İmparatorunuza söyleyin, şimdiki Osmanlı Padişahı öncekilere benzemez. Bizim gücümüzün ulaştığı yerlere, sizin imparatorunuzun hayalleri bile ulaşamaz... Fatih Sultan Mehmet
10:59, 09/12/2015, ÇarşambaG: Güncelleme: 16:35, 09/12/2015, Çarşamba

Osmanlı Padişahlarından muhteşem anekdotlar

Osmanlı Padişahlarının adalet, inanç, ahlak ve korkusuzluklarını öne çıkaran alıntılar ve fermanlar.

Fatih Sultan Mehmet'in Bosna Fransiskanları’nın özgürlüğü ile ilgili fermanı: Ben, Sultan II. Mehmet Han, bundan böyle bütün Dünya'ya ilân ediyorum ki, Bosna Fransiskanları bu ferman ile benim korumam altındadır. Ve emrediyorum ki: Kimse bu insanlara veya kiliselerine zarar vermeyecek! Devletimde barış içinde yaşayacaklar. Göçmen haline gelmiş bu insanlar, güvende ve özgür olacaklar. Devletim sınırları içerisinde olan manastırlarına geri dönebilirler. Devletimden hiçbir önemli kimse, vezirler, kâtipler veya hizmetkârlar onların izzetlerini kıracak ya da onlara zarar verecek bir şey yapmayacaklar! Kimse onlara hakaret etmeyecek, tehlikeye atmayacak ya da kendilerine veya mallarına veya kiliselerine saldırmayacak! Ayrıca, bu insanların kendi memleketlerinden getirdikleri şeyler ve kimseler de aynı haklara sahiptir... Bu fermanı buyurarak, gökleri ve yeri yaratan Allah’ın ve onun Resûlünün ve ondan önceki peygamberlerin adına kılıcım üzerine yemin ederim ki; hiçbir vatandaşım bu fermanın aksine hareket etmeyecek!
Fatih Sultan Mehmet'in Bosna Fransiskanları’nın özgürlüğü ile ilgili fermanı:  Ben, Sultan II. Mehmet Han,  bundan böyle bütün Dünya'ya ilân ediyorum ki,  Bosna Fransiskanları bu ferman ile benim korumam altındadır. Ve emrediyorum ki: Kimse bu insanlara veya kiliselerine zarar vermeyecek!  Devletimde barış içinde yaşayacaklar. Göçmen haline gelmiş bu insanlar, güvende ve özgür olacaklar. Devletim sınırları içerisinde olan manastırlarına geri dönebilirler.  Devletimden hiçbir önemli kimse, vezirler, kâtipler veya hizmetkârlar onların izzetlerini kıracak ya da onlara zarar verecek bir şey yapmayacaklar! Kimse onlara hakaret etmeyecek, tehlikeye atmayacak ya da kendilerine veya mallarına veya kiliselerine saldırmayacak!  Ayrıca, bu insanların kendi memleketlerinden getirdikleri şeyler ve kimseler de aynı haklara sahiptir...  Bu fermanı buyurarak, gökleri ve yeri yaratan Allah’ın ve onun Resûlünün ve ondan önceki peygamberlerin adına kılıcım üzerine yemin ederim ki; hiçbir vatandaşım bu fermanın aksine hareket etmeyecek!
Fatih Sultan Mehmet'in Babası'na Mektubu; Sultan Mehmet 12 yaşına geldiğinde babası Sultan Murat oğluna tahtı bırakıp Manisa'ya inzivaya çekilir. Bu haber üzerine Hristiyanlar Osmanlı tahtında bir çocuk olduğu için Haçlı ordusu toplayıp Osmanlının üzerine saldırmaya karar verir. Bu olayı haber alan Sultan Mehmet babasını çağırır fakat babası artık padişah sensin diye gelmez. Bunun üzerine Sultan Mehmet babasına şu tarihi mesajı yollar: Baba, eğer Padişah siz iseniz geliniz ve ordunun başına geçiniz, yok eğer padişah ben isem size emrediyorum gelip ordunun başına geçiniz.
