
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenen Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulunuyor.
Bu ülkede kutuplaştırma deyince kriz fırsatçılığı deyince, felaket tellallığı deyince kimin akla geldiği herkesin malumudur.
Özellikle yerel yönetim düzeyinde patlak veren skandallar, Türkiye'nin son yerel seçimlerde ne kadar isabetli tercih yaptığını ortaya koyuyor.
Milletimiz iktidarımıza ve ittifakımıza güvenerek birilerinin yanlış anladığı Anadolu irfanının ne demek olduğunu sandıkta bir kez daha göstermiştir.
Kritik virajda yapılan bu tercihin önemi bölgemizde yaşanan olaylarla gayet iyi anlaşılıyor.
Bizi çekmek istedikleri sanal tartışmalara girmeyecek; vaktimizi eser ve hizmet üretmek için kullanacağız.
Dünyamız ikinci cihan harbinen bu yana belki de en kaotik en belirsiz günlerini yaşıyor.
Mevcut sorunlar derinleşerek büyürken bunlara her gün yenileri ekleniyor.
Daha çarpık bir düzene doğru hızla sürükleniyoruz.
Rusya-Ukrayna savaşı önümüzdeki ay beşinci yılına girecek.
Barışı sağlayacak bir yol haritası henüz oluşmadı.
Komşumuz İran İsrail saldırılarından sonra toplumsal huzurunu hedef alan yeni bir sınamayla karşı karşıya.
Sokaklar üzerinden yazılmak istenen senaryoyu hepimiz takip ediyoruz.
İranlı kardeşlerimizin tuzaklarla dolu bu dönemi inşallah geride bırakacaklarına inanıyoruz.
Türkiye olarak bu konuda en başından itibaren ilkeli bir tutum izledik.
Her türlü sorunun çözüm adresi müzakere masasıdır.
Buradan ilgili tarafları diplomasiye davet ediyor tansiyonu daha da düşürme konusunda bize düşen ne varsa yapmaya hazır olduğumuzun bilinmesini istiyorum.
Suriye'deki her gelişmeyle çok yakından ilgileniyoruz.
Komşumuz Suriye'nin 8 Aralık'la kavuştuğu özgürlük ortamının barışa tahlil edilmesi için yoğun çaba harcıyoruz.
Suriye, Suriyelilerindir.
Suriye, Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri, Dürzi demeden herkesindir. Tüm kesimleriyle kardeş Suriye halkınındır.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile telefonda görüştük.
Kendisini operasyon ve ateşkesle ilgili tebrik ettim.
Suriye'yi dün olduğu gibi yarın da destekleyeceğiz.
Anlaşmanın hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Devlet içinde devlet kurma peşinde koşan bir avuç taşeron dışında Suriye halkının dünkü anlaşmadan büyük sevinç duyduğu anlaşılıyor.
İpe un sermenin, ayak diremenin ve çeşitli bahanelerin arkasına saklanarak zamana oynamanın kimseye faydası olmaz.
Bölgemizde terörün devri tamamen kapanmıştır.
Ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının gerekleri süratle yerine getirilmeli, hiç kimse bir daha yanlış hesap yapmamalıdır.
Bugüne kadar attığımız her adımda ilkelerimizi kuşandık, tüm coğrafyamıza sadece gönül diliyle hitap ettik.
Irkçılık ve kavmiyetçilik bizim kadim kültürümüzün, bizim medeniyetimizin, inancımızın reddettiği bir hastalıktır.
Bunların hiç biri bizim kitabımızda yoktur.
Tarih boyunca kurduğumuz medeniyetlerin tamamı ırkçılığı reddetmiştir.
Biz de bugün Türk-Kürt-Arap ittifakı derken işte bu anlayışla hareket ediyoruz.
Türkiye hiçbir mezhebin, hiçbir etnik kimliğin karşısında değildir.
Arap'ın kanı Kürt'e; Kürt'ün kanı Türkmen'e haram değil midir?
Şii, Sünni, Alevi bizim kanımız, canımız değil mi?
Kardeşlik hukukunda meselelerimizi çözmek varken bu hırs ve ihtiras niye?
Türkiye Cumhuriyeti dimdik ayaktayken neden başka dostlar, ortaklar aranıyor?
Niçin elinde Müslüman kanı olanlardan medet umuluyor?
Biz bu coğrafyanın 1000 yıllık sakinleri ve sahipleriyiz.
Bizim Türk, Kürt, Arap olarak birbirimizden başka dostumuz, yoldaşımız, dar günümüzde kapısını çalacağımız sığınağımız yok.
Tarih boyunca ne zaman bir araya geldik, ne zaman kucaklaştık işte o zaman refahımız arttı, büyük medeniyetler inşa ettik.
Atlas yavrumuzu katleden canilerin yargıda gereken dersi almasını istiyoruz.
Bu konuyla ilgili olarak da üzerimize düşen görev neyse bunu sonuna kadar yerine getirmenin ahdi ve kararlılığı içerisinde olduğumuzu da söylemek istiyorum.
Minguizzi olayı neyse Atlas olayı da odur.
O pırlanta gibi, o kadar güzelimsi yavru nasıl acımasızca katledilir.
Bunun hesabını sormak görevimizdir.
Önümüze kurulan tuzaklara düşmeyecek, provokasyonlara prim vermeyeceğiz.
Önce ülkemizi ardından bölgemizi terörün kanlı pençesinden ebediyen kurtaracağız.
Ayrıntılar geliyor...






