraklık ve yağış düzensizliği olarak görüldüğünü söyleyen KTÜ Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, "Bilim insanı olarak verileri inceliyor, vatandaş olarak da yaşıyoruz. Özellikle Doğu Karadeniz ve Trabzon çevresinde kuraklık yaşanıyor. Yağış düşmüyor. Küresel iklim değişikliğinin en önemli etkilerinden biri de kuraklık. Şaşırtıcı olan ise kuraklığın çöl iklimi olan yerlerde artması beklenirken, bizim bölgemizde görülmesi. Trabzon, çevresindeki illere göre yarı yarıya daha az yağış alıyor. Trabzon, Türkiye'nin yağış ortalamasının çok az üzerinde. Denize bitişik bir il olduğu için kurak değilmiş gibi düşünülüyor ama Trabzon, kuraklığı gerçek anlamda yaşayan illerden biri ve son yıllarda iklim değişikliğinin etkisiyle arttı" diye konuştu. 

'ANİ YAĞIŞLAR ARTTIKÇA AFET OLASILIĞI ARTIYOR'

Prof. Dr. Ersoy, çalışmaları değerlendirerek, "Bilimsel çalışmalar, bu bölgede yağışın yüzde 20 azalacağını ancak ani yağışların da bir o kadar artacağını söylüyor. Kuraklık sadece su kıtlığı anlamına gelmiyor. Özellikle heyelan ve taşkınları muhtemelen artıracaktır. Ani yağışlar arttıkça bu tür afetleri yaşama olasılığımız da artıyor. Kuraklığın 2 yönlü durumu var. 10 yıl önce de böyle bir durum yaşamıştık, sonra yağış miktarı arttı. Bunun etkileri uzun sürede ortaya çıkacak. Belki bizi etkilemeyecek ama bizden sonraki kuşağı etkileyecek süreçleri yaşamaya başladık. Bu da ilk göstergesi" dedi. 

'ANİ YAĞIŞLAR ARTTIKÇA AFET OLASILIĞI ARTIYOR'Prof. Dr. Ersoy, çalışmaları değerlendirerek, "Bilimsel çalışmalar, bu bölgede yağışın yüzde 20 azalacağını ancak ani yağışların da bir o kadar artacağını söylüyor. Kuraklık sadece su kıtlığı anlamına gelmiyor. Özellikle heyelan ve taşkınları muhtemelen artıracaktır. Ani yağışlar arttıkça bu tür afetleri yaşama olasılığımız da artıyor. Kuraklığın 2 yönlü durumu var. 10 yıl önce de böyle bir durum yaşamıştık, sonra yağış miktarı arttı. Bunun etkileri uzun sürede ortaya çıkacak. Belki bizi etkilemeyecek ama bizden sonraki kuşağı etkileyecek süreçleri yaşamaya başladık. Bu da ilk göstergesi" dedi. 

'KURAKLIĞIN BEDELİNİ AŞIRI YAĞIŞLARLA ÖDEYEBİLİRİZ'

Bölge genelindeki heyelanların kuraklıkla azalmasının beklenmediğini de söyleyen Ersoy, "Bölgemizde kısa vadede kuraklık başladı gibi gözüküyor. Yağışın azalması, heyelan veya taşkın olaylarını azaltacak anlamına gelmez. Belki birkaç dakikalık olaylar olarak karşımıza çıkar ama bir yerin heyelan potansiyeli oluşturacak duruma gelmesi, binlerce yıllık jeolojik süreyi barındırır. Siz sadece topuğuna dokunduğunuz anda heyelana dönüştürür. Dünyadaki en hızlı taşkın kurak bir bölgede gelişti. Biz sanki iklim değişikliğinin etkisini kuraklık olarak yaşıyoruz ama iklim değişikliği düzensiz bir iklim getiriyor. Bugün yaşadığımız kuraklığın bedelini, yarın aşırı yağışlarla ödeyebiliriz" diye konuştu. 

'KURAKLIĞIN BEDELİNİ AŞIRI YAĞIŞLARLA ÖDEYEBİLİRİZ'Bölge genelindeki heyelanların kuraklıkla azalmasının beklenmediğini de söyleyen Ersoy, "Bölgemizde kısa vadede kuraklık başladı gibi gözüküyor. Yağışın azalması, heyelan veya taşkın olaylarını azaltacak anlamına gelmez. Belki birkaç dakikalık olaylar olarak karşımıza çıkar ama bir yerin heyelan potansiyeli oluşturacak duruma gelmesi, binlerce yıllık jeolojik süreyi barındırır. Siz sadece topuğuna dokunduğunuz anda heyelana dönüştürür. Dünyadaki en hızlı taşkın kurak bir bölgede gelişti. Biz sanki iklim değişikliğinin etkisini kuraklık olarak yaşıyoruz ama iklim değişikliği düzensiz bir iklim getiriyor. Bugün yaşadığımız kuraklığın bedelini, yarın aşırı yağışlarla ödeyebiliriz" diye konuştu. 

Prof. Dr. Ersoy, insanların heyelanlı ve riskli bölgelerde yaşamaya devam ettiği sürece felaketlerin kaçınılmaz olduğunu belirterek, "Bu devirden umut yok, bir sonraki devri bilemiyorum. Bizden sonraki ikinci devri kurtarmaya odaklanacağız. Günümüzü kurtaramayız, bu problemleri yaşayacağız. Şu anda ilimizde bile afete maruz bölgede yaşam devam ediyor. Doğu Karadeniz’e bakınca birçok afete maruz bölgede yaşam devam ediyor. İnsanları nasıl alacaksınız? Örneğin; Maçka'ya gelmeden önce yamaçlardaki bazı bölgeler, afete maruz bölge ama yaşam devam ediyor. Keza Dereli'de, Doğankent'te yaşanan taşkınlarda birçok bölge afete maruz bölgeydi zaten. Orada insanın yaşamaması lazım ama polisle insanları oradan ayıramazsınız. Kendisi oradan ayrılacak. Bunu sağlamadığımız sürece bunu yaşayacağız" dedi. 

Prof. Dr. Ersoy, insanların heyelanlı ve riskli bölgelerde yaşamaya devam ettiği sürece felaketlerin kaçınılmaz olduğunu belirterek, "Bu devirden umut yok, bir sonraki devri bilemiyorum. Bizden sonraki ikinci devri kurtarmaya odaklanacağız. Günümüzü kurtaramayız, bu problemleri yaşayacağız. Şu anda ilimizde bile afete maruz bölgede yaşam devam ediyor. Doğu Karadeniz’e bakınca birçok afete maruz bölgede yaşam devam ediyor. İnsanları nasıl alacaksınız? Örneğin; Maçka'ya gelmeden önce yamaçlardaki bazı bölgeler, afete maruz bölge ama yaşam devam ediyor. Keza Dereli'de, Doğankent'te yaşanan taşkınlarda birçok bölge afete maruz bölgeydi zaten. Orada insanın yaşamaması lazım ama polisle insanları oradan ayıramazsınız. Kendisi oradan ayrılacak. Bunu sağlamadığımız sürece bunu yaşayacağız" dedi. 
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026