Fatih Sultan Mehmet'in Babası'na Mektubu;  Sultan Mehmet 12 yaşına geldiğinde babası Sultan Murat oğluna tahtı bırakıp Manisa'ya inzivaya çekilir. Bu haber üzerine Hristiyanlar Osmanlı tahtında bir çocuk olduğu için Haçlı ordusu toplayıp Osmanlının üzerine saldırmaya karar verir. Bu olayı haber alan Sultan Mehmet babasını çağırır fakat babası artık padişah sensin diye gelmez. Bunun üzerine Sultan Mehmet babasına şu tarihi mesajı yollar:  Baba, eğer Padişah siz iseniz geliniz ve ordunun başına geçiniz, yok eğer padişah ben isem size emrediyorum gelip ordunun başına geçiniz.
Fatih Sultan Mehmet'in hükümdarlığı zamanında bir müslüman zekat verecek bir fakir bulamamış ve parayı bir keseye koyarak ağaca asmıştır.Kesenin üzerine de şunu yazmıştır: Müslüman kardeşim aradım ama zekat verebileceğim bir fakir müslüman bulamadım eğer ihtiyaç sahibiysen bu parayı düşünmeden al. Ve o kese o ağaçta 3 ay boyunca kalmıştır. Ta ki gerçek ihtiyaç sahibi gelip de onu alana kadar.
Fatih Sultan Mehmet'in hükümdarlığı zamanında bir müslüman zekat verecek bir fakir bulamamış ve parayı bir keseye koyarak ağaca asmıştır.Kesenin üzerine de şunu yazmıştır:   Müslüman kardeşim aradım ama zekat verebileceğim bir fakir müslüman bulamadım eğer ihtiyaç sahibiysen bu parayı düşünmeden al.  Ve o kese o ağaçta 3 ay boyunca kalmıştır. Ta ki gerçek ihtiyaç sahibi gelip de onu alana kadar.
Kanuni, Cerbe zaferinden dönen Piyale Paşa kumandasındaki donanmanın muhteşem alayını Yalı Köşkünden seyrederken, yanındaki Avusturya sefirine şöyle demiştir: “İnsan bütün bu muzafferiyetlerin Allah’ın inayetiyle kazanıldığını düşünmeli de asla gurura kapılmamalı.”
Kanuni, Cerbe zaferinden dönen Piyale Paşa kumandasındaki donanmanın muhteşem alayını Yalı Köşkünden seyrederken, yanındaki Avusturya sefirine şöyle demiştir: “İnsan bütün bu muzafferiyetlerin Allah’ın inayetiyle kazanıldığını düşünmeli de asla gurura kapılmamalı.”
Yavuz Sultan Selim, 1514 yılında Çaldıran Seferi’ne çıktığında düşmanın ortalıkta görünmemesinden ve uzun yolculuktan bezen yeniçeriler, padişaha isyan etmişler ve padişahın çadırına saldıracak hale gelmişlerdi. Memleket meselelerinde çok hassas olan Yavuz, atına binip yeniçerilerin arasına girip. hepsine öfkeyle baktıktan sonra, şu konuşmayı yaptı: “Be hey asker kıyafetli korkaklar! Maiyetimde, yiğitlik ve kahramanlık göstereceğinize böyle mi hareket edersiniz! Askerde itaat emre karşı gelmek midir? Çoluğunu, çocuğunu, karısının kucağını savaş meydanına tercih edenler, geriye dönsünler, onlara izin veriyorum. Ben buraya geri dönmek için gelmedim. Meşakkatlere, zahmetlere göğüs germeden nasıl zafer kazanılır? Asıl hedefimize bu kadar yaklaşmış iken, rezil bir şekilde geri dönmek yiğitliğe, mertliğe yakışır mı? Ölümden korkanlar, geri dönsünler. Bizi isteyip yolumuzda can ve baş fedâ edecek yiğitler ölümden korkmazlar. İçinizde er yoksa ben tek başıma savaşırım.”
