
Milli SİHA üssü, BAYKAR Genel Müdürü Haluk Bayraktar'ın katılımıyla kapılarını ilk kez 'Güvenli Bölge'ye açtı. Türkiye'nin milli savunma hamlelerini ve stratejisini anlatan Haluk Bayraktar, "Eğitilmiş çaresizliği kırıyoruz" dedi. "Yurt dışındaki teknolojik gelişmeleri ben yapamam" bakışının kırıldığını vurgulayan Bayraktar, giriştikleri milli teknoloji hamlesini, "AR-GE'sinden tasarımına, yazılımına kadar onu tasarlayıp ona hakim olmanız, stratejik alanlarda bağımsızlığınızı kazanmanız ve alt yapısını kurmanızdır" ifadeleriyle anlattı.
Milli SİHA üssü, kapılarını ilk kez 'Güvenli Bölge'ye açtı.
BAYKAR Genel Müdürü Haluk Bayraktar, Yeni Şafak, TVNET ve GZT ortak canlı yayınında, Güvenlik Uzmanı Mete Yarar ve TVNET Yayın Müdürü İsmail Halis'in sorularını yanıtladı.
"15 yıl önce hayaldi"
"7-8 kişilik ekiple başladık"
Arkamızda gördüğünüz uçak için 2007 yılında ilk teklif verirken teminat mektubu isteniyordu. Bu sonuçta bir süreç. Ülkede bir anda koca sistem değişmiyor, adım adım öğrene öğrene birçok şeyi ilk kez yaşadık. Teknik şartnamelerden tutun da her şeyi öğrendik. Ama devletin Savunma Sanayii Başkanlığı’nın ortaya koyduğu irade çok önemliydi.
Osmanlı fethettiği topraklarda Yeniçeri devşirirken kendi emeğiyle yetiştiriyordu. ABD şu anda hazıra konuyor. Babam bu yönde 'biz bir şey yapmalıyız' dedi. O vesileyle bu işlerle ne yaparız diyerek stajyer öğrencilerle ekip kurduk. Öncesinde hava harp okuluna gittik ve bu alanda ne yapabiliriz diye konuştuk. O şekilde ilk kez TSK ile kontak kurduk.
Kapıları adeta zorlaya zorlaya askeri makamları tek tek ziyaret ettik. TAI, ASELSAN neresi varsa hepsini ziyaret ettik. 'Biz bu alanda bilgi birikim sahibiyiz gelin İnsansız hava araçlarını birlikte üretelim' dedik. Bu alan geleceğin hava kuvvetleri, muharip insansız araçları olacak. Ülke olarak geleceğe yönelik planlama yapacaksak en temel güç unsuru insansız hava araçları olacak.
Türkiye’nin 2000’li yıllardan sonra uyguladığı milli özgün üretim modeli kritik öneme sahip. Ülke için çok önemli. Biz İHA, SİHA ürettik anlatırken bunun askeri teknolojik bir alan değil çok çok daha ötesinde anlamı var. Biz önümüzdeki duvarları kırıyoruz.
Eğitilmiş çaresizliği kırıyoruz. Çok basit bir ifadeyle yurt dışındaki teknolojik gelişmeleri ben yapamam bakışını kırdık. En iyisini başkaları yapar, biz alıp kullanırız bakış açısını değiştirdik.
Sıfırdan başlayarak adım adım başlayan sanayicilerimizi durdurup yurt dışından alıp onlara bu ürünleri satarak onu öne çıkarırsak buna montajcı yapı da denir bunun yıllarca eksikliğini yaşadık. Devrim otomobilini örnek gösterebiliriz.
Milli teknoloji hamlesi dediğimiz şey, 'AR-GE'sinden tasarımına, yazılımına' kadar onu tasarlayıp ona hakim olmanız, stratejik alanlarda bağımsızlığınızı kazanmanız ve alt yapısını kurmanızdır. Tüm alt yapıları kurmanızdır. Biz tüm bunlara milli teknoloji hamlesi diyoruz.
Milli teknoloji hamlesi bir süreç. Bu alanda bir açık vardı ve bu alan geleceğe yönelik bir teknoloji. Teknoloji çık hızlı ilerliyor. 4. sanayi devriminin içerisinde yaşıyoruz. Çok büyük bir yarış var. Bu yarışta katma değerli yüksek ürünler üreten ülkeler çok hızlı yükseliyor.
Örneğin Facebook’un değeri bir Boeng şirketinden daha fazla. Biz Türkiye olarak 10-20 yıl ilerisine yönelik strateji çizerek yarışabiliriz. Bazı konularda yarışamıyoruz ama 10 yıl sonrasında yarışabiliriz. Onun için gençlerimizi bu alana yönlendireceğiz.
"Bayraktar TB2 Heronlara göre çok daha üstün"
Savunma sanayinde bir cıvata bile kontrollü olduğundan ötürü çok pahalı ürünler. Parasıyla bile alamıyorsunuz.
Türkiye'de savunma sanayisinde 2002 yılında yerlilik oranı yüzde 20 idi şu anda yüzde 65’lerde. Ama bizim bu ürettiğimiz SİHA’ları yüzde 93 yerlilikle tamamladık.
"SİHA'da piston motor kullanılıyor"
"Teknofest'e 750 takım 2 bin yarışmacı katılıyor"
Vakıf aynı zamanda üniversite öğrencilerine burs veriyor. Üniversite öğrencisinden ricamız orta ve lise öğrencilerine ders verin, adeta abilik yaparak proje geliştirin. Bu program çok etkili oldu. Şu anda 10 yerde bu yerler kurulu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımı Türkiye’nin her yerine dene-yap atölyelerini açacak.
Teknofest kapsamında cumhuriyet tarihinde ilk defa roket yarışması yapıyoruz. Bu yarışma sadece ABD ve Türkiye’de yapılıyor. Yarışmaya 157 Türk takımı başvurdu. Savaşan İHA yarışmasına da onlarca takım başvurdu. Teknofest’te 12 yarışma var ve 750 takım 2 bin yarışmacı katılıyor. Öğrencilere lazım olan malzemeleri firmalar karşılıyor.
Yeni Havalimanı’nı seçmemizin nedeni havacılık göstericileri olacak. SoloTürk gösterileri olacak, SİHA’lar orada uçuş yapacak. Oradaki firmalar pazarlama yapmayacak teknoloji deneyimi yaşatılacak.
"Yazılım kritik öneme sahip"
Yazılım o kadar kritik ki artık silahlar mekanizmalar tek başına mekanik bileşenden oluşmuyor. Uçuş kontrol sisteminde milyonlarca kod var. Velev ki bu uçuş kontrol sistemini yurt dışından alsaydınız yazılımı kapalı olacaktı. Oraya bir kod eklenirdi ve şu konumu geçtiğinizde uçuşu durdu denirdi ve kontrol sizde olmazdı.
"Teknofest’e katılım ücretsiz"
Teknofest’e katılım ücretsiz. İstanbul’un 40 farklı noktadan ulaşım olacak. Teknofest sitesinde açıklamalar bulunuyor.