Yavuz Sultan Selim, 1514 yılında Çaldıran Seferi’ne çıktığında düşmanın ortalıkta görünmemesinden ve uzun yolculuktan bezen yeniçeriler, padişaha isyan etmişler ve padişahın çadırına saldıracak hale gelmişlerdi. Memleket meselelerinde çok hassas olan Yavuz, atına binip yeniçerilerin arasına girip. hepsine öfkeyle baktıktan sonra, şu konuşmayı yaptı:  “Be hey asker kıyafetli korkaklar! Maiyetimde, yiğitlik ve kahramanlık göstereceğinize böyle mi hareket edersiniz! Askerde itaat emre karşı gelmek midir? Çoluğunu, çocuğunu, karısının kucağını savaş meydanına tercih edenler, geriye dönsünler, onlara izin veriyorum. Ben buraya geri dönmek için gelmedim. Meşakkatlere, zahmetlere göğüs germeden nasıl zafer kazanılır?  Asıl hedefimize bu kadar yaklaşmış iken, rezil bir şekilde geri dönmek yiğitliğe, mertliğe yakışır mı? Ölümden korkanlar, geri dönsünler. Bizi isteyip yolumuzda can ve baş fedâ edecek yiğitler ölümden korkmazlar. İçinizde er yoksa ben tek başıma savaşırım.”
Kanuni Sultan Süleyman döneminde Sivas vilayetinin bütçesi 20 milyon altınken Fransa'nın bütçesi 4 milyon altın, İngiltere'nin ise 3,5 milyon altındı.
Kanuni Sultan Süleyman döneminde Sivas vilayetinin bütçesi 20 milyon altınken Fransa'nın bütçesi 4 milyon altın, İngiltere'nin ise 3,5 milyon altındı.
Sultan 2. Abdülhamid Han'ın başkatibi Esad Bey anlatıyor: ''Bir gece yarısı, çok mühim bir evrakın imzası için Sultanın kapısını çaldım. Fakat açılmadı. Bir müddet bekledikten sonra tekrar çaldım, yine açılmadı. Acaba Sultan'a bir Emr-i Hak(ölüm) mı vaki oldu? diye endişelendim. Biraz sonra tekrar çaldım, açıldı. Sultan, elinde havlu ile yüzünü kuruluyordu. Tebessüm ederek, ''Evlad, bu vakitte çok mühim bir iş için geldiğinizi anladım. Daha kapıyı ilk vuruşunuzda uyandım, Abdest aldım. Onun için geciktim. Kusura bakma. Ben bu kadar zamandır bu milletin hiç bir evrakına abdestsiz imza atmadım. Getir imzalayalım '' dedi. Besmele çekerek imzaladı...
Sultan 2. Abdülhamid Han'ın başkatibi Esad Bey anlatıyor:  ''Bir gece yarısı, çok mühim bir evrakın imzası için Sultanın kapısını çaldım. Fakat açılmadı. Bir müddet bekledikten sonra tekrar çaldım, yine açılmadı. Acaba Sultan'a bir Emr-i Hak(ölüm) mı vaki oldu? diye endişelendim. Biraz sonra tekrar çaldım, açıldı. Sultan, elinde havlu ile yüzünü kuruluyordu. Tebessüm ederek, ''Evlad, bu vakitte çok mühim bir iş için geldiğinizi anladım. Daha kapıyı ilk vuruşunuzda uyandım, Abdest aldım. Onun için geciktim. Kusura bakma.  Ben bu kadar zamandır bu milletin hiç bir evrakına abdestsiz imza atmadım. Getir imzalayalım '' dedi. Besmele çekerek imzaladı...
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026